TBMM‘ye gelerek milletvekili kaydını yaptıran Bakan Ergün, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin Meclis‘te isteyen vekillerin böcek diye tabir edilen dinleme cihazı araması yaptırabileceğini anımsatarak, "Siz böyle bir talepte bulunacak mısınız?" yönündeki sorusuna Ergün, "O isteyen için her zaman yaptırılabilir ama ben öyle bir ihtiyaç hissetmedim şimdiye kadar. Aslında ihtiyaç olsa da olmasa da belli aralıklarda yapılmasında fayda var. Bugün dünyada gerçekten birtakım illegal
yapılanmaların bazı faaliyetler içerisinde bulunması mümkün. Parlamento halka açık bir yer. Herkesin rahatça milletvekillerinin odasına gelebildiği yer. Her ne kadar bazı aramalardan geçiyorsa da bu tür aramalardan geçmiyor insanlar. Talebe bağlı olmadan Meclis Başkanlığı ve güvenlik kuvvetlerinin ve bu konuda çalışma yapan arkadaşların periyodik bir arama yapmaları normal. İsteğe bağlı olmadan da yapılabilir" dedi.
Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun AK Parti‘nin aldığı oy oranını ‘ Stockholm sendromuna‘ benzettiğini anımsatması üzerine Bakan Ergün şunları söyledi:
"AK Parti‘ye verilen oy oranlarının bir sendrom olduğunu zannetmiyorum. Sayın Kılıçdaroğlu‘nun hangi sendrom içinde olduğunu kendisinin hesaplaması lazım. Bunlar seçim yorgunluğu ile söylenmiş sözler. Bence bir an evvele herkesin seçim yorgunluğunu atması ve daha sağlıklı bir düşünce yapısına kavuşması lazım. Bu yorgunlukla seçimler belli ki sağlıklı bir şekilde değerlendirilemiyor. Seçimlerin sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Halkın yüzde 50‘si bu. Halkın yüzde 50‘sine karşı, seçim
zamanında da çok saygısızca ifadeler kullanıldı, konuşuldu. Bunlar demokraside halk iradesine, millet iradesine saygının ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Demokrasinin cümle kapısıdır halkın iradesine saygılı olmak. Millet iradesine saygı olmadan demokrasi olmaz. Ne münasebet bir banka soygunu ile Türkiye‘de bir seçimi mukayese etmek. Bunun milli iradeye saygı ile alakası var mı? Seçim bitti halk iradesi tezahür etti ona göre konuşmak lazım ona göre davranmak lazım."
Bugün bir gazeteye yansıyan ‘Devlete karşı işlenen suçlara af getirebilir‘ sözlerine ilişkin olarak Ergün, "Bunlar tartışılabilir şeyler. Bizim tartışmayacağız şey şudur: Bireye ve topluma karşı işlenmiş suçlardır. Bunun parlamento nezdinde affedilmesi toplumda ciddi sıkıntıya yol açıyor. Bugün hala Rahşan Affı‘nın olumsuz sonuçları tartışılıyor. Devlete karşı işlenmiş suçlar parlamentoda tartışılabilir. Ama bireye ve topluma karşı işlenmiş suçların siyasetin konusu olmasını doğru bulmuyorum" dedi.
Bu konuda herhangi bir hazırlığın olmadığını söyleyen Ergün, açıkladığı düşüncenin sınırını da çizdi. Ergün, "Bir insan düşünce suçu işlemiştir, protesto yapmıştır. Bundan insanlar zarar görmediyse bir takım fiillerden insanlar doğrudan doğruya etkilenmemişse. Devlete, sisteme yönelik eylemler ortaya konulmuşsa, bu eylemlerin ortaya çıkan suçların affı ile tartışma yapılabilir. Ama bunlardan insanlar da zarar görmüşse, doğrudan doğruya kişilerin malına canına zarar verecek sonuçlar doğurursa o suçların
affı bizim açımızdan söz konusu olmaz" diye konuştu.
Bakan Ergün, Milletvekili Kaydını Yaptırdı
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun AK Parti‘nin aldığı yüzde 50 oy oranını ‘Stockholm sendromuna‘ benzetmesine tepki göstererek, "AK Parti‘ye verilen oy oranlarının bir sendrom olduğunu zannetmiyorum. Sayın Kılıçdaroğlu‘nun hangi sendrom içinde olduğunu kendisinin hesaplaması lazım" dedi.



















