'Küçük kıyamet buradaydı'
Çocukluğundan beri bu köyde yaşayan Aytaç Nergis, 'Küçük kıyamet diyorlarsa, o buradaydı. Hiç durmayan bir sarsıntı… Eşimi nasıl koruyacağım, çocuğumu nasıl koruyacağım. O anki tek düşüncem oydu. Evlerimizin çoğu iki katlı. Yıkılan evlerden yalnızca 1 ya da 2 tanesi tek katlıydı. Şuan zeminle aynı seviyede, sadece çatılar kaldı. Bütün evler yerin altında gibi' ifadelerini kullandı.
Tuvalet, banyo, yakacak...
İhtiyaçlarını da anlatan Nergis, 'Köy içinde vefat eden sayısı 5. Enkaz altından çıkardığımız yaralı sayısı 3. Yaralılarımızı kendi imkanlarımızla çıkardık. Vefat edenleri, çıkartamadıklarımızı AFAD gelip çıkardı. Tuvalet ve banyo sorunu giderek artmaya başladı. Yakacak sorunu var. Bir ara eksi 8'i gördüğümü hatırlıyorum' şeklinde konuştu.
Çocuğunun korkusunu da paylaşan Nergis, 'Depremden sonra burada kalacak yerimiz olmadığı için kayınbabamlara gönderdim. Biz ayrılamıyorduk çünkü hem hayvanlar vardı hem yardım etmemiz gereken insanlar vardı. 4'üncü gün sonunda annem babam beni sevmiyor mu diye sormuş. Beni bırakıp gittiler demiş. Ondan sonra yanımdan ayrılmıyor işte, şimdi geri getirdim' ifadelerini kullandı.



















