Her yıl Türkiye'de 3-9 Mayıs tarihleri arasında Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası olarak kutlanıyor. Bu haftada sürücülerin kaza yapıp insanların ölmesine ve sakat kalmasına sebep olmamaları için uyarıcı konferanslar düzenlenip uyarı yapılıyor. Ancak sürücüler buna rağmen trafik kazasına davetiye çıkaracak şekilde araç kullanmaya devam ediyor.
1998-2008 yılları arasında meydana gelen trafik kazasında 47 bin 181 kişinin öldüğü, 1 milyon 27 bin 741 kişinin sakat kaldığı, 10 milyon liranın üzerinde maddi hasarın meydana geldiği ülkemizde, kurallar hiçe sayılıyor. Sadece 2008-2009 yılları arasında meydana gelen trafik kazalarında 4 bin 500 kişinin hayatını kaybetmesi, 80 bin kişinin ise sakat kalması sürücülerin kurallara ne kadar uyduğunu ortaya koyuyor.
Cep telefonunun 1990'lı yılların ortasında yaygınlaşmasıyla birlikte, trafikte yeni bir tehlike daha ortaya çıktı. Sürücüler araç kullanırken, çalan cep telefonlarına cevap vererek kazalara sebebiyet vermeye başladı. Uzmanlar çoğu kez araç kullanırken cep telefonuyla arama yapmak, çalan telefona cevap vermek, numara çevirmek gibi davranışların sürücünün dikkatinin dağılmasına, konsantrasyonunun bozulmasına neden olarak kazaya yol açtığını bildiriyor.
Uzmanlar, cep telefonlarının kullanımı sırasında sürücülerin daha fazla hata yaptığını, bazı tehlikeli durumların ya hiç farkına varamadığını, ya da önlem almakta geç kalındığını belirtiyor.
Cep telefonu kullanan sürücülere ise trafik polisleri trafiği tehlikeye sokmaktan 62 lira para cezası uyguluyor ancak bu para cezası bile çalan telefona cevap verilmemesinin önüne geçemiyor.
Cep Telefonu Kazalara Davetiye Çıkarıyor
Bütün uyarılara ve ceza uygulamalarına rağmen trafikte sürücülerin araç kullanırken cep telefonuyla görüşme yapmalarına engel olunamıyor.



















