'SAVAŞIN KAYBEDENİ NETANYAHU'
ABD ile İran arasında varılan ateşkes, sahadaki çatışmaları durdurmuş gibi görünse de sürecin sonunda 'kazananın net olmadığı' bir tablo ortaya çıktı. Ancak değerlendirmelere göre bu tablonun en büyük kaybedeni Netanyahu oldu.
YILLARIN SÖYLEMİ HAFTALAR İÇİNDE ÇÖKTÜ
Netanyahu'nun uzun süredir İran'a karşı yürüttüğü sert söylem, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünde yaptığı çıkışlar ve ABD yönetimleri üzerinde kurduğu savaş baskısı, bu süreçte somut bir başarıya dönüşmedi. İsrail'in savaşın kısa sürede sonuçlanacağı yönündeki öngörüleri de gerçekleşmedi.
ABD istihbaratının, İran'da hükümet değişikliği beklentilerini 'gerçek dışı' olarak değerlendirmesi sahadaki tabloyla örtüştü. Savaş uzadı, hedefler ise yerinde kaldı.
ATEŞKES SÜRECİNDE İSRAİL DEVRE DIŞI KALDI
İddiaya göre Netanyahu, son ana kadar ABD Başkanı Donald Trump'ı ateşkese karşı ikna etmeye çalıştı. Ancak Washington yönetimi savaşta geri adım attı ve bazı kaynaklara göre İsrail'i karar sürecinin dışında bırakarak ateşkese yöneldi.
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, yaşananları 'ülke tarihinin en büyük siyasi felaketlerinden biri' olarak nitelendirdi. Lapid'e göre İsrail, kendi ulusal güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir süreçte masada bile yer alamadı.
STRATEJİK HEDEFLERİN HİÇBİRİ TUTMADI
Savaşın sonunda İsrail'in ilan ettiği ana hedeflerin hiçbirine ulaşılamadı. İran'da hükümet değişikliği olmadı, nükleer program durdurulamadı ve Tahran yönetimi zayıflatılamadı.
Aksine, İran yönetimi ayakta kalarak en temel hedefini gerçekleştirdi. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun gücünü koruduğu ve hatta süreçten güçlenerek çıktığı yorumları yapılıyor.
.png)
ULUSLARARASI İMAJ VE ABD DESTEĞİ ZAYIFLADI
Savaşın bir diğer önemli sonucu ise İsrail'in uluslararası imajının zarar görmesi oldu. Özellikle ABD kamuoyunda İsrail'e verilen desteğin son yılların en düşük seviyelerine indiği belirtiliyor.
.png)
İÇ POLİTİKADA AĞIR FATURA
Seçim sürecine giren Netanyahu için tablo daha da kritik. Büyük bir zafer vaadiyle girilen savaşın ardından 'güvenlik tehditleri' ortadan kalkmadı, İran dosyası kapanmadı ve İsrail'in stratejik konumu güçlenmedi.
Bu da Netanyahu'nun iç politikadaki konumunu ciddi şekilde zayıflattı.
NETANYAHU SAVAŞTAN İSTEDİĞİNİ ALAMADI
Habere göre İsrail, ABD'nin tam desteğini arkasına alarak yürüttüğü bu çapta bir savaş için 'nadir bir fırsat' yakalamıştı. Ancak bu fırsat, net bir kazanım elde edilemeden sona erdi.
Ortaya çıkan tabloyu özetleyen yorum ise dikkat çekici:
Netanyahu'nun yıllardır 'varoluşsal tehdit' olarak tanımladığı İran meselesi, bu savaşın ardından çözülmek bir yana, büyük ölçüde aynı şekilde varlığını sürdürüyor.



















