‘‘Aksi halde Avrupa‘da, Amerika;da bunca banka batarken, hatta Amerika‘daki, Avrupa‘daki bankaların Türkiye şubeleri sapasağlam ayakta dururken, kendi evlerinde bankalar batıyorsa, bunlar aynı sahibi, aynı yöneticisi olan bankalar, bizim ihtiyatlı tutumumuz, ihtiyatlı uygulamalarımız ve bankacılıkla ilgili yaptığımız düzenlemeler bankalarımızı bu krizden korumuştur. Bankacılık sektörümüzün bu krizi başarılı şekilde geçmesini sağlamıştır. Bütün dünya kasıp kavrulurken, Türk bankacılık sistemi sapasağlam ayaktadır. Bunun sebebi hükümet olarak yaptığımız düzenlemelerdir, 2004, 2005, 2006;da yaptığımız reformlardır. Bunun unutulmaması, sürekli göz önünde bulundurulması lazım. İstikrar adına en sert tedbirleri almaktan hiçbir zaman kaçınmayız. Zaten bu işe başlarken de bunu açıkça ortaya koyduk."
-"AĞLAYANLARIN, SIZLAYANLARIN OLMASI GAYET DOĞAL"-
Önemli olanın Türkiye Cumhuriyeti‘nin ve vatandaşlarının uzun vadeli istikrarı ve uzun vadede refahı olduğunu vurgulayan Babacan, bunu sağlamak için hiçbir tedbirden kaçınmayacaklarını söyleyerek, şunları ifade etti:
"Atılan bütün bu adımlar çocuklarımızın, torunlarımızın Türkiye‘si içindir. Uygulamalar kararlılıkla devam edecektir. Biz hiçbir lobinin etki alanına girmeden dimdik durarak kararlar veriyoruz ve doğru bildiğimiz yolda da yürümeye aynen devam edeceğiz. Tabii ki ağlayanlar, sızlayanlar olabilir. Gayet doğaldır. Çünkü doğruyu yaptığınızda kısa vadede belki banka bazında hoşnut olunmayan gelişmeler olabilir. Belki karlarından birazcık fedakarlık etmek zorunda kalabilirler, ama ne adına yapıyoruz, Türkiye‘ye yeniden bedeller ödetmemek adına yapıyoruz. 2000-2001 krizini hiç kimse unutmasın. Bu devletin 381 milyar TL borcu bankacılık krizi yüzündendir. O günkü bankaların kötü yönetilmesi yüzündendir ve o günkü devletin, hükümetin bu işi sıkıya almaması yüzündendir."
Babacan: ‘‘Her Genel Müdüre Laf Yetiştiremeyiz‘‘
Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:



















