Eczacilar olarak ekonomik kaygilardan çok halk sagligi kaygilarinin oldugunu söyleyen Akin, “Eczacilik ile stokçuluk sözü bir araya gelmemesi gerektigini daha öncelerde de söyledik. Çünkü tüm dünya küresel anlamda ekonomik krizden geçiyor. Tabi buda ister istemez ilaç endüstrisini, ilaç sanayini fazlasi ile etkilemis durumda. Ancak geriye dönüp baktigimizda, özellikle ilaçlar fiyatlandirilirken belli bir kanun çerçevesinde yapildigi için ve dönem dönem de farkli algilar olusturuldugu için bizlerin hep savundugu bir sey var. Bizler ilaci Türkiye’nin bir ucunda da ayni fiyattan satariz, diger ucunda da ayni fiyattan satariz. Bununla alakali herhangi bir degisiklik olmadigi için meslektaslarimizin da kesinlikle stokçuluk ile bir araya getirip, ilaçlari bu sekilde kendi bünyesine katmasi gibi bir durum söz konusu olamaz. Çünkü referans fiyat uygulamasi dedigimiz bir uygulama var. Referans fiyat uygulamasi, Avrupa ülkelerinden 5 tanesinin en düsük fiyatini baz alarak bir fiyatlandirilma yapilmasi demek. Bununla birlikte de Euro kuru 4.57’de sabitlenmis durumda, simdi reel kura baktigimizda 14’e dayanan bir reel kur var ve ilaçlar fiyatlandirilirken, 4.57’den fiyatlandiriliyor. Aradaki fark açildikça maalesef firmalar Türkiye pazarina ilaç göndermek istemiyorlar. Bunun en büyük sorunu bu maalesef. O yüzden de denetimlerin eczanelerden çok ilaç üreticilerine yapilmasi gerektigini hep söylüyoruz. Çünkü ilaca üreticilerine yapilmadigi vakit, suç bizim üzerimize kaliyor. Biz de bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü bizim meslektaslarimiz, bizim meslegimiz halk sagligini ön planda tutuyor ve bundan dolayi da her zaman önceligimiz halk sagligi oldugu için ekonomik kaygilarimiz ikinci planda kaliyor” dedi.
Ugur Nuri Akin, Subat ayi gelmeden sorunlarin çözülmesi gerektigini söyleyerek sözlerine su sekilde devam etti:
“Bununla birlikte de bu tür söylemler maalesef bizi fazlasiyla üzmektedir. Gerekli açiklamalari ve gerekli tedbirleri zaten Türkiye Eczacilar Birligi aracigi ile bizde oda olarak söyledik. Bu tür haberlere itibar edilmemesi gerektigini, bu isin sorumlusunun bizler olmadigini söyledik. Ilaç firmalarinin Türkiye pazarinda olmalari için Euro kurunun reel kura yaklastirilmasi gerekiyor. Bununla birlikte bizim her yil Subat ayinda gelen zamlarimizi yila yaymalari gerekiyor. Çünkü Subat ayina yaklastigimiz vakit firmalar zamli bir sekilde satis yapmak için maalesef ilaçlari ilaç depolarina göndermiyorlar. Ilaç depolarina gelmeyince de maalesef eczanelere ulasmiyor. Bunun gibi birçok çözüm önerilerini sunabiliriz. Eczacilar en yakin saglik danismanidir. Halk sagligini ön planda tutar. Zaten ilaci bulsak biz vatandasa ulastirmak için çabalayacagiz. Vatandaslar kapi kapi eczane geziyor. 4 kalem ilacim 2’sini bir eczaneden buluyor, 1’ini baska bir eczaneden buluyor. Bütün ilaçlarini ayni yerde bulacagi eczaneler azalmis durumda, çünkü gerçekten halk sagligini ilerleyen süreçte tehdit edecek boyutlara varacak bir ilaç yoklugundan söz edebiliriz. Su an için idame tedaviler ile farkli tedavi yöntemleri ile hekimlerimiz hastalarimizin tedavi seçeneklerini sunuyor. Ancak ilerleyen süreçte özellikle Subat ayi yaklasirken, bu sorunun çözülmemesi halinde maalesef çok kötü sonuçlar da bizi bekliyor.”
'Ilaç Firmalari Denetlensin'
Eczacilarin ilaç stokladigi haberleri ile ilgili açiklama yapan Kayseri Eczaci Odasi Baskani Ugur Nuri Akin, “Ilaç üreticilerine denetim yapilmadiginda suç eczacilara kaliyor” dedi.



















