
Prof. Dr. Beyhan Asma
TRAFİK MAGANDALARI VE KAZALAR
Bir toplumu hiç tanımıyorsak ve o toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel ortak değerlerini ve davranış kalıplarını anlamak/tanımak istiyorsak; bence en iyisi o ülkenin şehirlerinde yürüyerek dolaşmak ve trafikteki insan davranışlarını gözlemek olabilir.Bireysel insan tutum ve davranışları sağlıklı/sağlıksız olabilir. Ancak bir toplumda yaşamak durumunda olan her bir insan ferdi, o toplumu etkilediği gibi, o toplumdan da doğrudan etkileniyor.
O yüzden de eğer toplumsal davranış kalıpları ve normları eğer sağlıksız ise, ister istemez o insan ferdi de uyum sağlamak/zarar görmek durumunda kalabiliyor. Yani, o olumsuz davranış kalıplarını içselleştirebiliyor. İçselleştirmek isteme de, doğrudan ve dolaylı olarak onlardan etkileniyor. Yirmiden fazla ülkede araba kullanmış biri olarak söyleyebilirim ki, her toplumun araba kullanma/trafik dinamikleri ve kollektif insan davranışları belirgin farklar gösteriyor.
Özellikle şehir içlerindeki çok şeritli yollarda yakın takip ve araçla taciz çok yaygın. Makas atarak ilerleyen çok sayıda araba var. Araç kullanırken telefonla konuşmak ve hatta mesaj yazmak, sigara içmek –yasak olmasına rağmen- normal sayılıyor sanırım. Yaya geçitlerinde yavaşlamak/durmak gibi bir alışkanlıktan eser yok. Bisiklet ve motorsikletler trafikte bir eleman olarak görülmüyor sanki. Bölünmüş/duble yollar ve otobanlarda çok sayıda ‘orta şeritçi` var. Sağ şerit boş olsa da, ısrarla aynı şeritte yoluna devam eden.
Kavşak ve dönüşlerde sinyal yakma oranı yarıdan az. Işıklı kavşaklarda dönerken en boştaki sağ şeridi kullanması gerektiğini bilen de pek yok gibi. Kırmızı ışıkta bekleyenlere, sarı yanar yanmaz korna çalınması gerektiğini düşünen de, korna çalınmasını duymadan ilerlememe alışkanlığı edinmiş olan da hâlâ çok fazla. Minibüsler/dolmuşlar yolcu ararken, ördek avına gitmiş avcı gibi sürekli klakson yapmayı ve tüm mahallenin tüylerini diken diken etmeyi çok seviyorlar.
Trafikte sol şeritte giden hemen her sürücü selektör taciziyle karşı karşıya kalıyor. Hız limitine uyan sürücüler kural tanımayan diğer trafik magandaları tarafından taciz ediliyor. Seyir halindeyken peş peşe yapılan selektör, sürücünün dikkatini dağıtıyor ve zaman zaman kazaya bile neden oluyor. Uzmanlar, trafik kurallarını hiçe sayan kişilerin trafiğe çıkmaması gerektiğini belirterek caydırıcı ağır cezaların verilmesini söylüyor.Yine araştırmalara göre: Günümüz şartları daha hızlı, çabuk karar vermemizi gerektirebiliyor.
Sürekli bir yere yetişme, bir işi hızlı bir şekilde tamamla kaygısı içerinde olduğumuzu hemen hemen çoğumuz hissediyor olabilir. Bazı kişilerde ise bu tarz dürtüsel ve toplum normlarına aykırı davranış paternlerini daha sık görebiliyoruz. Bu durum dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğunun ve antisosyal kişilik örüntüsünün bir yansıması da olabilir.
Bu tahammülsüzlük, sabırsızlık çocukluk çağından itibaren başlamışsa dikkat eksikliği, yerinde duramama, akademik başarıda sorunlar eşlik ediyorsa bu durumda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu düşünülebilir. Kişinin çevresine karşı saldırgan davranışları, kurallara uymayan davranış paterni, suç işleme potansiyeli var ise bu da anti sosyal kişilik örüntüsünü düşündürebilir diye günümüzde medyada yazılar okuyoruz.
Hemen her gün gün akşam haberlerinde “trafikte kavga” ve “park etme yeri tartışması” nedeniyle çok sayıda insan yaralanıyor ya da cinayete kurban gidiyor. Trafik ortamı, toplumsal yaşam ortamlarımızdan biri ve insan sağlık ve güvenliğini tehdit edebiliyor.Tüm bu nedenlerle herkesi trafik kurallarını yeniden bir gözden geçirmeye ve uygulamaya davet etmek istiyorum.
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.