Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Almanya'da sosyal belediyecilik" panelinde Almanya'daki Türkler'in yaşama koşulları ele alındı. Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, sosyal belediyeciliğin dünyanın her yerinde aynı olduğunu söyleyerek, "Belediyeler dünyanın her yerinde yol, kaldırım, kanalizasyon yatırımı yapar. İmar yapar, yerleşim alanları belirler. Bunlar rutin işlerdir. Yeterli değildir. Sosyal, kültürel, sanat ve spor alanlarında da etkili olması gerekir" diye konuştu.
Bornova Belediyesi'nin düzenlediği "Almanya'da sosyal belediyecilik" konulu panel Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Panelin konuşmacıları Hukukçu Dilşad Budak, Velbert Üçüncü dönem meclis üyesi Cem Demircan, Andrea Möller, Ayşe Demir ve Jan Lichwitz oldu.
Panelin açılış konuşmasını yapan Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır sosyal belediyeciliğin dünyanın her yerinde aynı olduğunu söyleyerek, "Belediyeler dünyanın her yerinde yol, kaldırım, kanalizasyon yatırımı yapar. İmar yapar, yerleşim alanları belirler. Bunlar rutin işlerdir. Belediyenin bu saydıklarım üzerine faaliyet göstermesi yetmez, yetmemelidir. Sosyal, kültürel, sanat ve spor alanlarında da etkili olması gerekir" diye konuştu.
Ülkenin aydınlanma ışığını yakan köy enstitülerinde olduğu gibi, işi yaparak öğrenmenin çok önemli olduğunu dile getiren Başkan Sındır şöyle konuştu: "Belediye bu konuda birçok alanda vardır. Ancak bunları yaparken halkın parasına gözünü dikmez. Halktan aldığı vergilerle, kaynakları kullanarak onlara hizmet götürür. Biz Bornova Belediyesi olarak son dönemde daha da artan faaliyet yoğunluğuyla sosyal, kültürel, sportif alanda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İki ülke arasında dostluk köprüsü oluşturacak olan değerli konuklarımıza hoşgeldiniz diyorum"
Almanya'da yaşayan Türk asıllı Hukukçu Dilşad Budak panelde Almanya'nın hukuki yapısını anlattı. Budak, "Almanya bir federal devlettir. Federal devletin içinde eyaletler bulunur. Almanya'da eyalet anayasaları belediyelerin özelliklerini vurgular. Almanya'da belediyeler genel yetkileri çerçevesinde yerel halkın tüm meselelerinden sorumludur. Hukuki denetim hakları vardır. Okullar, eğitim, kültür işleri sosyal meseleler belediyelere bağlıdır" diye konuştu.
Almanya'da yaşayan Türkler olarak kendi üzerlerine düşen görevleri yerine getirdiklerini belirten 3. dönem Velbert Belediyesi Meclis Üyesi Cem Demircan, "Velbert kendisini dünyaya 'Anahtar Şehir' olarak tanıtmıştır. Çünkü dünyadaki anahtarların yüzde 90'ı Velbert'te üretiliyor. Çevre ve kentsel planlama yaparken biz vatandaşlarımıza danışıyoruz. Enerji tasarrufuna vatandaşlarımızı yöneltip, belediye binası ve tüm okul binalarını da bu yönde yeniliyoruz. Okullara dedik ki enerjiden yaptığınız tasarrufun yüzde 50'sini kendiniz kullanabilecek, okulunuz için yapmak istediklerinizi bu parayla yapabileceksiniz. Bu sayede enerji konusunda büyük tasarruf sağladık. Almanya'nın en büyük sorunlarından biri de yaşlı nüfusun sürekli olarak artması ve buna bağlı genç nüfusun azalması. Biz belediyeler olarak nasıl başka kentlerden genç aileleri kendi bünyemize çekeriz diye çalışmalar yapıyoruz" dedi.
Toplantının sonunda bir izleyicinin, "Almanya'da Türkler'e hukuki ve manevi ayrımcılık uygulanıyor mu?" sorusuna cevap veren Cem Demircan, "Almanya yıllardır bünyesindeki göçmenlere yokmuş gibi davranıyor. Hala 'siz yabancısınız' gibi bir davranışları var. Almanya'nın o konuda düşüncesini değiştirmesi gerekiyor" dedi. Dilşad Budak ise, "Hukuki yönden çok fazla ayrımcılık olmasa bile, bazen o yasanın varlığı bile bizi derinden üzmeye yetiyor. Manevi olarak zaten her yerde bir ayrımcılık var. Bu zihniyetin ortadan kalkması gerekiyor. Çünkü Almanya'nın her geçen gün yabancı nüfusa daha çok ihtiyacı olacak" diye konuştu.
Başkan Sındır Panelde Konuştu
Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Almanya'da sosyal belediyecilik" panelinde Almanya'daki Türkler'in yaşama koşulları ele alındı



















