
Prof. Dr. Beyhan Asma
İRAN SAVAŞI VE TÜRKİYE
ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı hava saldırıları ve İran'ın Körfez'deki ABD üsleri ile İsrail'e yönelik misilleme saldırıları Ortadoğu'yu yangın yerine çevirdi.Pek çok uzmana göre, ABD ve İsrail saldırılarında doğrudan İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve diğer üst düzey İranlı yetkilileri hedef alması operasyonun bir ``rejim değişikliği`` savaşına dönüştüğünü gösteriyor.Bölgede yaşanan savaş Türkiye için de riskler barındırıyor.Ankara saldırıların başlamasının ardından diplomasi odaklı bir tutum takip etti. Hem İran'ın egemenlik ihlalini hem de Tahran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kabul edilemez bulduğunu açıkladı. Türkiye aynı zamanda tarafları ateşkese çağırarak arabuluculuk teklif etti.Peki aylardır İran'a yönelik bir saldırıya karşı olduğunu açıklayan Türkiye, yaşanan gelişmelerden nasıl etkilenir? Ortadoğu'daki savaşın Türkiye için riskleri neler? Türkiye'yi etkileyecek iki temel unsur ekonomik açıdan petrol fiyatları ve turizm gelirleri; güvenlik açısından ise göç ihtimali. Türkiye'nin İran'daki son sürece dair temel tutumu en başından beri ``istikrarın korunması`` olarak öne çıkıyor. ABD ve İsrail saldırıları ile başlayan bu sürecin uzun sürebileceğini düşünüyorum, diğer yandan daha geniş çaplı bir bölgesel savaş riskini ise düşük görüyor, kara harekâtı senaryolarına ise ihtimal vermiyorum. Şu an için İran'dan Türkiye'ye önemli bir göç dalgası başlamış değil ama gelişmelerin seyri bu durumu değiştirebilir. İran'ı tanıyan uzmanlara göre yaklaşık 2 milyon Afgan mülteci iç savaş ya da istikrarsızlık durumunda yönünü Türkiye'ye çevirmek isteyebilir. İran, ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından Ortadoğu ve Körfez'de ABD üsleri dahil belirlediği hedefleri füzelerle ve insansız hava araçlarıyla vuruyor. Bu ülkeler arasında İsrail'in yanı sıra Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Ürdün bulunuyor. İran'dan Türkiye'de Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ve Malatya'daki Kürecik Radar İstasyonu'na yönelen bir tehdit ise bulunmuyor. İncirlik ve Kürecik'e ilişkin risk tartışmalarına dair ise, İran'ın Türkiye'yi hedef almasının gerçekçi olmadığını düşünüyorum ve kesinlikle ekliyorum: ``İran'ın saldırdığı ülkelerin hiçbiri NATO ülkesi değil. Kıbrıs, NATO üyesi olsaydı buna da cüret edemezdi”. İran karşısına Türkiye`yi almak istemez!
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.