Prof. Dr. Beyhan Asma

Tüm Yazıları

KLASİK METİN İNCELEMELERİNDE İNSAN DÜŞMANLARI

İnsan türüne , insan davranışına veya insan doğasına karşı genel bir nefret , hoşnutsuzluk veya güvensizliktir . Bir misantrop veya misantropist, bu tür görüş veya duygulara sahip kişidir. Mizantropi, insanlığın kusurlarına dayanan insanlığa karşı olumsuz bir değerlendirme tutumunu içerir. 'İnsanın En Büyük Düşmanı Nefsidir” aslında. İnsan düşmanlığı ne demektir? Genel anlamda baktığımızda düşmanlık bir insana karşı duyulan öfke ve nefretin birleşmesiyle insanın, öfke ve nefret duyduğu kişiye beslediği bir tür kötü duygudur. Sezgilerimiz bizlere “düşmanlarımızın” bizden farklı olduğunu, kötü özellikleri bulunduğunu, genellikle bize karşı kötülükler yaptıklarını söyler.Düşmanlarımıza karşı dikkatli olmamız gerektiğini öğrenir ve çocuklarımıza da bunu öğretiriz. Çünkü düşmanlarımız kötüdür. Peki bu düşman ve yabancı imgesi nereden gelmektedir? Nietzche ve Dostoyevsky benzer ifadelerle düşmanın olmadığı yerde, bir düşmanın yaratılması gerektiğini söylemiştir eserlerinde. Gerçekten bir “düşman ihtiyacı”ndan bahsedilebilir mi? Düşman bizimle birlikte yaşayan bir olgu mudur, bizimle beraber doğan bir olgu mudur, veya hayatın sonraki aşamalarında bize öğretilen bir olgu mudur?

Düşmanlığın en zarar verici yönü eğer dikkat edilirse, en kazançlısı haline gelebilir. Düşmanın, senin bütün eylemlerini dikkatle izleyecek şekilde ayarlar kendini hep; en küçük bir zayıf noktanı kollar, yaşamının çevresinde pusuda bekler. Gözlerini senden ayırmaz. Bakışları, senin ne yapacağını elinden geldiğince keşfetmek, kararlarını eşeleyip bulmak için dostunun, yardımcının, yakınlık kuracağın herkesin üzerindedir.

Hasım, özellikle hatalara dikkat eder, onların izini sürer. Nasıl akbabalar, çürüyen leşlerin kokusuyla iştahı kabarır ama bu kuşlar sapasağlam bedenlerin kokusunu duymazlar ise tıpkı bunun gibi, yaşamımızın hastalıklı, bozuk, kirli yönleri de düşmanımızı çeker. Mademki düşmanlar merakla eylemlerimizi izliyor, mutlaka kendi kendimize göz kulak olmamız gerekir. Ve bu dikkatlilik yavaş yavaş bir erdem alışkanlığına dönüşür.

Rekabet, ahlaksal bir çabadır aynı zamanda. Afedersiniz nasıl ahmaklar dostluklarını bozar, oysa sağduyu sahibi olanlar düşmanlıkları bile kazanca çevirmeyi bilir. İşte insan düşmanından nasıl yarar sağların cevabıdır bu yazdıklarım. Düşmanların hasetliğini bizim ihmalkarlığımızı dengeler. Üstelik ahlak bakımından tam bir olgunluğa erişerek düşmanı kedere boğar. Düşmana karşı kendimi nasıl savunacağım? sorusuna gelince insanın kendini erdemli kılarak. Konuşmalarında hakkaniyet, sağduyu, nezaket, dürüstlük, davranış ve hareketlerinde doğruluk ve edep göstererek tabiki...
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile