Bbp Genel Başkanı Destici Açıklaması

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazasıyla ilgili, ''Şüpheler dağıtılmadan bu soruların cevabı tam olarak verilmeden hiç kimse, toplumda oluşan 'Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarımız öldürüldü' algısını değiştiremez, dosyayı da kapatamaz'' dedi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Atatürk Havalimanı'nda yaptığı basın açıklamasında, 2. Abdülhamit'in torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu'nun da aralarında bulunduğu bir heyetle Gazze'ye gittiklerini, 2. Abdülhamit'in tahttan indirilmesinde, Filistin topraklarının çok önemli bir yeri olması nedeniyle, heyette torununun bulunmasının önemli olduğunu kaydetti.

Mısır'dan Gazze'ye geçeceklerini belirten Destici, ''Yeryüzündeki en çok zulmü yaşayan, milyonlarca insanın halen abluka altında olduğu, yüzlerce insanın bu zulüm ve şiddetten hayatını kaybettiği, binlerce çocuğun babasız yetim kaldığı bir beldeye gidiyoruz. İşin doğrusu, Batı'nın insani değerlerinin çürüdüğünü gördüğümüz bir beldeye gidiyoruz. İslam dünyasının da Filistin davasına sahip çıkışı, Gazze'ye sahip çıkışı yeterli midir- diye sorarsanız, bunun yetersiz olduğunu da çok rahatlıkla söyleyebilirim'' diye konuştu.

Filistin Başbakanı İsmail Haniye ile görüşeceklerini, yaralı ve şehit ailelerini ziyaret edeceklerini kaydeden Destici, ''Gazze'de İnsani Yardım Vakfı ile birlikte ortaklaşa yapmaya çalıştığımız 'Muhsin Yazıcıoğlu Külliyesi'nin de temelini atacağız. İnşallah bu da bize nasip olacak'' dedi.

-Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazasıyla ilgili süreç-

Destici, merhum BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazasına ilişkin soruya ise şöyle cevap verdi:

''Soruşturma bütün hızıyla devam ediyor. Dosyada gizlilik kararı olduğu için savcıların hangi aşamada olduğunu da tam olarak bilemiyoruz. 4 yıla yaklaştı hala net radar kayıtları yoksa herhalde şüphelerimiz devam edecektir. Oradaki hava hareketliliği ve tabii ki olaydan 2-2,5 saat süre sonra oraya 2 tane helikopterin kalkıp indiği, bu şüpheler dağıtılmadan bu soruların cevabı tam olarak verilmeden hiç kimse, toplumda oluşan 'Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarımız öldürüldü' algısını değiştiremez. Dosyayı da kapatamaz.''

Destici, Yazıcıoğlu dosyasıyla ilgili endişesini, ''Elbette ki birileri bu dosyanın kapanmasını istiyor. Birileri bu dosyada sonuna kadar gidilmesini istemiyor. Hatta bir suikast veya sabotaj olmasa bile hiç kimse üstüne bir şey sıçramasını istemiyor, veya sorumluluk almak istemiyor. Ama onlar tabii ki istemeyecek, biz de isteyeceğiz. Önemli olan burada hukuk, hukukun en üst noktasına bu dosyayı getirdik. Bundan sonra da takip ve ısrarımız hukuk içerisinde devam edecek'' cümleleriyle anlattı.

-''Türkiye'nin gittiği yolun da doğru olmadığını düşünüyorum''

Yazıcıoğlu soruşturmasından rahatsız olan çevrelerin olabileceğini belirten Destici, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin bugünkü geldiği noktaya baktığınız zaman, Türkiye'de artık Abdullah Öcalanlar bile işte PKK'nın siyasi sözcüleri bile normal bir şekilde vatandaşa iyi gösterilmeye çalışıldığı, meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde bütün bunların yaşanıyor olmasını ben elbette ki yadırgamıyorum, ama yanlış buluyorum. Bunu net olarak söylüyorum. Nasıl onu yanlış buluyorsam, yani Abdullah Öcalan'ın meşrulaştırılmasını, millete sanki 5 vakit namaz kılan işte dindar bir Müslüman, iyi bir insan olarak gösterilmeye çalışılması veya işte birilerinin belli cezaevlerinde çektiği bedellerden sonra yaptığı terör örgütü üyeliklerinin veya terör örgütü sözcülüğünün normal karşılanmasını nasıl yanlış buluyorsam, bunları da yanlış buluyorum. Türkiye'nin gittiği yolun da doğru olmadığını düşünüyorum. Eğer ceza evinde işkence gören herkes terör örgütü üyesi olacaksa, terör örgütünün sözcüsü olacaksa, o zaman sadece Diyarbakır'da değil, Mamak'takilerin de Ulucanlar'dakilerin de aynısı olması gerekiyordu. Yani bunların da devletin en tepesindekiler tarafından dillendiriliyor olmasını da ben gayri ciddiliğin ötesinde bir projenin sözcükleri veya sözcüleri olarak görüyorum. Tamamen PKK'yı meşrulaştırma, PKK'nın sözcülerini meşrulaştırma, toplumdaki algıyı değiştirme olarak, ileride yapılacak bir takım anlaşmalara uyum süreci olarak görüyorum.''

Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu da ''Sürgünden sonra ilk defa aileden biri dedemizin topraklarına gidiyoruz. Tabii oraya gitmekten çok mutluyuz. Orada şehit olan kardeşlerimizi ziyaret edeceğiz'' dedi.

Heyet daha sonra THY'nin tarifeli uçağıyla Mısır'a hareket etti.

Muhabir: Fatih Çakmak

Yayıncı: Sabri Çelebioğlu
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile