Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yıldırım Açıklaması

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Binali Yıldırım, ülkenin ihtiyaçlarını, sorunlarını vakit geçirmeden çözecek bir hükümeti parlamentoyu oluşturan siyasi partilerin mutlaka kurması gerektiğini belirterek, "Şartlara göre kendimizi gözden geçirip ülkemizin bekleyen sorunlarını çözecek bir hükümetin kurulmasına şiddetle ihtiyacımız var" dedi.

İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından Park Smyrna'da düzenlenen iftara katılan Yıldırım, yaptığı konuşmada, İzmir'in farklılığının her yerde belli olduğunu belirterek, İzmir İl Müftülüğünün Kadir Gecesi için dün Konak Meydanı'nda düzenlediği programın İzmirlilerin birliğini, beraberliğini ve kardeşliğini esas aldığını söyledi.

Yıldırım, Konak ilçesinde 62 yaşındaki Ayşe Kikbat'ın ramazan boyunca davul çaldığını hatırlatarak, "Kendisi yalnız davulun sesini değil, İzmir'in farklılığını da Türkiye'ye göstermiş oldu" dedi.

-7 Haziran seçimleri

7 Haziran'da yapılan seçimin ardından vatandaşların tek başına iktidar yerine ortaklardan oluşan bir yönetim şeklini uygun gördüğünü belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

"Şimdi partilere, siyasetçilere düşen görev, milletimizin verdiği bu mesajı iyi okumak ve gereğini yapmaktır. Ülkemizin ihtiyaçlarını, sorunlarını vakit geçirmeden çözecek bir hükümeti bu parlamentoyu oluşturan siyasi partiler mutlaka kurmalıdır. Bunun yolu karşılıklı fedakarlıktan geçer. Tek başına iktidarda kendi programınızı uygulayabilirsiniz ama koalisyon demek uzlaşma demektir. Türkiye uzlaşma kültürünü mutlaka geliştirmek zorundadır. Şartlar her zaman istediğimiz gibi olmayabilir. O halde şartlara göre kendimizi gözden geçirip ülkemizin bekleyen sorunlarını çözecek bir hükümetin kurulmasına şiddetle ihtiyacımız var. Bunun partiler arasındaki uzlaşmayla oluşturulması hem toplumdaki huzur ve kardeşliğimizin gelişmesi için hem de ayrışmanın azalması için gerekli. Bu yönde atılan adımlar var. İktidar partisi diğer partileri ziyaret ediyor, görüşlerini onlarla paylaşıyor."

Yıldırım, hükümetin kurulamaması halinde tekrar seçim kararı alınacağını anımsatarak, "Bütün bu uğraşlara rağmen halen hükümet kurulma şansı olmazsa bu sefer işin tekrar sahibine gitmekten başka çare yoktur demektir. Çözümün en son adresi vatandaştır, ümit ederiz ki bu en son çare olsun" dedi.

12 yıllık iktidar sürecinde Türkiye'nin bir çok alt yapı sorununun çözüldüğünü kaydeden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çözmemiz gereken başka sorunlar da vardı. Güneydoğu'daki sorun, Çözüm Süreci önemli sorunlardan bir tanesi. Bunun çözümü için empati gereklidir. Kardeşliğimizi, beraberliğimizi geliştirmemiz, ayrılıklarımızı değil ortak yanlarımızı ön plana çıkarmamız gerekir. Bize emanet edilen bu güzel yurdumuzu, gelecek kuşaklara aynı şekilde devretmek de bizim görevimizdir. Empati yapacağız, birbirimizi seveceğiz, birbirimizi sayacağız, farklılıklarımızı kavga nedeni olarak görmeyeceğiz. Siyasi tablo da biraz bizim bu yönümüzü geliştirmemiz için bir fırsat olabilir. Umarım kısa sürede Türkiye hükümetine kavuşmuş olur ve ülkemizin bekleyen sorunları daha fazla gecikmeden çözüme ulaşmış olur.

-"Tünel bitince en önce karşı çıkanlar geçti"

Yıldırım, artık milletvekili olmadığını ama İzmirli olduğunu, şehre geçmişteki gibi hizmet etmeye devam edeceğini, İzmir'in kendisine çok şey öğrettiğini belirterek, "Bizim de bu şehre karşı bir sorumluluğumuz var. Geçmişte yaptığımız gibi yapmaya devam edeceğiz" dedi.

Yapımı sırasında eleştirilen Konak Tüneli'nden şimdiye kadar yaklaşık 1,5 milyon araç geçtiğini kaydeden Yıldırım, "Konak Tüneli İzmir'in bir markası oldu, bu markaları artırmak istiyoruz" diye konuştu.

Yıldırım, Sabuncu Tüneli inşaatının firmadan dolayı durduğunu hatırlatarak, yeni yüklenicinin belli olduğunu ve tünelin 2017'de tamamlanacağını kaydetti.

2011'de açıkladıkları "35 İzmir 35 proje"de yer alanların teker teker gerçekleştiğini ifade eden Yıldırım, "O projedekilerin gerçekleşmesi hususunda sonuna kadar takipçisi olacağız. İzmir yerli yersiz itirazlardan çok şey kaybediyor. Konak Tüneli'ni yaptık ama bir de bize sorun. Tünel bitince en önce karşı çıkanlar geçti. Bu hep böyle oluyor galiba" değerlendirmesinde bulundu.

İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de İslam'ın barış dini olduğunu, İslam coğrafyasındaki kaosun aksine kardeşliği barındırdığını söyledi.

"Hoşgörünün kenti İzmir'den ramazana selam olsun" diyen Kestelli, şöyle konuştu:

"Bugün ihtiyacımız olan temel duygunun hoşgörü olduğuna inanıyoruz. Kürt sorunundan koalisyon görüşmelerine kadar bütün sorun alanlarımızın temelinde hoşgörü ortamını arıyoruz. Ben bu topraklarda ötekileştirmenin değil, Mevlana'nın dediği gibi 'Ne olursan ol, gel' anlayışının hakim olduğu bir iklim yaratabildiğimizde tüm sorunlarımızın büyük ölçüde ortadan kalkacağına inananlardanım."

İftara İzmir'deki diğer dinlerin temsilcileri de katıldı.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile