Türkiye`de Organ Nakli

``Türkiye`de organ nakli son 10 yılda çok önemli gelişmeler kaydetti.

Böbrek, karaciğer ve kalp nakli ön plana çıktı. Bunda Sağlık Bakanlığı`nın yaptığı düzenlemeler etkili oldu`` -``Artık batılı ülkeler gibi ülkemizde de organ nakli ameliyatları rutin ameliyatlar sıralamasında. Artık birçok merkezde çok rahatlıkla iyi sonuçlarla bu nakiller yapılıyor`` (fotoğraflı-görüntülü) DİYARBAKIR - 05.11.2011 - Nurten Aslan - Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kamil Yalçın, Türkiye`de organ naklinin son 10 yılda çok önemli gelişmeler kaydettiğini, böbrek, karaciğer ve kalp naklinin ön plana çıktığını, bunda Sağlık Bakanlığı`nın yaptığı düzenlemelerin etkili olduğunu söyledi

Yaklaşık 10 ay önce böbrek nakli ameliyatı yaptığı 48 yaşındaki Adem Yıldırım ile Yıldırım`a böbreğini veren kızkardeşi 40 yaşındaki Aygül Akkuş`un kontrolü amacıyla Memorial Diyarbakır Hastanesi`ne gelen Prof. Dr. Yalçın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye`de organ bağışının az olduğunu, batılı ülkelerde kadavradan daha çok organ nakli yapıldığını, ancak Türkiye`de bağış az olduğu için canlı verici organ naklinin daha çok ön plana çıktığını belirtti

-Canlı verici olmak çok özverili bir davranış- Böbrek naklinde canlı vericilerin hep ``Yarım insan mı olacağım, bundan sonraki hayatımda böbrek rahatsızlığı olabilir mi?`` gibi endişelerinin bulunduğunu vurgulayan Yalçın, canlı verici olmanın çok özverili bir davranış olduğunu, bir kardeşin kardeşine, bir çocuğun anneye, annenin çocuklara vermesi gibi yakın akrabaların birbirlerine organlarını verdiğini, Türkiye`de bu ilişkilerin çok sıkı olması nedeniyle canlı bağışta önemli sayıların olduğunu dile getirdi

Böbrek ve karaciğer nakillerinde canlı vericiliği çok önemsediklerini ifade eden Yalçın, şöyle dedi: ``Yaptığımız bu işlemin vericinin hayatını gerek ameliyat gerekse ameliyat sonrası dönemde herhangi bir negatif etkisinin olmasını istemiyoruz. Onun için çok detaylı araştırma yapıyoruz. Yaklaşık 10 ay önce böbrek nakli yaptığımız Adem Yıldırım`ın kız kardeşinin bütün değerlendirmelerini yaptık. Kendisinin tek böbrekle normal hayatına devam edeceği kanaatine varınca bunun verici adayı olmasında bir sakınca olmadığını gördük. Yaklaşık 10 aylık süreden sonra kontrollerini yaptık. Adem, daha önce haftada 3 gün diyalize giriyordu. Uzun yol şoförü olan Adem, geçimini ve hayat standardını buna göre ayarlamıştı. Ancak böbrek yetmezliği nedeniyle çalışamıyordu. Ama şimdi normal bir insan gibi işinin başında, uzun yol şoförlüğü yapabilen kişi durumunda. Verici de herhangi bir rahatsızlık geçirmedi. Bundan sonraki hayatlarında da bir takım önerilerimiz olacak. Bunlara dikkat ettikleri takdirde çok daha aktif ve normal bir yaşantıya devam edecekler.`` Organ naklinde vericilerin hiçbir kaygısının olmaması gerektiğini, vericiler çok istekli olsa da engel bir durumu olduğu zaman kesinlikle nakli yapmadıklarını kaydeden Yalçın, vericinin hayatını riske etmemek, vericiye zarar vermemenin temel hedefleri olduğuna dikkat çekti

-Organ bağışı çok önemli Batılı ülkelerde de organ bulmada sıkıntı yaşandığını belirten Yalçın, Türkiye`de organ bekleyen hasta sayısının çok, organ bağışının ise az olduğunu söyledi

``Kadavradan kapatabileceğimiz çok önemli açığımız var. Türkiye`de 60 bine yakın kronik böbrek yetmezliği olan hasta var. Bunlar diyalize giren hastalar. Bunların önemli bir kısmına böbrek nakli yapılabilir. Ancak Türkiye`de yılda 2 bin 500 ile 3 bin arasında böbrek nakli yapılıyor. Bu sayı çok az. Onun için organ bağışını çok önemli buluyoruz`` diyen Yalçın, organ nakillerinin artık batılı ülkeler gibi Türkiye`de de rutin ameliyatlar sıralamasında olduğunu kaydetti

Yalçın, ``Artık birçok merkezde çok rahatlıkla iyi sonuçlarla bu nakiller yapılıyor. Türkiye`de organ nakli son 10 yılda çok önemli gelişmeler kaydetti. Böbrek, karaciğer ve kalp nakli ön plana çıktı. Bunda Sağlık Bakanlığı`nın yaptığı düzenlemeler etkili oldu. Bu düzenlemeler hekimlerin işini kolaylaştırdı`` dedi

-Kardeş, kardeşe hayat verdi- Bu arada, daha önce haftada üç kez diyalize giren ağabeyine bir böbreğini veren Aygül Akkuş da ağabeyini görünce çok üzüldüğünü, bu nedenle böbreğini vermeye karar verdiğini söyledi

Ağabeyinin ilk önce istemediğini anlatan Akkuş, ``Aradan 1 yıl geçince diyaliz çok ağır geldi ağabeyime. Birlikte İstanbul`a gittik. Uygun çıkınca ameliyat olduk. Şuan şikayetim yok. Çevremdekiler `nasıl bunu göze alıyorsun ve böbreğini veriyorsun` dediler. Ağabeyim için `Her şeyi göze alırım` dedim. Çok şükür bir sıkıntımız yok`` diye konuştu

4 çocuk babası uzun yol şoförlüğü yapan Adem Yıldırım ise rahatsızlığının aniden çıktığını, kronik böbrek yetmezliği olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle diyalize girmek zorunda kaldığını belirtti

Diyalize girdiği için çalışmakta sıkıntı çektiğini anlatan Yıldırım, ``Hocalarıma teşekkür ediyorum. Ameliyattan 6 ay sonra uzun yol şoförlüğümü yapmaya başladım. Kızkardeşime de çok teşekkür ediyorum. Ona her şeyimi borçluyum`` dedi

(TEN-EK-DEL)
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile