Güler, "Aysel Tuğluk`un dediğine göre 2010`da Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı, yani bir idari personelden başka bir siyasi irade temsilci bu müzakerelere katılmış. Soruyoruz; kimdir" diye konuştu.
Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında kameraların karşısına geçen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Birgül Ayman Güler, konuşmasına Batman`da terör örgütü PKK`nın saldırısıyla hayatını kaybeden 32 yaşındaki Mizgin Doru ve 3 yaşındaki kızı Sultan`dan bahsederek başladı. Terörü lanetleyen Birgül Ayman Güler, bu saldırıdan annesinin karnından sağ olarak kurtarılan bebek için sevindiklerini belirtti. CHP Sözcüsü`nün terör kurbanı minik bebeği hayatta zannetmesinin ardından, CHPgörevlileri açıklama sırasında Birgül Ayman Güler`e bebeğin bugün gözlem altında tutulduğu hastanede yaşamını yitirdiği bilgisini ulaştırdı. Bebeğin öldüğünü duyan Güler ise, üzüntüsünü saklayamadı ve "Bu şiddeti, bu terörü lanetliyoruz" diyerek tepkisini gösterdi.
Daha sonra MYK`da alınan bir kararı açıklayan Güler, CHP Kadın Kolları`nın organizasyonuyla CHP Kadın Milletvekilleri Grubu olarak terör olayını kınamak için Batman`a gideceklerini açıkladı. Batman`ın ardından Erzurum`a geçeceklerini belirten Güler, "Orada yanlış HES kararlarına karşı direnen kadınlarla beraber çadırda onların bu onurunu paylaşacağız ve onlara destek olacağız" dedi.
Daha sonra konuyu BDP`li Aysel Tuğluk ve Şerafettin Elçi tarafından yapılan açıklamalara getiren Birgül Ayman Güler, hükümetin ortaya atılan iddialara yönelik açıklama yapmadığını savundu. "Açıklama yapmamak, susmak demek, kabul etmek demektir diye değerlendiriyoruz" diyen Güler, şunları söyledi: "Şimdi Aysel Tuğluk`un açıklamalarından öğrendik ki, meğer bu başlangıçta görüşme, sonra müzakere olan bir şeymiş. 2006 yılında başlamış. 2011 yılı Haziran ortasına kadar sürmüş. Seçimler bittiği zaman müzakereler kesilmiş. Ve öyle anlaşılıyor ki, bu müzakereler kesildi diye biz Mizgin ile Sultan`ı kaybetmişiz. Yine Aysel Tuğluk`un dediğine göre 2010`da Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı, yani bir idari personelden başka bir siyasi irade temsilci bu müzakerelere katılmış. Soruyoruz; kimdir? Ve bu yüksekdüzeydeki siyasi irade temsilcisinin katıldığı müzakereler sürecinde protokol ya da 3 protokol imzalanmış. Şerafettin Elçi ve Aysel Tuğluk kaynağını göstererek söylüyoruz. Bu protokoller neyi içeriyordu? Açıklanmasını istiyoruz. Öyle görünüyor ki, bu protokollerde Sayın Şerafettin Elçi`nin söylediğine göre, anayasa değişikliği sözü var. Ve büyük yanlışlardan bir başkasıdır. Bir iktidar partisi, anayasa değişikliğini yalnız ve yalnız, Türkiye Büyük Millet Meclisi`nde ve yasal mecralardaki kişilerlekonuşur. Anayasa değişikliği gibi bir sorun, yetkisini kimden aldığı belli olmayan gayri meşru müzakere süreçlerinde nasıl konuşulabilir?" "MİLLİ GÜVENLİK KURULU`NUN MÜZAKERELERDEN HABERİ VAR MI" Hükümete sorular yönelten CHP Sözcüsü Güler, "Bu müzakereler için yetkiyi nereden aldınız? Ve Milli Güvenlik Kurulu`nun bu müzakerelerden haberi var mı? Milli Güvenlik Kurulu hükümetinize böyle bir yetki verdi mi? Cumhurbaşkanı böyle bir emir verdi mi? Bakanlar Kurulu`nda gizli bir oturum yaparak böyle bir karar aldınız mı? Türkiye Büyük Millet Meclisi`ne getirmediğinizi biliyoruz. Yetkisiz görüşmeler sonunda terör örgütü olarak kabul ettiğiniz ve mazinizde mücadele verdiğiniz bir örgütü, anayasayıdeğiştirme konusunu müzakere etmeye uygun muhatap nasıl kabul edebildiniz?" Soruların cevaplarını beklediklerini belirten Birgül Ayman Güler, ardından tutuklu milletvekillerinin durumu için AK Parti ve CHP arasında imzalanan Ortak Mutabakat Metni`ne değindi. "Siyasetçinin imzası şerefidir" diyen Güler, AK Parti`nin metindeki kararları yerine getirmesini istediklerini ifade etti. "İSTİHBARAT İSRAİL İLE PAYLAŞILACAK MI, PAYLAŞILMAYACAK MI" Güler, ayrıca Malatya`ya kurulacak olan Füze Savunma Sistemine ilişkin konuştu. Sisteme "İsrail Kalkanı" diyen Güler, Başbakan`ın sistemden alınacak istihbaratların İsrail ile paylaşmayacağını söylemesine rağmen Amerikalı yetkililerin istihbaratların İsrail ile paylaşılacağını söylediklerini savundu. Bu duruma karşı Başbakan Erdoğan`ın Amerikalılar için, "Ben onlara söyledim, bu sözlerini düzeltecekler" dediğini kaydeden Güler, "O tarihten bu yana Amerikalı yetkililerden o yönde bir düzeltme gelmedi.Şimdi bir kez daha açıklık ve samimiyet ilkesiyle hareket etmek zorunda olan hükümet yetkililerine ve Sayın Başbakan`a soruyoruz. Kurulan tesisler, topladıkları istihbaratı kavga halindeymişsiniz gibi görüntü verdiğiniz İsrail ile paylaşacaklar mı, paylaşmayacaklar mı" diye konuştu.
MYK toplantısında üzerinde durulan bir diğer konunun Türkiye`nin ekonomisi olduğunu söyleyen Güler, Türkiye`nin G-20 ülkeleri arasında yer almasına rağmen gelir dağılımı bakımından sırasının 16 olduğunu, işsizlik oranı bakımından da bu sıranın 17 olduğunu söyledi. Güler, "Bu sözde çok başarılı ekonomi yönetiminin gerçekte nasıl çöküntü yaşadığını açıkça gösteren iki net veridir" dedi. "YARINKİ GÖRÜŞMEDE, CHP KENDİ GÖRÜŞLERİNİ TAKINMAK GİBİ TAVIR KOYMAYACAK" Daha sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Birgül Ayman Güler, bir gazetecinin yarın yeni anayasa yapım süreci için AK Parti heyetinin CHP`yi ziyaret edeceğini hatırlatarak, görüşmede CHP`nin kırmızı çizgilerinin neler olacağını sorması üzerine, "Misafirlerimizi kabul edeceğiz. 5 kişilik bir heyet tarafından karşılanacaklar. Cumhuriyet Halk Partisi, AK Parti`nin anayasa değişikliği önerilerini dinlemekle yetinecek. Kendi görüşlerini takınmak gibi bir tavrı olmayacak" diye konuştu.
Chp Myk Toplantısı Açıklaması
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Birgül Ayman Güler, BDP`li Aysel Tuğluk ve Şerafettin Elçi`nin `MİT-PKK görüşmesi`ne ilişkin açıklamalarıyla ilgili hükümete yüklendi.



















