TOBB 66. Genel Kurulu, TOBB-ETÜ Üniversitesi‘nde gerçekleştirildi. Burada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, siyasetin yapısına ilişkin önemli bir konunun da siyaset dışı güçlerin müdahaleleri olduğunu kaydetti.
Başbakan Erdoğan, 1960‘tan itibaren Türkiye‘de siyasetin, millet iradesinden daha ziyade siyaset dışı odaklar tarafından şekillendirildiğini belirterek, "Bugün ibretle takip ettiğimiz çirkin komplolar ne yazık ki Türkiye‘de geçmişte de sık sık yaşanmıştır. Özellikle 28 Şubat sürecinde medyanın da aktif olarak yer aldığı kampanyalarda, görüntüler yoluyla siyasete yön verilmek istendiğini hatırlıyoruz. Esasen bizim 3 Kasım 2002‘den itibaren başlattığımız mücadele işte bu siyaset mühendislerine yönelik
mücadeledir. Biz Türkiye‘ye siyaset mühendislerinin değil, bizzat milletin rota çizmesini istedik" diye konuştu.
Türkiye‘de siyasetin üzerindeki vesayeti kaldırmak için yoğun çaba gösterdiklerini belirten Erdoğan, üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiş için mücadele verdiklerini kaydetti. Erdoğan, bu bakımdan 12 Haziran‘dan hemen sonra yeni anayasanın çok daha büyük önem arz ettiğini belirterek, şunları söyledi:
"Farklı yol ve yöntemlerle siyaset tasarlayan, siyaset mühendisliği yapan, milli irade üzerine adeta karabasan gibi çöken çetelere karşı amansız bir mücadele yürüttük ve yürütmeye devam edeceğiz. Çetelerin önce komplo yoluyla siyasi partileri şekillendirip ardından da bu partilerin listelerine sirayet etmeleri açık söylüyorum, Türkiye‘nin çetelerle mücadelesine bir karşı duruştur.
Çetelerin yön verdiği, siyaset mühendislerinin istikamet çizdiği, vesayetin, milli irade üzerinde gölge ettiği bir Türkiye‘ye dönüş asla mümkün olmayacak. Eski hal. bu hal. Türkiye o eski günlere dönmeyecektir. Ve inanıyorum ki iş dünyası da bu noktada hassasiyet göstermeye devam edecektir. Zira çeteler bu ülkede sadece siyasete musallat olmakla kalmadı, çeteler, istikrara, istihdama, sofradaki ekmeğe, fabrikadaki tezgaha da musallat oldular ve bu ülkenin adeta enerjisini emdiler. İşverenleri sömürdüler,
tehdit ettiler; ‘şuraya şu kadar vereceksin‘ dediler. Tek tek bireyler bu çetelerin saldırısından Tek tek bireyler, bu çetelerin saltanatından nasıl bizar olduysa, iş dünyasının her bir üyesi de tek tek bu çetelerden etkilendi.
Bugün çeteleri yeniden diriltme hevesinin, demokrasi adına, özgürlükler adına, ülkenin geleceği adına son derece tehlikeli bir oyun olduğunu hatırlatmak isterim".
Erdoğan, partisine yönelik de bu tür saldırılar olduğunu, PKK terör örgütüyle, ülke içindeki çetelerin irtibatının, iddianamelerde geniş olarak yer aldığını belirterek, ‘‘Her seçim öncesinde, terör örgütünün ve onun uzantılarının şiddet ve tahrik eylemleri, Türkiye‘de siyaseti şekillendirmekten, sandık iradesine müdahaleden başka bir anlam taşımıyor. Son haftalarda, partimize yönelik çok ciddi eylemler var. Önce Kastamonu, ardından Silopi‘de polise karşı alçakça saldırılar yapıldı. Adana‘da, Van‘da,
Diyarbakır‘da seçim bürolarımıza, il ve ilçe başkanlıklarımıza molotoflu saldırılar yapıldı. Birileri, adeta mesaj vermeye, korkutmaya, bizi sindirmeye çalışıyor. Organize bir şekilde, ittifak halinde yürütülen bu kampanya karşısında boyun eğmeyeceğimizi burada açık açık ifade ediyorum‘‘ diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, 14 Mayıs‘ta, merhum Menderes‘in tek başına iktidara gelişinin heyecanını 61 yıl sonra tekrar yaşadıklarını, 10 gün sonra ise 27 Mayıs müdahalesinin yıl dönümünde, o acıyı bir kez daha hatırlayacaklarını ifade ederek, ‘‘Ve şimdi istikrardan rahatsızlık duyanlar bir kez daha kaybedecek, istikrar bir kez daha kazanacak. Güven ortamından rahatsızlık duyanlar bir kez daha kaybedecek, güven ortamı bir kez daha kazanacak. Altını çizerek ifade ediyorum, yeni bir anayasadan, özellikle de milli
birlik ve kardeşlik sürecinden rahatsız olanlar kaybedecek, bir kez daha hukuk ve kardeşlik kazanacak. Bu noktada hiçbir taviz vermeyeceğiz. Yolumuza da aynı kararlılıkla yürüyeceğiz‘‘ dedi.
12 Haziran seçimlerinden hemen sonra, yeni, katılımcı, sivil, özgürlükçü bir anayasa çalışmalarını başlatacaklarını yineleyen Erdoğan, TOBB‘un da bu konudaki görüşlerini alacaklarını söyledi. Erdoğan, ‘‘Söyleyecek sözü olan herkesi dinleyerek, herkesin katkısını, yapıcaa yeni anayasanın çok daha ı eleştirisini alarak, milletin, ‘işte bu benim anayasam‘ diyeceği bir anayasayı hep birlikte yapacağız. Zira bugünkü Anayasa, sadece demokrasinin önünü tıkamakla kalmıyor, iş dünyasının da ayağına prangalar
takıyor. Hukukun güçlü olmadığı, hızlı işlemediği hiçbir zeminde ekonomi büyümez. Bunu zaten siyasi tarihimizde defalarca gördük, yaşadık. Şimdi, 12 Haziran‘dan sonra, en önemli hukuki metni, Anayasayı da Türkiye‘ye yaraşan bir yapıya kavuşturacak, demokrasinin olduğu kadar ekonominin de önündeki engelleri kaldıracağız" dedi.
"KURU FASULYE, BİSKÜVİT"
İstanbul başta olmak üzere açıkladıkları yeni projeleri hatırlatan Başbakan Erdoğan, yollarla, konutlarla, okullarla, yaşam kalitesini her alanda artıracaklarını söyledi. Geçmişte, Türkiye‘de gençlerinin vizyonunun, yerelin ötesine geçemediğini, örneğin Karabüklü bir gencin en büyük hayalinin Kardemir‘de iş bulabilmek olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bugün, gençlerin de çocukların da vizyonu, kuru fasulye ve bisküviti aştı, dizüstü bilgisayara ulaştı. Artık Anadolu‘da gittiğim yerde o yavrular bana ‘Başbakan
Amca dizüstü bilgisayar verir misin?‘ diyorlar" şeklinde konuştu.
Tobb 66. Genel Kurulu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çetelerin önce komplo yoluyla siyasi partileri şekillendirip ardından da bu partilerin listelerine sirayet etmelerinin, Türkiye‘nin çetelerle mücadelesine bir karşı duruş olduğunu belirterek, "Bugün çeteleri yeniden diriltme hevesinin, demokrasi adına, özgürlükler adına, ülkenin geleceği adına son derece tehlikeli bir oyun olduğunu hatırlatmak isterim" dedi..



















