Karadeniz Teknik Üniversitesi ( KTÜ ) Senatosu tarafından Başbakan Erdoğan ' a fahri doktora unvanı verilmesi sebebiyle bir tören düzenlendi . Törende konuşan Başbakan Erdoğan , Türkiye ' nin 87 yılda halkıyla büyük işler başardığını ve bugün dünyanın daha saygın , daha güçle bir ülkesi konumuna geldiğini kaydetti . Erdoğan , " Ancak şunu görmek zorundayız ; potansiyelleri göz önünde bulundurulduğunda , zenginlikleri dikkate alındığında özellikle 1923 ve sonrasındaki heyecanına , atılımlarına , reformlarına bakıldığında Türkiye ' nin bugün olması gereken yer bugün olduğu yerin çok daha üzerindedir . Kabul edelim ki , kuruluş ruhu özellikle 1940 ' lar ve sonrasında aynı heyecanla devam etmedi , ettirilmedi . Demokrasiye korkuyla bakıldı . Bir korku toplumu meydana getirildi . Tepeden inme bir anlayışla adeta demokrasi azar azar verildi . Çeşitli dönemlerde de verilenler gere alındı . Ekonomide de cesur adımlar atılamadı . Dünyanın içerisinden geçtiği durum iyi okunmadı . Gereken reformlar hızlı şekilde yapılmadı . Aynı atalet dış politikada da yaşandı . Üzülerek belirteyim ki , Türk dış politikası uzunca bir süre idare-i maslahat ile günü kurtardı . Değil uzak coğrafyalara , kendi komşularına dahi açılamadı . Korkular , paranoyalar noktasına ulaşmış kaygılar demokrasinin de , ekonominin de dış politikanın da önünde eşilmez güç engeller oluşturdu . " dedi .
Türkiye ' nin iktidarları döneminde birçok alanda dünyada önemli mesafeler aldığını ifade eden Erdoğan , tüm bunların aktif bir dış politika sayesinde olduğuna değindi . Türkiye ' nin kazandığı istikrar ve güven ortamı sayesinde bu seviyelere ulaştığını dile getiren Erdoğan , aktif dış politika ile ekonomi arasındaki bağı kuramayanlar dünyayı okuyamayacağının altını çizdi . Demokrasi ile ekonomiyi at başı götürmenin önemine vurgu yapan Erdoğan , biri ileri , biri geri olursa asla başarının yakalanamayacağını , kendilerinin bunu başardığını anlattı .
" KARA PROPAGANDA YAPILIYOR "
Türkiye ' nin ilişkileri ne zaman Arap dünyası ile gelişse gizli bir elini bunu bozmaya çalıştığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan şöyle devam etti : " Batılı hemen her ülkenin Arap ülkelerinde çok büyük yatırımları var . Aynı şekilde Arap sermayesi de dünyada istediği yere gidiyor . Bizde ise ne zaman Arap dünyası ile ilişkilerimiz ilerlemeye başlasa , merhum Özal zamanında da böyle oldu , açık söylüyorum gizli bir el devreye giriyor , kirli bir propaganda başlıyor ve bu işi engelleniyor , engellenmeye çalışılıyor . Ne zaman bir Arap ülkesi Türkiye ' de yatırım yapmaya kalksa ' Araplar biz arkamızdan vurdu , biz neden bunlarla işbirliği yapıyoruz ' manşetleri atılıyor . Bu tür çirkin iddialar gazete manşetlerinde yer buluyor . "
Son dönemlerde biz kez daha Türkiye içinde ve dışındaki belli çevrelerin Türkiye ' nin dış politikasını sorgulamaya , eksek kaymasından bahsetmeye başladığını belirten Erdoğan , bu çevrelere yönelik tepkisini şu sözlerle ortaya koydu :
" Bugün bir kez daha manşetler , köşe yazıları yoluyla , televizyon ekranları vasıtasıyla yapılan propaganda asla ve asla bir tesadüf değildir . Bu kampanya Türkiye ' ye ve hükümetimize yönelik uluslararası bir kara propagandanın uzantısıdır . Buradan bir kez daha söylüyorum ; Türkiye ' nin dış politikasında bir eksen kayması asla ve asla söz konusu değildir . Bir eksen kaymasından bahsedenler eğer artniyetli değillerse Türkiye ' nin yeni rolünü , çok boyutlu dış politikasını anlayamamış , kavrayamamış olanlardır . "
Türkiye ' nin AB üyeliğinden de vazgeçmeyeceğine dikkat çeken Erdoğan , " Eğer siz Hristiyan kulübü değilseniz Türkiye ' yi buraya almak zorundasınız . Sizin Hristiyan kulübü olmadığınızı ifade edebilecek tek şey Türkiye ' nin burada olmasıdır . Biz AB üyeliğinden vazgeçecek değiliz . İstedikleri kadar , şöyle böyle desinler . Biz buna rağmen dersimizi çalışmaya devam edeceğiz . " şeklinde konuştu .
" HİÇ BİR ÜLKE VE BÖLGEYE SIRTIMIZI DÖNMEYECEĞİZ "
Türkiye ' nin hiçbir zaman sırtını bir ülke ya da bölgeye dönmeyeceğine vurgu yapan Erdoğan , " Olması gereken neyse biz onu yapacağız . BM Güvenlik Konsiye ' nde İran ile ilgili kullandığımız oy bu yaklaşımın ürünüdür . Çünkü biz Tahran ' da bir anlaşma yaptık . Bu anlaşmayı yaparken Sayın Obama ' nın bana ve buraya yazdığı mektup çerçevesinde yaptık . Ve biz o mektubun içeriğine uygun şekilde yaptık . İstedik ki , bunu diplomasi ile çözelim . Türkiye ne bir ülkenin yanında durmuş ne de bir ülkeyi karşısına almıştır . Türkiye attığı imzanın arkasında durmuş , devlet ciddiyetinin gereğini yapmıştır . " ifadelerini kullandı .
Bir yandan AB ile müzakereleri yürüteceklerini , bir yandan da bölgesel barış , istikrar için çabalarını sürdüreceklerini söyleyen Erdoğan , " Kim ne derse desin , kim hangi kara propagandayı başlatırsa başlatsın Ortadoğu ' daki devlet terörü , Akdeniz ' deki korsanlık karşısında da susmayacağız . " dedi .
Bugünün dünyasında ' ekonomiye ağırlık verilim , dış politika da pasif kalalım ' demenin mümkün olmadığını anlatan Erdoğan , sözlerini şöyle tamamladı : " Demokrasiyi güçlendirelim , ekonomi geri kalsın ' . Bunu söyleyemeyiz . Bu bir siyaset , idare tarzı asla olamaz . Bunların tamamı iç içe geçmiştir . Bunların birindeki aksaklık diğerlerini de etkiler . Anadolu ' da Trakya ' daki çocukların nasıl zor şartlar altında eğitim gördüğünü anlamayanla , görmeyenler bugün üniversiteye karşı çıkıyor . Başını Ankara ' nın dışına çıkartmayanlar , dünyayı izlemeyenler , dünyayı doğru şekilde okuyamayanlar aynı şekilde aktif ve çok boyutlu dış politikaya karşı çıkıyor . Türkiye bu siyaset tarzını hak etmiyor . Türkiye dünya gerçeklerinden , süreçten kopuk bir siyaset tarzını hak etmiyor . "



















