
Prof. Dr. Beyhan Asma
DİJİTAL OKUR-YAZARLIK
Dijital ve teknoloji okuryazarlığına yönelik tanımlamaların tarihsel süreç içerisindeki değişimini karşılaştırmak, dijital ve teknoloji okuryazarı bireyler için tanımlanan özellikleri benzerlikler ve farklılıklar açısından incelemek ve bu okuryazarlıkların kapsamları bağlamında benzerliklerini ve farklılıklarını ortaya koymak olarak anlaşılır. Yaşadığımız bilgi çağı içerisinde teknoloji sürekli ve geri dönülmez bir değişim ve dönüşüm içerisindedir. Özellikle dijital teknolojilerin günlük hayatımızdaki kullanımının büyük bir hız kazanması ve hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olması ile birlikte öğrenme, zaman geçirme, iletişim kurma ve çalışma yöntemlerimize kadar birçok alanda büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Teknolojinin bu hızlı değişimi ve dönüşümü neticesinde bireylerin kazanması gereken beceriler de geçtiğimiz yüzyıla kıyasla büyük bir değişmiş ve ilerlemiştir. Bunun en önemli göstergesi olarak ta artık dijital okuryazarlığın kazanılmadan toplum yaşamına katılabilmenin ve 21. yüzyılda yaşamak için gerekli olan bilgi ve beceriyi elde etmenin mümkün olamayacağı ve benzer şekilde günümüz dijital çağında, öğrencilerin yaşamak, öğrenmek ve başarılı bir şekilde çalışabilmeleri için teknoloji okuryazarı olmaları gereksinimi gösterilebilir. Dijital kaynakları okuma, analiz etme, derleme, geliştirme ve dijital kaynaklarla yazabilme, üretebilme becerisidir. Dijital kaynaklara sahip olmak, onları kullanabilmek okuryazar olmak için yeterli değildir. Dijital okur yazar olabilmek için bilgiyi kullanma, anlama ve üretebilme becerilerine sahip olmak gerekir. Kişiler için dijital okuryazarlık, internetin sağladığı bilgi ve fırsatları güvenli bir şekilde keşfetmelerini sağlar. Aynı zamanda, sosyal ağlar ve çevrimiçi oyunlar gibi ortamlarda etkili ve güvenli iletişim kurabilmeleri için gerekli becerileri kazandırması açısından faydalıdır. Son on yılda dijital teknolojiler ve dijital medya, yaşları ne olursa olsun birçok insanın hayatını merkezi haline gelmiştir. Cep telefonları hem gençler hem de yetişkinler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. YouTube gibi web siteleri, ilgi alanları hakkında bilgi arayan birçok kişi için ilk uğrak noktası olmuştur. Televizyon dizileri, filmler ve müzikler bilgisayarlarda depolanmakta ve E-posta, dünyanın her yerinden insanlar arasında anında iletişime olanak sağlamaktadır. Çevrimiçi alışveriş ve bankacılığın yanı sıra devlet hizmetleri de giderek daha fazla internet tabanlı hale gelmiştir. Hem çevrimiçi hem de çevrimdışı oyun özelliği, birçok insanın hayatında belirgin bir şekilde yer almaktadır. Dijital yerliler olarak tanımlanan gençlerin doğar doğmaz sanal ortam ile uyum içerisinde oldukları düşünülmekte ve onların bu bağları doğal karşılanmaktadır. Ancak bu durum günümüz gençleri ile ilgili var olan potansiyel bir sorunu gizlemektedir. Gençler internet teknolojilerini kullanmayı ne kadar benimsemiş olsalar da ve teknolojiyi kullanma becerileri yetişkinlere göre daha hızlı gelişmiş olsa da uygun bir rehberlik olmadan bilgi iletişim teknolojilerinin amatör kullanıcıları olarak kalmaya devam etmektedirler. Bu durum tam anlamıyla dijital okuryazar olmayan, ancak siber uzaya derinlemesine dalmış genç bir neslin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yüzden, gençlerin teknolojiyi kullanmak için ihtiyaç duyulan tüm bilgi, beceri ve anlayışa otomatik olarak sahip olduklarını varsaymak doğru değildir. Gençlerin dijital kültürde uygun bir şekilde gelişme göstermeleri için doğru bir şekilde desteklenmeleri gerekmektedir.
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.