Prof. Dr. Beyhan Asma

Tüm Yazıları

ZORBALIĞIN TARİHİ

“Şiddet” kelimesi, dilimize Arapça'dan gelmiş olup “yeğinlik”, “sertlik” gibi manalar içermekle beraber “zarar vermek”, ” fiziksel güç” ve “aşırılık” anlamlarına da haizdir. Diğer taraftan çocuk üzerinde baskı ve üstünlük kurmayı amaçlayan, tehdit, dayatma, kontrol içeren, psikolojik, cinsel, ekonomik, fiziksel zararla sonuçlanan, çocukların insan haklarını ihlal eden her türlü eylemin de adıdır. İnsanların güç getiremedikleri ya da tıkandıkları noktalarda şiddete başvurması insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. Bu bağlamda çocuklar da bu şiddet teröründen paylarını fazlasıyla almıştır. Çocukluk tarihine bakıldığında, yüzyıllar boyunca değişen sosyo- kültürel yapı ile birlikte çocukluk algısında da değişimler görülmüştür. Antik çağda toplumun bir vatandaşı olarak kabul edilen çocuk; ortaçağın ilk günah düşüncesinin etkisiyle değerini kaybetmiş, olumsuz bir imaja bürünmüştür. Ancak sonraki asırlarda, bilimsel çalışmalar sayesinde eskisinden çok farklı, yeni bir çocukluk düşüncesi meydana getirilmiştir. Son dönemde okullardan iş yerlerine, dijital platformlardan sosyal çevrelere kadar her alanda artış gösteren akran zorbalığı, toplumun ruh sağlığını tehdit eden bir 'gizli salgın' haline geldi. Zorbalığın sadece bir davranış bozukluğu değil, derin bir psikolojik süreçtir.

Zorbalık, insanlık tarihi kadar eski bir olgu olsa da günümüzde hem biçimi hem de etkisi açısından önemli bir dönüşüm geçiriyor. İnsan ilişkilerinin olduğu her yerde, güç dengesizliğinin bulunduğu her ortamda zorbalık hep vardı. Ancak bugün zorbalığın hem biçimi hem de etkisi değişmiş durumda. Eskiden okul ya da iş yeriyle sınırlı kalabilen zorbalık, bugün dijital alanlar sayesinde süreklilik kazandı. Kişi bulunduğu ortamdan ayrılsa bile zorbalık sona ermiyor. Hem çocuklar hem yetişkinler, yoğun stres ve rekabet içinde duygularını düzenlemekte zorlanıyor. Bu da güç kurma davranışlarını ister istemez artırıyor. Zorbalık türleri yaşa göre farklılık gösterse de özellikle ergenlik ve yetişkinlik döneminde psikolojik ve ilişkisel zorbalık öne çıkıyor. Alay etme, küçümseme ve dışlama gibi davranışlar en sık karşılaşılan örnekler arasında yer alıyor.

Son yıllarda ise siber zorbalık ciddi bir artış göstermiş durumda. Dijital platformlar üzerinden yapılan saldırılar, zorbalığın etkisini daha kalıcı hale getiriyor. Zorbalık çoğu zaman bir güç göstergesi değil, kırılgan bir benliğin savunma biçimidir” diyen uzmanlar, değersizlik hissi, ihmal, yetersizlik duygusu ve kontrol ihtiyacının bu davranışların temelinde yer aldığını ifade ediyorlar. Bugün dünyamızda çağımızda yaşanan en önemli gelişmelerden biri elektronik iletişim ağı olan internettir. İnternet sayesinde bilgiye hızlı erişim, yeni bilgi üretme, anında başkaları ile paylaşma ve depolama sağlanmaktadır. İnternet teknolojisinin kullanım alanlarının her geçen gün artması beraberinde birtakım olumsuzlukları da getirmektedir.

Bu olumsuzluklardan biri olan ve son yıllarda artmaya başlayan zorbalık bilimsel araştırmaların tercih edilen konusu hâline gelmiştir. Günümüzde de zorbalık davranışlarının farklı şekillerde kendini gösterdiği gözlemlenmektedir. Zorbalığın psikolojik iyi oluş ve duygusal zekâ ile arasında negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiş, zorbalığın psikolojik iyi oluş ve duygusal zekâya olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Yani tarih boyunca zorbalık seviyesinin yüksek olması psikolojik iyi oluş ve duygusal zekâ seviyelerinin düşük olmasına sebep olduğu görülmüştür.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile