Prof. Dr. Beyhan Asma

Tüm Yazıları

TÜRKİYE VE KAFKASYA

Türkiye ve Kafkasya, yüzlerce yıllık tarihi, coğrafi ve kültürel bağlarla birbirine kenetlenmiştir. Kafkasya, Türkiye'yi Orta Asya ve ötesine bağlayan stratejik bir köprü konumundayken, Türkiye'de bölgeyle güçlü bağları olan çok büyük bir Kafkas diasporası bulunmaktadır. 1800'lü yıllardan, özellikle de 1864 Kafkas Sürgünü'nden itibaren Osmanlı topraklarına çok büyük bir Kafkas göçü yaşanmıştır. Günümüzde Türkiye'de Kafkas kökenli milyonlarca vatandaş yaşamaktadır. Bölgedeki başlıca etnik gruplar şunlardır:Çerkezler: Türkiye'nin birçok bölgesine yayılmış en büyük Kafkas topluluğudur.Gürcüler: Artvin başta olmak üzere Doğu Karadeniz'de yoğundurlar.

Karaçay-Malkar ve Nogay Türkleri: Kafkasya'daki Türk boyları da Türkiye'deki yerleşim yerlerinde (örneğin Konya ve Eskişehir) varlıklarını sürdürürler.Çeçenler ve Osetler: Kahramanmaraş, Mardin, Sivas, Kars ve Yozgat gibi illerde yaşarlar. Türkiye, bölgedeki devletlerle barış, istikrar ve işbirliği odaklı bir dış politika izler. Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan arasında Dışişleri Bakanları Zirveleri gibi üçlü mekanizmalarla bölgesel bütünleşme ve güvenlik sağlanması hedeflenir.

Bölgenin çok kültürlü demografik yapısı, bu ilişkilerde kültürel bir köprü görevi görür. Kafkasya, Karadeniz ile Hazar Denizi arasında yer alan, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişim noktasındaki dağlık bölgedir. Kafkas Dağları ile ikiye ayrılan bölge, siyasi ve coğrafi olarak Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Kafkasya Türkleri; Kafkasya coğrafyasında yaşayan, tarihsel süreç içerisinde bölgeye yerleşmiş veya Kafkasya'nın yerli halklarıyla kaynaşmış Türk boylarıdır. Başlıcaları Kumuk, Karaçay, Balkar, Nogay, Azerbaycan ve Ahıska Türkleridir. Kendi dillerini, kültürlerini ve geleneklerini günümüze kadar korumayı başarmışlardır. Kafkasya Müslümanlıkla Hıristiyanlığın hâkim olduğu bir bölgedir.

Türk kökenli halkların tamamına yakını, Gürcüler`den Batum civarında yaşayan Acaralılar ve Kuzeydoğu, Kuzeybatı Kafkasya`daki pek çok halk müslümandır. VII. yüzyılın ortalarında yayılmaya başlayan İslâmiyet daha çok Hazar denizi sahilindeki topraklarda taraftar bulmuştur. Rusya`nın bölgeyi işgali İslâm`ın yayılmasını olumsuz yönde etkilemekle birlikte Sovyetler Birliği döneminde merkezlerden uzak yerlerde dinî hassasiyet muhafaza edilmiştir. Ermeniler`le Gürcüler`in yanı sıra Ruslar, Ukraynalılar ve diğer bazı gruplar hıristiyandır. Etnik zenginliğe benzer bir dil çeşitliliğinin bulunduğu Kafkasya`da otuz yedi dilin varlığı tesbit edilmiştir.

İslâm coğrafyacıları buraya Cebelülelsine (Diller Dağı) adını vermişler ve buradaki 300`e yakın dilden bahsetmişlerdir. Kafkasya`da yaşayan halklar üç büyük dil ailesi etrafında toplanır: Kafkas (İber-Kafkas), Hint-Avrupa ve Altay. Kafkas dilleri ailesi Kartuel, Abhaz-Adige ve Dağıstan dilleri ailesinden ibarettir. Hint-Avrupa dillerinde konuşan halklar grubuna Ruslar, Ukraynalılar (Krasnodar ve Stauropol vilâyetlerinde), Ermeniler, Osetinler, Kürtler, Tatlar ve yahudiler girmektedir. Altay dilleri ailesinin Türk grubunda Âzerîler, Kumuklar, Karaçaylar, Balkarlar, Nogaylar, Tatarlar ve Kafkas (Derbend) Türkmenleri bulunmaktadır.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile