Keçeçi:Beşiktaş ismi, gücü simgeler

Zaman gazetesi yazarı Atıf keçeci bugünkü köşesinde Beşiktaş kulübünü kalemine aldı.

Sezon bitimleri, son yıllarda şampiyonların erken belli oluşundan dolayı günümüze oranla daha sakin geçerdi.

Bu sene ise 4 takımın son haftalara girilirken birbirlerine yakın puanlarda oluşları futbola değil, masa başında bu işleri idare etmeye kalkanların karşılıklı söz ve eylemlerine ivme kazandırdı. 4 hafta önce TFF ve MHK'dan şikayetçi olup bunu basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım aynı zamanda Kulüpler Birliği Vakfı'nın da başkanı.

Sorum üzerine memnuniyetsizliğinin sebebi olarak "Mahmut Özgener Federasyonu'nun merhum Hasan Doğan'ın ilkelerini devam ettirmediğini" söylemişti. Önceki gün de benzer nedenlerden şikayetçi olan ve hakem kararlarıyla haklarının yendiğini iddia eden Beşiktaş yönetimi ise basın toplantısıyla olayları dile getirdi. Burada da mevcut Federasyon'a güvensizlik belirtilirken Hasan Doğan prensiplerinden uzak bir yönetim sergilediği için TFF'nin güven tazelemesi gerekliliği vurgulandı. Öncelikle hak arama adına İtalya'dan Başkan Sayın Yıldırım Demirören'in talimatıyla düzenlenen bu basın toplantısının hazırlanılmadan yapıldığı daha toplantı saatinin uzamasıyla ortaya çıktı. Beşiktaş'ın, bir spor kulübü de olsa halka açık İMKB'de işlem gören bir sermaye şirketi olmasından ötürü öncelikle 'hak arama' durumuna düşmemesi için yapması gereken işlerin olduğu akıllardan çıkarılmamalı.

Bunun yolu güçlü olmaktan geçer. Beşiktaş bu görevi sadece yönetim kuruluna bıraktığında başarı sağlayamadığı izlenen bir gerçek. Fenerbahçe Kulübü'nün 'istenmeyen hakem' ilan ettiği isimler uzun süre maçlarına verilmemiştir. Selçuk Dereli için 26 Nisan 2007'de oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş Fortis Türkiye Kupası maçı sonrası "İstemiyoruz." demişlerdir. Dereli, 11 Ocak 2009 tarihinde Yozgat'ta yapılan maça kadar Fenerbahçe karşılaşmalarında görevlendirilmemiştir. Benzer şekilde Cüneyt Çakır 8 Şubat 2009'da Fenerbahçe'nin 2-0 kaybettiği İstanbul Belediyespor mücadelesinin ardından 'istenmeyen hakem' ilan edilmiş ve FIFA'nın gözde hakemi, Fenerbahçe'nin ancak 10 Ocak 2010 tarihinde Eskişehir'le deplasmanda oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçında görev alabilmiştir. Neredeyse bir yıl boyunca Fenerbahçe maçlarından uzak tutulmuştur.

Beşiktaş tarafından baktığımızda durum tam tersi bir haldedir. Derbi öncesi 'istemiyoruz' denilen iki hakemden biri olan Hüseyin Göçek'in ismi genelde perşembe günü açıklanan tayin listesinde bu defa salıya çekilerek ilan edilmiştir. Burada neden olarak bir gece önce Beşiktaş Başkanı'nın TFF Başkanı'na çektiği tartışmalara yol açan SMS olabilir. TFF, Fenerbahçe'nin her istemine biat ederken Beşiktaş'a karşı otorite, dolayısıyla güç gösterisi yapmaya kalkışmıştır. Olayı kaybolan şampiyonluk şansının üzerine monte ederseniz yanlış üzerine yanlış yapmış olursunuz.

Bu yazıyı kaleme aldığım anlarda Beşiktaş Kulübü'nün Federasyon'a "hükmen galibiyet" için sebeplerini sıralayarak bir müracaatı oldu. Profesyonel Futbol Müsabaka Talimatının 22 ve 24. maddeleri hükümlerinin uygulanması istenmiş. Basın toplantısında belirtilen ve sadece 12 ve 14'üncü madde hükümleri çerçevesinde olayın irdelenmesi gerekliliğinde olduğu gibi bu maddelerin konuyla ilişkisini doğrusu pek kuramadım. Sonucu ne olacak bekleyip görelim. Peki esas yapılması gerekenler nelerdir? İki ay sonra TFF'nin Mali ve İdari Genel Kurulu vardır. Bu tarihe kadar basın toplantısında ifade edilen diğer kulüplerin memnuniyetsizliği üzerine gidilerek bir lobi oluşturulmalı ve orada hesap sorulmalı, hatta güvensizlik anlamı taşıyan 'ibrasızlık' yönünde topluca oy kullanılmalıdır.

Bunu hayata geçirmek için Beşiktaş'ın isminden gelen gücü yeterlidir. Önemli olan bunu kullanma durumunda olanların basiretli, cesur ve kararlı davranabilmeleridir. Yarın, iş öncesinde örnekleri olduğu gibi 'çocukluk arkadaşları' arasındaki tatsızlık gibi değerlendirilip üzeri örtülürse bu defa gereken hesabı sormak Beşiktaş camiasına düşer. Bunu da başarabilecek güçler vardır ve hiçbir şekilde satın alınamadıkları için gerekeni yapmaktan kaçınmazlar! Bu yazıda son yaşananlar üzerine naçizane düşüncelerimi belirttim. Gelecek yazıda ise kaybedilen şampiyonluğun nedenlerini aynı duygularla aktarmaya çalışacağım.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile