
Prof. Dr. Beyhan Asma
FİLİSTİN HALKI VE İNSANİ DEĞERLER
Zaman ne kadar hızlı geçerse geçsin, içinde bulunduğumuz çağı “Bilgi Çağı”, “Bilgi Toplumu”, “Enformasyon Çağı”, “İletişim Çağı” ve daha birçok adla isimlendirirsek isimlendirelim, bazı kavramlar değerini hiç kaybetmez. Bunlar sağlam bir medeniyetin inşası için gerekli olan insanî değerlerdir. Birey ve bireyin ihtiyaçlarını her şeyden önde tutan, kendi mutluluğu için her şeyi mubah gören, ben merkezli yaşamlar sürmeye başladık. Bu yaşam tarzı bizi birbirimizden uzaklaştırmaya başladı. Toplum olarak birlikteliğimizin devam etmesi için birbirimize kenetlenmemiz gerekir. Biliyoruz ki bireydeki değişim toplumdaki değişimi beraberinde getirir. Bu bilinçle kültürel mirasın aktarımını sağlamak için bizi biz yapan, diğer toplumlardan ayıran ve aynı zamanda üstün kılan değerlerimize insan olarak da toplum olarak da elbirliğiyle sahip çıkmamız gerekir. Bugünki yazımda arkadaşlık-dostluk, cömertlik-paylaşma, dayanışma-yardımlaşma, diğerkâmlık, dürüstlük, gönüllülük, güvenilirlik, hayvan sevgisi ve hayvan haklarına saygı, kanâat, komşuluk, kütüphane kültürü, merhamet-şefkat, misafirperverlik, nezaket, sabır, saygı, tasarruf, temizlik, tevâzu ve vefâ olmak üzere yirmi farklı değerden bahsediyorum. Dünyada örnekleri görüldüğü üzere; Yıllardır masum insanlar katledildi, rehin alındı, sivil yerleşim yerleri bombalandı. Savaş, terör saldırıları, sivillerin hedef alındığı çatışmalar, yerinden edilme, alıkonulma ve işkence gibi trajik insani olaylar yaşandı.Bilinmelidir ki savaşın ve terörün olduğu yerde, insanların barış içinde onurlu yaşam hakkı olmadan sağlıktan ve ruhsal sağlıktan bahsedilemez. Egemen güçlerin Ortadoğu halkları üzerine çıkarcı ve değerden yoksun müdahaleleri geçmişte Irak`ta yüzbinlerce insanın ölümüne neden olduğu gibi bugün de aynı güçlerce sınırları ve halkları hedef alan saldırıları meşrulaştıracak koşullar yaratılmakta, savaşı tüm bölge ülkelerine yayacak savlar dillendirilmektedir. Filistin yerleşim yerleri yanında Lübnan, Suriye, İran savaş bölgeleri olarak tanımlanmaktadır. Filistin Halkının özgürlük mücadelesi, Birleşmiş Milletler kararlılarına rağmen verilmeyen hakları, yaşadıkları coğrafyada mülteci konumuna gelmeleri yaşadığımız yüz yılın en karanlık noktalarından biridir. Hiçbir sav Filistin Halkının onurlu mücadelesini değersizleştiremeyeceği gibi hiçbir ulvi değer de masum insanlara yönelik saldırıları ve kime karşı olursa olsun insanlık dışı muameleleri haklı göstermez. Bu açıdan İsrail`de sivil insanlara yönelik saldırıları kabul etmiyoruz.Bu saldırıları ve sivillerin rehin alınmasını kabul etmediğimiz gibi Gazze`de binlerce insanı yok sayan ve katleden zihniyeti, Gazze`nin ablukaya alınmasını, temel yaşam ihtiyaçlarının kısıtlanarak ve insanlar yerlerinden edilerek yıkıcı bir kuşatma ve imha hareketine dönüşmesini, Filistin Halkının ve haklarının yok sayılmasını, Ortadoğu`nun egemen güçlerce bir savaşa sürüklenmesini de asla kabul etmiyoruz.
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.