Karsan Almanya'da Düzenlenen Uluslararası Ticari Araçlar Fuarı'nda

Karsan Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Karsan'ın Hyundai ile yaptığı anlaşmayla 7 senede 200 bin vasıta yapacağını belirterek, " Bunun tamamına yakınını da ihraç edecek. Aşağı yukarı rakam 5 milyar dolarlık bir katkıdır. Bu, Türkiye'nin ihracatına girecek bir rakam olduğu için de onun mutluluğunu yaşıyorum" dedi.

Kıraç, Hannover'de bugün başlayan Uluslararası Ticari Araçlar Fuarı'nda (IAA) AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karsan'ın ilk kez Hannover'de düzenlenen IAA fuarına katıldığını belirtti.

Burada kendisini iki hadisenin mutlu ettiğini ifade eden Kıraç, ''Bir kere Türkiye'nin isminin çok yukarılarda olmuş olması, ticari bazda da hakikaten Türkiye'nin geldiği seviyeyi iki gündür mukayese ettiğimde, hiç gerilerde değiliz, hatta birçok konularda ilerideyiz. Bu beni mutlu etti'' dedi.

Karsan'ın bu yıl kendi markalarını ve modellerini üretir hale geldiğini, tamamen teknolojisi ve çizimleri kendisine ait ürünler ortaya koyduğuna dikkati çeken Kıraç, ''Bu vasıtaları da bunlarla mukayese ettiğimiz vakit, hiç de geride değiliz. Pek çok konuda öndeyiz'' şeklinde konuştu.

Kıraç, kendisini mutlu eden ikinci konunun da Hyundai ile Karsan'ın H350 modelinde bir araya gelmesi olduğunu vurgulayarak, ''Yani Karsan yaptığı anlaşmayla 7 senede 200 bin adet vasıta yapacak. Bunun tamamına yakınını da ihraç edecek. Aşağı yukarı rakam 5 milyar dolarlık bir katkıdır. Bu, Türkiye'nin ihracatına girecek bir rakam olduğu için de onun mutluluğunu yaşıyorum'' ifadesini kullandı.
Üretimini Karsan'ın yapacağı Hyundai H350'nin lansmanında Türkiye'nin isminin mükemmel bir şekilde kullanıldığını, Avrupa haritasının yanına Türkiye haritası ve Karsan logosunun konulduğuna işaret eden Kıraç, söz konusu aracın imalatına bu sene başladıklarını, gelecek yıldan itibaren de satışa başlayacaklarını kaydetti.

Kıraç, aracın yerlilik oranına ilişkin soru üzerine bunun yüzde 35-40 arasında olacağını, gövdenin tamamının ileri teknolojiyle Türkiye'de yapıldığını, bunun için de 90'ın üzerinde yeni robotun geldiğini kaydetti.

Türk ekonomisinde otomotiv ihracatının halen birinci veya ikinci sırada olduğunu, ancak gelecekte daha da büyüme mecburiyeti taşıdıklarını belirten Kıraç, bu konuda yapılan ortaklıkların doğru ortaklıklar, gelen markaların da dünya markaları olduğunu ifade etti.


- "Hafif ticaride Amerika pazarı büyüyecek, Avrupa'da küçük olan daralma pek fazla zarar getirmeyecek"

Hafif ticari araç satışlarındaki daralmanın hatırlatılması üzerine de Kıraç şunları söyledi:
''Bu tabii bu sene Avrupa'daki en mühim şey, ne olacağını henüz kestirememiş bir yapı. Küçülecek mi büyüyecek mi? Ama bu krizi atlatan bir yapı olacak. Amerika bu yolu atladı. Amerika atladığı için ben Türkiye'nin bundan fazla etkilenmeyeceğini sanıyorum. Çünkü Tofaş bu sene Amerika'ya mal satmaya başlıyor. Otosan zaten Amerika'ya mal satıyor. Dolayısıyla Amerika pazarı büyüyecektir. Avrupa'da küçük olan daralma pek fazla zarar getirmeyecektir diye düşünmekteyim. Biz zaten önümüzdeki sene giriyoruz devreye. Bizde de bir sorun olmayacak. Tersine biz Hyundai ile başka boyutlara geleceğiz.''
Türkiye'de yerli otomobilin gündemde olduğunun hatırlatılması üzerine de Kıraç, bunun tarifinin yanlış başladığını savundu.
İnan Kıraç, şöyle devam etti:
''Eğer yanlış başlanmasaydı Türkiye bu otomobili yapardı. Sebebi şu, bize öyle bir tarife verildi ki '25 ila 35 bin lira arasında satılacak bir vasıta' denildiği vakit bu aşağı yukarı dünya üzerinde 700 modelin olduğu bir şeyin içine düştük. Bütün devler yapıyor. Bu devlerin arasında biz sıfırdan başlayıp bir yere gelir miyiz, geliriz. Ama buna ben inanıyorum ki değiştirmek lazım. 'Biraz daha pahalı bir modele girebilsek ki, Karsan'ın öyle bir atılımı var, İnşallah olacak da. O takdirde biz kendi modelimizi kendimiz yapacağız. Kendi otomobilimizi yapacağız. Mümkün. Fakat pazar büyüklüğü şart. Kendi modelini istedikleri rakam içinde olsaydı senede minimum 500 bin satmanız lazım. Diyelim ki 200 bini Türkiye'ye satıyoruz, 300 binini dışarı satacağız. Onun için her gittiğimiz yerde a'dan z'ye teşkilatlanmamız lazım. O da çok pahalı olur.''
Kıraç, bunun yapılması durumunda da rekabetten dolayı da iki yıldan sonra modelin tekrar yenilenmesi gerektiğini kaydetti.


- "Biz geldik, varız, artık bundan sonra hep olacağız ve gittikçe artan ve etkili bir şekilde olacağız"

Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Jan Nahum da, IAA'nın iddialı ve Alman üreticilerinin hakimiyetinde bir fuar olduğunu belirterek, sergilenen ticari araçların da gittikçe sofistike ve iddialı, mühendislikleri çok iyi yapılmış ürünler olduğunu söyledi.

Kendileri için fuarın iyi başladığını vurgulayan Nahum, fuardaki muhataplarının, Türkiye'nin ne kadar ciddi ve güçlü bir şekilde Avrupa'nın kapısına dayandığını ve otomotiv üretimiyle etkisi altına almakta olduğunu neredeyse kendilerinin anlattığını ifade etti.

''Türk otomotiv sanayinin ticari araçlar sahasında etkinliği, yıllar yılı yapılmış olan yatırımların karşılığının alınmakta olduğunun ve de varlığının artık kalıcı bir şekilde burada olacağının bir göstergesi'' diyen Nahum her türlü hafif ticari aracın artık Türkiye'den Avrupa'ya gittiğini kaydetti.

Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük hafif ticari araç üreticilerinden birisi olduğunu belirten Nahum, Hyundai'nin de ticari araçta Türkiye'yi üs olarak kullanıp Avrupa'ya girmek istediğine dikkati çekti. Bunun Türkiye açısından çok önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Nahum, ''Şunun sinyali veriliyor; 'biz geldik, varız, artık bundan sonra hep olacağız ve gittikçe artan ve etkili bir şekilde olacağız' diye sinyalini veriyor'' şeklinde konuştu.

Nahum, hem üretim merkezi kimliği hem de ürün sahibi olarak Karsan'ın iki kimlikle ilk kez IAA'ya katıldığını kaydetti.

New York taksi projesi konusuna ilişkin de Jan Nahum, projeyi takip etmeye ve geliştirmeye devam ettiklerini ve değişik pazarlarda da faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.


Karsan'ın, New York taksi ihalesine tamamı engelli taşıma özelliğine sahip bir taksi olarak girip finale kaldığı 'Karsan V1'in ihaleyi kazanamamasına rağmen New York taksi pazarı üzerinde önemli bir etkisi olduğuna işaret eden Nahum, "Bizim sayemizde New York taksi pazarının yapısı değişti, böyle bir taksinin olabilirliğini gösterdik ve bu sayede engelli derneklerinin de bastırmasıyla bu kural haline geldi" dedi.


Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile