Diyarbakır ve Van İdare Mahkemeleri, haklarında hükmün geri bırakılması kararı verilenlerin özel güvenlik görevlisi olamayacağına dair kuralın iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Başvuruda, söz konusu kuralla, kişinin ekonomik hayata katılmasına, çalışma hakkı ve ödevine, maddi ve manevi varlığını geliştirmesine engel olunduğu, çalışma alanlarının daraltıldığı iddia edildi.
Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, ilgili kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığını belirterek, 'Kural, haklarında HAGB kararı verilmiş kişilere herhangi bir ceza uygulanmasını öngörmemekte; yalnızca özel güvenlik görevini yerine getirecek kişilerde bulunması gereken şartlardan birini hükme bağlamaktadır. Nitekim kanun koyucu, anayasal ilkelere bağlı kalmak koşuluyla güvenlik hizmetlerini yerine getirecek kişilerde bulunması gereken şartları belirleme konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu itibarla kanun koyucunun anılan takdir yetkisi kapsamında öngördüğü kuralın masumiyet karinesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır' değerlendirmesinde bulundu.
Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verdi.
AYM’den özel güvenlik görevlilerini ilgilendiren önemli karar
Anayasa Mahkemesi, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilenlerin özel güvenlik görevlisi olamayacağına dair hükmün iptal istemini reddetti.



















