Prof. Dr. Beyhan Asma

Tüm Yazıları

BÖLGESEL SAVAŞ KÜRESEL SAVAŞI MI GETİRİR

Ortadoğu`da gerilimin başladığı Ekim ayından bu yana başta Batı olmak üzere tüm ilgili tarafları bir an önce ateşkes sağlanması için uyaran, sürecin devam etmesi durumunda çatışmanın yayılacağı kaygısını dile getiren Türkiye, İran-İsrail arasında yaşanan karşılıklı saldırıların Türk Dış diplomasisini haklı çıkarmıştır. Türkiye`nin İran ve İsrail`i karşı karşıya getiren bunalım süresince izlediği politikanın iki temel boyutu var. Bu kapsamda verdiği en önemli uyarı, İsrail-Hamas savaşının “bölgesel savaşa dönme” tehlikesinin çok da uzak olmadığı olmuştur.

Türkiye olarak İsrail`in Gazze`de sürdürdüğü savaşın yayılma ve tırmanma riski barındırdığına dair uyarılarımızı uzun süredir tüm muhataplarımıza hatırlatmaktayız. İsrail`in, İsrail`in gerçekleştirdiği uluslararası hukuka aykırı saldırılar, zalimlikler, kaygılarımızı haklı çıkarmıştır. İran`ın bu saldırıya yaptığı misilleme ve takip eden gelişmeler, olayların hızlı biçimde bölgesel bir savaşa dönüşebileceğini bir kez daha göstermiştir. Dışişleri Bakanı sayın Fidan, geçen aylarda yaptığı açıklamalarda, insanlığın Gazze`de bir yol ayrımına geldiğini, buradan “ya daha büyük bir savaş ya da büyük bir barış çıkacağını,” vurgulamış, Türkiye`nin tercihinin barış olduğunu kayda geçirmişti.

Sayın Fidan`a göre Türkiye, krizin başından bu yana üç temel hedefe odaklanıyor: Mümkünse savaşın hiç çıkmaması, çıktıysa durdurulması; çatışmanın daha geniş bir alana yayılmasının önlenmesi; Türkiye`nin bu tablonun dışında tutulması. Bakan Fidan, birinci önceliklerinin “savaşın durması” olduğunu tekrar ederek, savaşın başka ülkelere sıçramasının ve bölgede kalıcı düşmanlıklar üretmesinin uzun yıllar sürecek bir istikrarsızlık yaratabileceğini ifade etti. Bu tür krizlerin, toplumlar ve kültürler arasında derin husumetler doğurabildiğini belirten Fidan, savaş bitse bile geride kalan siyasi ve sosyal tahribatın “on yıllarca” toparlanamayabileceğini söyledi.Bu noktada mesele yalnızca dış politika değil; enerji fiyatından turizm planına, piyasadaki belirsizlikten hane bütçesine kadar uzayan bir zincir var. Antalya ve Alanya gibi turizm ağırlıklı şehirlerde de bölgedeki gerilimin yakından izlendiği biliniyor. Tabiki bu değişen pozisyonların arabulucuların işini zorlaştırdığını ancak “umudu kaybetmeden” çalışmayı sürdürebilmek gerekir. Bölgenin adım adım İsrail`in kurguladığı bir senaryonun içine çekilmektedir.

7 Ekim sonrası İsrail`in önce dile getirip sonra sessizleştiği bazı hedeflerin zamanla fiili adımlara dönüşerek, İran`a yönelik savaşla birlikte bölgede İsrail`in “yayılmacılığı” üzerinden kalıcı bir fitne zemini oluşmaktadır.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile