Baş Dönmesi Deyip Geçmeyin

Baş Dönmesi Deyip Geçmeyin

Kişinin kendisi veya çevresinin hareket ettiğini düşünmesi hissi olarak tanımlanan vertigo, son yıllarda sık görülen rahatsızlıkların başında geliyor.

Bu durum sersemlik hissi veya baygınlık hali ile karıştırılmakla birlikte tedavi edilmediği takdirde iş ve sosyal yaşamı durma noktasına getirebiliyor.

Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Nöroloji Bölümünden Uzm. Dr.Osman Demir, baş dönmesi ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Demir, “Hastalar genellikle vertigo ile ilgili şikayetlerini tanımlarken zorluk çekmektedirler. Vertigonun bulguları, farklı nedenlere bağlı olarak değişebilmektedir. Hasta, çevresinin veya kendinin hareket ettiğini veya döndüğünü ifade eder. Bu duruma bulantı, kusma, terleme ve anormal göz hareketleri eşlik edebilir. Yakınmalar birkaç dakika ile başlayıp, saatlerce sürebilir. Bazen bu şikayetler sabit ve sürekli bazen de atak şeklinde görülebilir. Vertigonun başlangıcı, bir harekete veya pozisyon değişikliğine bağlı olabilir. İç kulak problemlerine bağlı vertigolara ‘periferik’, beyin hastalıklarına bağlı vertigolara ise ‘santral vertigo’ adı verilmektedir. Santral vertigoda, baş dönmesi daha az şiddette olur fakat kısa sürede düzelmez. Beyinin alt bölümünün kanlanmasının azalması vertigoya neden olabilir. Boynun arkasından gelip beyne giden damarlar, diğer yapıların yanında denge ile ilgili bölümleri de kanlandırır. Bu kanlanmada oluşabilecek bozukluklar; güçsüzlük, görme bulanıklığı, çift görme, uyuşukluk, denge bozuklukları, düşme ve konuşma bozukluklarına da neden olabilir” dedi.

Beyin tümörlerinin de baş dönmesine neden olabildiğini belirten Dr. Demir şöyle devam etti:

“Beyincik ve beynin alt bölümü arasında gelişen ve ‘köşe tümörü’ denilen oluşumlar yüzde 20 oranında vertigoya neden olur. Bu tümörler; ilerleyici işitme kaybı ve çınlama ve bazen de dengesizlik yapabilir. Bununla birlikte denge siniri etkileyen ‘nöropati’ diye adlandırılan hastalıklar da, vertigoya sebep olabilir. Bazı epilepsi türleri vertigo şeklinde krize yol açabilir. Kafa ve boyun travmaları ile migren de vertigoya zemin hazırlayabilir. Beyne bağlı nedenlerle gelişen vertigonun nasıl seyredeceği, beyindeki hasarın yeri, türü ve boyutuna bağlıdır. Nispeten daha hafif şikayetlerle kendlerin gösterseler de daha uzun sürebilirler. Vertigonun santral nedenleri; beyinin alt bölümünün az kanlanması ve enfarktüsü, bu bölgeyi etkileyen multipl skleroz, köşe tümörleri, denge siniri hastalıkları, beyinin alt bölümünü etkileyen tümörler ve damar anormallikleri, epilepsi nöbetleri, bazı genetik hastalıklar, denge ile ilgili beyin alanlarının doğuştan olan anormallikleri şeklinde sıralanabilir. Beyne bağlı oluşan vertigoda nedene yönelik bir tedavi planlı çizilir.”

Uzm. Dr.Osman Demir, vertigo için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

“Genel olarak hangi nedenle olursa olsun vertigolar konusunda ilk olarak ilaç tedavisine başvurulur. Bunun dışında beyinsel kaynaklı vertigolarda, şikayetlerin nedenine göre yaklaşım gerekmektedir. Beynin kanlanma bozukluğu sonucunda olan vertigolarda, aspirin ve çeşitli ilaçların kullanımı gerekmektedir. İleri derecede büyük damar darlığı olan hastalarda stent veya bypass ameliyatları da düşünülmelidir. Multipl sklerozlu olup vertigo şeklinde atak yapan hastalara ise yüksek doz kortizon verilmektedir. Vertigoya neden olan tümörlerin tedavisi cerrahidir. Vertigo ile seyreden epilepsilerde ise epilepsi ilaçları ile tedavi yoluna gidilmelidir.”
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile