Eroğlu, Çukurova Genç İşadamları Derneği ile Türk-Amerikan İşadamları Derneği Çukurova Şubesi‘nce düzenlenen ‘Türkiye Geleceğini Konuşuyor‘ adlı toplantılar dizisi kapsamında Seyhan Oteli‘nde organize edilen; ‘Kıbrıs‘ın Dünü Bugünü ve Yarını‘ konulu toplantıya konuşmacı olarak katıldı. Katılımcılar arasında; Adana Valisi İlhan Atış, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zihni Aldırmaz, AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar da yer aldı.
Burada konuşan Derviş Eroğlu, Kıbrıs‘ta yaşanan sorunun üç nesilden bu yana devam ettiğine dikkat çekerek, sorunun çözümü noktasında çaba sarf ettiklerini ve kendilerinin yaşadıklarını çocuklarının yaşamasını istemediğini dile getirdi.
"TÜRKİYE İLE SICAK İLİŞKİLERİ EN ÜST NOKTAYA TAŞIMA ÇABASINDAYIM"
19 yıl boyunca ‘başbakanlık‘, 21 yıl da parti başkanlığı görevinde bulunduğunu hatırlatan Eroğlu, 35 yıllık siyasi yaşantısında da KKTC ile Türkiye arasındaki sıcak ilişkilerin, en üst noktaya taşınabilmesi çabasında olduğunu anlattı. İki ülke arasındaki ‘Ekonomik İşbirliği Protokolü‘nün, ilk defa dönemin başbakanı merhum Turgut Özal ile başbakanlar düzeyinde imzalandığını hatırlatan Eroğlu, "Her ülkede sol da vardır, sağ da vardır. O gün için kendini aşırı sol zannedenler, bizim Anavatan ile
imzaladığımız o protokolü ‘yıkım paketi‘ şeklinde gösterdi ve bu konuda birçok afişler, broşürler dağıttılar. Halbuki KKTC‘nin altyapısının büyük kısmı Özal ile imzaladığım o protokollerle yapılmıştı. Bu denli değişik düşünceler var. Neticede orası demokratik bir ülkedir, ama o gün bugün, Türkiye ile ilişkileri en sıcak noktaya taşımak gayreti içinde oldum" dedi.
"KIBRIS TÜRKLERİ TÜRKİYE‘NİN GARANTÖRLÜĞÜNDEN YANA"
Özellikle son dönemlerde televizyon ekranlarına da yansıyan mitinglere değinen ve bu mitinglerde pekte hoş olmayan pankartlar açıldığını ifade eden Eroğlu, "Oradan çıkan bu seslere, gösterilen pankartlara buradan tepkiler olmuştur. Sanki iki ülke ve iki ülke insanı arasında bir soğuk savaş varmış gibi bir hava oluşturulmaya çalışılmıştır. Bunlar, her ülkede olduğu gibi marjinal uçlardır. Bunların siyasette yeri dahi fazla yoktur. Seçime girdikleri zaman yüzde 0.5 - 1‘den fazla oy almamaktadırlar. Ama
Kıbrıs Türklerinin yüzde 99.5‘i Türkiye‘yi ‘anavatan‘ bilmektedir, anavatan ile işbirliğinin geliştirilmesinden yanadır ve anavatan Türkiye‘nin garantörlüğünün sonsuza dek devamından yanadır. Bugüne kadar Kıbrıs Türkü, o Türklük mührünün bozulmaması için her türlü cefayı çekmiştir. Bu cefayı çektiği yıllarda yalnızdı. Ama Atatürk devrimleri çıktığında, Türkiye‘den önce Kıbrıs Türk Halkı bunu kabul etmiştir" diye konuştu.
Kıbrıs‘ta yaşayan bütün Türklerin Türkiye‘den gittiğini ifade eden Eroğlu, bu nedenle de KKTC‘nin Türkiye‘nin ne kamburu ne de başının belası olduğunu söyledi.
"BEDELİ ÖDENMİŞ BİR DEVLETİMİZ VAR BU ASLA GÖZARDI EDİLEMEZ"
Rahmetli Adnan Menderes döneminde Kıbrıs‘ın, Türkiye‘nin milli davası haline geldiğine dikkat çeken Eroğlu, konuşmasını da şöyle sürdürdü:
"Kıbrıs‘ta Adanalı, Konyalı, Antalyalı, Kayserili var. 1974 öncesi yaşayan bir nüfus vardı, sonra gelen nüfus var. Hepsi kardeş, içli dışlı olmuşlar. O kadar işli dışlı olduk ki, benim damatlarım Türkiyeli. Türkiyeli Kıbrıslı ayrımı yapılıyor. Bu ayrımı canlandırmaya çalışanlardan bazıları siyasi amaçla, oy alabilmek için, bir kısmı art niyetli, çok şükür ki bunlar çoğunlukta değil."
Kıbrıs‘ta bir Türk devletinin kurulmasında Türkiye‘nin ve KKTC‘nin verdiği şehitlerle bedelini ödediğini anımsatan Eroğlu, "Bedeli ödenmiş bir devletimiz vardır. Kıbrıs‘ta bugün iki ayrı halk, iki demokratik yapı vardır. Dolayısıyla bir anlaşma olacaksa, ki anlaşmaya uğraşıyoruz, bu gerçek göz ardı edilmeyecek. 1960‘ta kurduğumuz cumhuriyetin ömrü 3 yıl olmuştur. Biz neler yaşadığımızı biliyoruz" dedi.
"RUMLAR, KKTC‘NİN AMBARGOLAR ALTINDA EZİLMESİNİ BEKLİYOR"
Kurulacak yeni ortaklıkta KKTC‘nin devam edeceğini, iki eşit statüde halkın bulunacağına kaydeden Eroğlu, "Bugün Kıbrıs‘ın kuzeyinde bir devlet var. Yaşadıklarımızı dikkate alacağız, gerçekleri göz ardı etmeden egemen iki kurucu devlet olacak, kendi polisi olacak, kendi sınırları olacak, dolayısıyla bu iki kurucu devletin vereceği yetkilerle bir federal devlet olacak. Olmayacaksa açıkta değiliz" görüşünü dile getirdi.
Rumların, KKTC‘nin ambargolar altında erimesini beklediğini ve sürekli zamana oynadığını dile getiren Eroğlu, "Zaman zaman darboğaza girdik ama erimedik. Şimdi gene zamana oynuyorlar. Çünkü onların tuzu kuru. Bir sıkıntı yaşadıklarında AB‘den destek alıyorlar. Bize elini uzatacak sadece Türkiye var. Kıbrıs Türk halkını, bir anlaşma olsun da nasıl olursa olsun noktasına getirmek istiyorlar. Şimdiki günler geçmiş günlere göre zor günler değildir. Ulusal davlar sabırla kazanılır. Ama sabrın da bir sonu
vardır, Kıbrıs Türk haklıda bu müzakerelerden yorulmuştur" ifadesini kullandı.
Eroğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi‘nin bir anlaşma istemesi durumunda ilk olarak ambargoları kaldırması gereabu seslere, gösterilen pankartlktiğini vurgulayarak, "Güvenlik Konseyi de almış olduğu karaları bir kez daha gözden geçireceğini Rumların kulağına fısıldaması lazım. Aksi taktirde Rumların müzakere masasında bir uzlaşmaya geleceği zor görünüyor" dedi.
Konuşmaların ardından Çukurova Genç İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çelik, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu‘na Adana‘nın simgelerinin bulunduğu bir kabartmalı tablo hediye etti.
Eroğlu‘ndan ‘Kambur‘ Yorumu
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, ülke olarak kırmızı çizgilerinin, Türkiye‘nin Ada‘daki etkin ve fiili garantisi olduğunu vurguladı. Eroğlu, KKTC‘nin, Türkiye‘nin kamburu olduğu yönündeki ifadelerin kendilerini incittiğini vurguladı.



















