Mahalle sakinleri, yaşadıkları rezilliği ve yetkililere olan öfkelerini şu sözlerle anlattı:
MEHMET FERİT BALDIZ: ''BİR HAFTADIR BANYO YAPMADIM, YAKINDA UYUZ OLACAĞIZ!''
On gündür bir damla suya hasret kaldıklarını belirten Mehmet Ferit Baldız, belediyeye ve yönetime sert sözlerle yüklendi:
'On gündür suyumuz yok! Nasıl olacak böyle? On gündür 'ha bugün, ha yarın gelecek' diye bizi oyalıyorlar. Su falan geldiği yok. Dükkanımızda, evimizde rezillik diz boyu. Belediye resmen bizim hakkımızı çalıyor, hırsızlık yapıyorlar. Sağ olsun sayın belediyemiz sayesinde bu kış günü doğalgazımız bile yanmıyor. Neden? Çünkü peteklerde su yok, sistem basmıyor!
Ben hayvancılık yapıyorum, ineklerim var. Hayvanda su yok, dere tepe gezip su getiriyorum hayvana. Evde bulaşıklar dağ gibi birikti. Hanım bana kızıyor, sanki suyu ben kesmişim gibi... Görüyorsunuz işte, elimizde bidonlarla su taşıyoruz. Bir haftadır banyo yapmadım, yakında uyuz olacağız! Bu adamı (Mansur Yavaş) biz seçtik, oy verdik ama şimdi pişmanız. Vermeyenler de verenlere kızıyor. Ankara'nın bir an önce bu adamdan kurtulması lazım. Hizmet görelim artık, eskiden olduğu gibi başımıza adam gibi adam gelsin.'
VELİ ÇELİK: 'SABAHTAN BERİ SU PEŞİNDEYİZ, TUVALETE GİDECEK SUYUMUZ YOK!'
Cami önünde elinde bidonla bekleyen Veli Çelik, kesintinin plansızlığına ve muhatap bulamamalarına dikkat çekti:
'Bakın bu elimdeki bidonla vatandaş su peşinde koşuyor. Sabahtan beri gelmişim şu suyu doldurmaya çalışıyorum. İnanın tuvalet işlerimizi bile bu taşıma sularla hallediyoruz, affedersiniz ama durum bu kadar acı. Böyle bir şey olur mu? Tamam, arıza olur, dönüşümlü verilir ama bir hafta sürer mi? Cuma günü akşam saat altıdan beri benim suyum akmıyor. Vallahi billahi namazdan çıktım, yine su sırasına geldim.
Eskiden sular kesilirdi ama belediye tankerle kapımıza kadar su getirirdi. Şimdi ne gelen var ne giden. İnternete bir şeyler koymuşlar, 'boru patladı' diyorlar, elli dereden elli su getiriyorlar ama karşımıza çıkıp gerçek bir cevap veren yok. Yazıktır bu millete, şu halimize bakın!'
SADIK BAŞLAMAK: 'MELİH GÖKÇEK DÖNEMİNDE BÖYLE ŞEY GÖRMEDİK!'
Bidonlarla evine su götürmeye çalışan Sadık Başlamak ise suyun kaynağına ve fatura adaletsizliğine değindi:
'On gündür su akmıyor ama fatura mesajları durmadan geliyor. Dört aydır fatura yazılmıyor, sadece mesaj geliyor. En son 71 lira ödedim ama diğerlerini nereye, nasıl ödeyeceğiz belli değil. Başkent olmuş 2025, 2026... Biz hala bu çileyi çekiyoruz. Büyükşehir hiçbir çözüm üretemiyor.
İşin garibi, Lalahan'ın suyu Ankara merkezle aynı değil, bizim suyumuz dağdan geliyor. Dağdan gelmesine rağmen su yok! Mansur Yavaş bu işi beceremiyor, belediyecilikten anladığı yok. Melih Başkan döneminde hiç böyle şeyler yaşamadık. O adam ta nerelerden su getirdi, iki ayda dev borular döşedi. Bunlar yazdan beri bir suyu akıtmayı beceremiyor. Millet işten geliyor, çoluk çocuk perişan. Bidonlarla ısınan suyla yarım yamalak duş almaya çalışıyoruz. Mansur Bey artık bu işe bir el atsın, bizi bu mağduriyetten kurtarsın.'
SEMRA POLAT: 'TAŞ DEVRİ'NDEKİ GİBİ EL YORDAMIYLA SU TAŞIYORUZ'
Mahalle sakinlerinden Semra Polat, evindeki birikmiş bulaşıkları göstererek hijyen krizine dikkat çekti:
'Gördüğünüz gibi bulaşıklar dağ gibi birikti. Çamaşırlar makinede kaldı. Aracı olanlar araçlarıyla, olmayanlar ise elleriyle su taşıyor. Tıpkı Taş Devri'ndeki gibi, Neolitik dönemde olduğu gibi insanlar evlerine su taşıyor. İşin en acı tarafı, Lalahan'da bizim kendimize fazlasıyla yetecek kaynak suyumuz var. Dağlardan gelen kaynak suyumuz Ankara merkeze taşınırken biz burada susuz kalıyoruz.
Mansur Yavaş bir de Cumhurbaşkanlığına talip oluyor. Sen Ankara'yı yönetemiyorsun, Türkiye'yi nasıl yöneteceksin? 11 ili etkileyen o büyük depremden sonra devletimiz iki yılda koca şehirleri ayağa kaldırdı ama biz burada yedi senedir bir baraj hattını onaramayan yönetimin elinde kaldık. İnsanlar yıkanamıyor, uyuz hastalığıyla karşı karşıyayız. Mansur Yavaş derhal istifa etmeli.'



















