Yılmaz, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO), Avrupa Patent Ofisi (EPO) ve Türk Patent Enstitüsü (TPE) desteği ile Boğaziçi Üniversitesi tarafından düzenlenen "Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Hakları Yönetimi Konferansı"nın açılışında konuştu.
Yapılan araştırmaların, AB'de ekonomik aktivitenin yüzde 39'unun, dış ticaret aktivitesinin ise yüzde 90'ının ağırlıklı özel fikri mülkiyet haklarına sahip şirketler tarafından gerçekleştirildiğini gösterdiğini söyleyen Yılmaz, özel fikri mülkiyet haklarına sahip şirketlerin istihdam noktasında yüzde 485, verilen ücretlerde yüzde 20, çalışan işçi başına düşen gelirde ise yüzde 29 daha üst seviyede olduğunu vurguladı.
Yılmaz, dolayısıyla ekonomik olarak fikri mülkiyet haklarına sahip şirketlerin hem AB'de hem de dünyanın farklı yerlerinde önemli noktalarda olduğunu kaydetti.
Patent sayısında Türkiye'de son 10 yılda önemli gelişmeler olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Hem endüstriyel tasarım hem de patent sayısı anlamında hakikaten hızlı bir gelişim gösteriyoruz. Bu hızlı gelişimin altında Teknoloji Transfer Ofisleri'nin devreye girmesinin, hükümetin inovasyonu destekleyici politikalar geliştirmesinin ve son olarak fikri mülkiyet konusunda bir aksiyon planının devreye alınmasının büyük etkileri var" diye konuştu.
Yılmaz, dünyaya bakıldığında maddi olmayan duran varlıkların payının son 20 yılda ciddi arttığını, ABD borsalarında işlem gören şirketlerin değerine bakıldığında yüzde 84'lük payı maddi olmayan duran varlıkların oluşturduğunu hatırlattı.
Bu duran varlıklar içinde fikri mülkiyetlerin payının yüksek olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla bu noktada şirketlerin değerlemesine de ciddi anlamda etki eder konuma geldi. Bu değerlemenin yapılmasında patentlerin değerlendirilmesi kritik önem arz ediyor. 'Uluslararası boyutta bir patent değerlemesi var mı?' diye sorarsanız bizim kendi gözlemlerimiz çerçevesinde bu soruya 'evet' demek pek mümkün değil. Değerleme noktasında Türkiye'de de üretilen patentlerin el değiştirebilme imkanını kazanabilmemiz için patent değerlemesi konusunda uluslararası bir noktaya gelmemiz lazım. Borsa İstanbul olarak vizyonumuz hep inovasyona konsantre olan, teknolojiyi geliştirmeyi hedefleyen bir bakış açısıyla hareket etmek."
- "Teknoloji, tüm şirketlerin geliştirmesi gereken bir olgu"
Yılmaz, yakın zamanda NASDAQ ile yaptıkları anlaşma çerçevesinde çok ciddi bir teknoloji transferi gerçekleştirdiklerinin altını çizerek, Türkiye'de teknolojiyi geliştirebilecek bir konuma geldiklerini söyledi.
Teknolojiyi sadece kendileri için değil finans sektöründeki tüm şirketlerin geliştirmesi gereken bir olgu olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, bu nedenle Boğaziçi Üniversitesi ile bir finans teknoparkı kurduklarını hatırlattı.
Yılmaz, şöyle konuştu:
"Burada finans teknolojileri üretecek tüm şirketlere patent haklarını üretebilmelerine yönelik atmosfer sağlayacağız. Bu teknopark inşallah 2017 yılında devreye alınacak. İTÜ ile ise bir teknoloji şirketi kurduk. Burada teknoloji üretilmesi ve bunun pazarlanması konusunda ciddi adımlar atmayı hedefliyoruz. Üniversitelerle farklı boyutlarda iş birliği yaparak hem inovasyona destek olmak hem de buralarda üretilecek teknolojiyi pazarlamak istiyoruz. Borsa İstanbul'da geçen yıl Özel Pazar'ı oluşturduk. Bu, gerçekten inovatif anlamda attığımız önemli bir adım."
- "Hedefimiz gelecek yıl sonuna kadar patent pazarını devreye almak"
Yılmaz, fikri mülkiyet pazarında talep tarafının ihtiyaç duyduğu patentlerin nereden ve nasıl bulanacağı konusunda sıkıntılar yaşandığını gözlemlediklerini belirterek, bu nedenle bir patent pazarı kurmaya karar verdiklerini aktardı.
Bu patent pazarında, patent sahipleriyle patente ihtiyaç duyanları bir araya getireceklerini vurgulayan Yılmaz, ayrıca onlara değerleme hizmeti verecek değerleme kuruluşlarını, hukuk şirketlerini ve diğer servis sağlayıcıları da buluşturarak bu patentlerin el değiştirmesine vesile olacaklarını anlattı.
Yılmaz, şunları da kaydetti:
"Bu, özellikle yatırımcı bakış açısında önemli bir husus. Biraz önce yurt dışından bu işe yatırım yapan bir fon sahibi ile tanıştım. 7 milyar dolarlık bir fonu patent endüstrisine ayırdıklarını, patent alıp patent sattıklarını söylüyor. Bu, büyük bir endüstri. Türkiye'yi, İstanbul'u bölgenin merkezi yapmayı hedefliyoruz. Sadece Türkiye'de üretilen patentleri değil, bölgemizde üretilen patentlerin de el değiştirebilme imkanını sağlamayı hedefliyoruz.
Bu konudaki çalışmalarımızı da Borsa İstanbul olarak tek başımıza değil, ekosistem içinde bulunan tüm paydaşlar ile koordineli yürütüyoruz. Hedefimiz gelecek yıl sonuna kadar patent pazarını devreye almak ve Borsa İstanbul bünyesinde hem yatırımcıların hem de patent sahiplerinin hizmetine sunmak."
Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Hakları Yönetimi Konferansı
Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Yılmaz, fikri mülkiyet pazarında talep tarafının ihtiyaç duyduğu patentlerin nereden ve nasıl bulanacağı konusunda sıkıntılar yaşandığını gözlemlediklerini belirterek, bu nedenle bir "patent pazarı" kurmaya karar verdiklerini söyledi.



















