Bardağın dolu tarafını kimse görmüyor

Sinema sanatçılarının ardından Radyo Yayıncıları ile bir araya gelen Başbakan Erdoğan, Demokratik Açılım ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Başbakan Erdoğan'ın toplantıda yaptığı konuşma şöyle:

Son derece canlı ve güncel bir web sitemiz bulunuyor, bunun yanında medya ve danışma kurumumuz iç içe diyalog halinde çalışmalarını yürütüyor. Zaman zaman medya ile aramızda sert tartışmaların yaşanmasını esasen ben demokrasinin doğal bir tezahürü olarak görüyorum.

SÖZLERİM ÇARPITILDI

Medyanın nasıl beni eleştirme imkanı var ise benim de bir vatandaş olarak aynı şekilde medyayı eleştirme hakkım vardır. Medya nasıl demokrasi içerisinde görevini yapmaya çalışıyorsa bende demokrasinin bana verdiği eleştiri hakkımı kullanıyorum. Eleştiri hakaret noktasına vardığında meseleyi yargıya intikal ettiriyorum. Türkiye'de medya eleştiri hakkı olduğu kadar eleştirilme hakkı olduğunu da görmek anlamak ve demokratik bir duruş içerisinde olmak zorundadır.

Geçtiğimiz hafta Londra'da Türkiye'de kaçak olarak çalışan Ermeni'lere ilişkin bir açıklamam oldu. ABD ve AB olmak üzere hemen her ülkede kaçak işçi sorunu vardır. ABD'de sınırda kaçak göçmen yakalama timleri vardır. Son derece trajik bir konuşma yaptıktan sonra sınırı geçenler yakalandıktan sonra sınır dışı edilir. Meksikalı kaçak işçiler geri gönderildiği zaman hiçbir basında yer almaz. Fakat benim Londra'daki ifadelerimden kaçak kelimesi çıkarıldı ve uluslararası basında 'Ermeni'leri sınır dışı ederiz' gibi açıklama ortaya çıkartıldı ve kullanıldı.

Benim partimin yönetimlerinde Ermeni vatandaşlarım var. Bunu gerçekleştiren böyle bir iktiranı bu tür bir yaklaşımı sergilemesi mümkün mü ama dert başka! Böyle bir meselede ulusal medyadan destek beklerken aynı yankıyı burada da görmemiz bizi üzdü. Bizim azınlıklarımız konusundaki tavrımız son derece nettir. 6-7 Eylül olaylarının bir yanlış olduğunu dile getiren ilk başbakan olduğumu belirtmek isterim.

Bu ve benzeri gerçeklere rağmen sırf partimi ve hükümetimi zayıflatmak için bu can simidine sarınılmasını manidar buluyorum. Bakınız Gazze için sesimi yükseltmemde aynı şekilde oldu. Söz konusu olan bir partinin bir şahsın değil bir ülkenin çıkarları menfaatleridir. Türkiye'nin demokratikleşmesi hiç şüphesiz belli bir kesimin belli bir zümrenin değil tüm kurum ve kuruluşların hepimizin menfaatinedir. 7,5 Yıl önce konuşulamayan, yazılamayan bir çok hususun özgün bir ortamda konuşulabilmesi Türkiye'nin demokratikleşmesine işarettir.

DEĞİŞİM İLK ETAPTA YERELDE BAŞLAMALI

AK Parti olarak demokrasinin yerelde başladığını her fırsatta vurguluyor değişimin köylerden başlayarak şehirlerimize oradan da Türkiye'ye yayılacağını düşünüyor ve bu şekilde felsefemizi sürdürüyoruz. Radyolarımızın ve radyocularımızın bu süreçte sorumluluklarını hatırlatmak isterim. Sürekli söylüyorum Türkiye'nin sorun alanları var mı var. Peki, bu sorun alanlarına yönelik bir çözümü kim üretecek kimin üretmesi lazım? Sorumluluk mevkiinde olan iktidarın üretmesi lazım. Bu proje bir devlet projesidir. Bunun tek sebebi var milletçe buna sahip olalım. Burada ortak bir akıl oluşturalım. Burada demokrasi var. Türkiye'de bir demokrasi sorunu var mı var. Özgürlükler noktasında her şey halledilmiş vaziyette mi sorun yok mu var. Terör sorunu yok mu var. Etnik unsurların sorunu yok mu var. Derseniz Kürt sorunu sadece buraya bağlarsanız orada ben bir Başbakan olarak diyorum ki benim sadece Kürt kökenli vatandaşımın sorunu yok. Tüm etnik vatandaşlarımızın sorunu var. Benim Kürt kökenli vatandaşlarımın sesi çok çıktığı için zannediliyor ki Türkiye'de sadece Kürt kökenli vatandaşlarımın sorunu var.

Roman vatandaşlarımız tabii ki Kürt vatandaşlarımız kadar değil. Şimdi zaman zaman Güneydoğu ve Doğu'ylu dolaştınız mı evet orayı da dolaştık. Peki, sen Roman vatandaşların yaşadığı yerleri dolaştınız mı? Onların çocuklarının hastanelerde, okullarda nasıl taciz edildiği konusunu biliyor musun? İşte bunlar tek tek bize gelmeye başladı. Dedik ki bunlar bizim sorunumuz. Onlar bütün bu sorunlarına rağmen haykırmadılar. Ama onların şen şakrak halini görenler dediler ki bunların sorunu yok. Dedik ki biz sizi artık böyle göçebe hayatı yaşayan olarak görmek istemiyoruz dedik. Sorunlarınızı çözecek adımlar atacağız. Sizlere zemin+1 zemin+2 konutlar yapacağız. Siz konservatuara falan gitmezsiniz ama bir konservatuar şeklinde sanat merkezleri oluşturacağız siz yine orada kendi içinizden birilerini yetiştireceksiniz bu orada hemen sitenin içinde olacak.

BARDAĞIN DOLU TARAFINI KİMSE GÖRMÜYOR

Bugüne kadar onlara böyle bir proje yansıyınca ekranda onları görünce hepsi memnuniyetini o verdikleri karşılıkla ifade ettiler. Buna hasrettiler. Şimdi süratle adımı atıyoruz. TOKİ olarak bunu başlatıyoruz ve 1 yıl içerisinde kendilerine bu konutları teslim etmeye başlayacağız. Bugün radyolarımızda yayınlanan şarkı ve türküler aslında bu toprakların nasıl renklilik arz ettiğinin en yakın şahidi. Bu etnik unsurları kucaklayacağız bunlar bizim zenginliğimiz. Benim üst kimliğimde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Kimse bundan hicap duymasın. Bugün ABD'de bir zenci yarışıyor şampiyon oluyor hemen ABD bayrağını sırtına alıyor bir turda onunla birlikte atıyor. Onun için o bir kompleks değil. Eğer benim etnik kökenli vatandaşıma bu hareket aşağılayıcı gelirse o zaman problem vardır üzülürüz. Bölgesel milliyetçiliğe de karşıyız ama şunu da tespit etmemiz lazım. Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ihmal edildi. Ben Rizeliyim. Benim köylerimin yolu suyu hak getire! Okul vesaire hak getire. Hastane şehrin merkezinde bir hastane vardır oraya da girmeye iğrenirsin, medeniyet nerde şimdi bunlara biz el koyduk şimdi bu adımları atıyoruz. Neden 10 kişilik bir koğuşun içinde hasta tedavisi mi olur? Bir tuvalet bir katta sağlam girsen hasta olursun.

Yeni yapılan hastanelerde bir iki kişilik odalar, tuvalet banyosu içinde neden benim vatandaşım insanca yaşama hakkına sahip. İsterse gitsin vakıf hastanesinde tedavi olsun her yerde buna sahip olsun. İşte bu konuları hep beraber incelememiz lazım. Gerçekten bunlar var mı yok mu? Bardağın dolu tarafını kimse görmüyor.

Sizin bu davete icabet etmeniz sebebiyle sizlere de şahsım ve tüm arkadaşlarım adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Sesiniz ülke semalarından hiç eksilmesin baki kalsın diyorum. Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile