Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), ''Kurulda görüşülmeye başlanılmış olan kararname taslaklarını Adalet Bakanlığı'nın geri çekme yetkisinin bulunmadığını'' öne sürdü.
HSYK'nın Yargıtay ve Danıştay'dan seçilen üyelerince yapılan yazılı açıklamada, ''Adalet Bakanlığı kaynaklı bu kriz, kurulun tüm yapıcı çabalarına rağmen, son yıllarda sistemli bir biçimde yürütülen kurulu yıpratma ve çalışamaz hale getirme uğraşının ürünü ve sonucudur'' ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada ayrıca ''HSYK bu kararname döneminde de her türlü ön yargıdan uzak bir şekilde yetki ve sorumluluğun bilincinde olarak hareket etmiştir'' görüşü savunuldu.
"BİZİM SORUNUMUZ YOK"
HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, ''Bizim mevcut olan herhangi bir dava ile herhangi bir yerde yapılan bir soruşturma ile ilgili bir sorunumuz yok'' dedi.
Özbek, HSYK çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ''kararnameyle ilgili yaşanan soruna'' ilişkin sorusu üzerine Özbek, şunları söyledi:
''Sayın Adalet Bakanının, Kurul'daki başkanlık sıfatı ile yürütmenin bir üyesi sıfatını tam ayırmamasından kaynaklanmaktadır. Bizim mevcut olan herhangi bir dava ile herhangi bir yerde yapılan bir soruşturma ile ilgili bir sorunumuz yok. Benim açıklamalarıma dikkat ediniz, hep bundan kaçtık. Hep bunun dışında bir takım söylemlerde bulunmaya çalıştık. Ama nerede adil yargılanma hakkının ihlali, nerede ağır usul hataları yapılması söz konusu ise kurul bu konuda hakim teminatı ve yargı bağımsızlığı sınırları içinde üzerine düşeni yapmaya çalıştı.''
Basın mensuplarına açıklama dağıtıldığını ve bunun içerisindeki belgenin Kurul'a intikal eden bir belge olduğunu ifade eden Özbek, şunları söyledi:
''Bu belgeyi kamuoyuyla paylaşmamızın nedeni Mart ayından beri İstanbul'da görev yapan 6 tane 250. maddeyle yetkili mahkeme başkanının talebinin karşılanamamış olması ve Kurul'un, Kurul üyelerinin bunun sıkıntısını çekmesidir. Bir ucunu tutarsanız adil yargılamanın ihlaline kadar gidebilir. Bakın son günlerde tutuklu bulunan sanıkların bir kısmının tahliye edilmesi gerektiği konusunda bir takım yaklaşımlar ve ifadeler var. Biz bu yönde bir ifade de kullanmadık bugüne kadar. Hep istediğimiz, yapılan uygulamaların insan hakları ihlallerinin tersi olmayacak biçimde geliştirilmesiydi...''
Özbek, ''Türkiye'de özel yetkili mahkemelerdeki 24 hakim ve savcıyı görevden almak istediğiniz doğru mu?'' sorusu üzerine, bu konuda ayrıntılı bir açıklamada bulunduklarını söyledi.
''Görevden alma bu davalarıN seyrini etkilemeyecek mi'' sorusu üzerine de Özbek, ''Görevden alma diye bir şey söz konusu olmaz. Bir kişinin görevden alınması değil, durumunun görüşülmesi kurulun gündemine getirilip, kurulda tartışılması söz konusudur. Bu tartışmayı yapamadık biz'' yanıtını verdi.
Başbakan Erdoğan'ın HSYK ile ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine de bu konuda açıklama yapmasının siyasi bir açıklama olarak değerlendirilebileceğini belirterek, ''Kabul etmek mümkün mü?'' diye konuştu.
Kadir Özbek, ''Adalet Bakanının böyle bir yetkisi olmadığını söylediniz, kararnameyi çekmesi... Nasıl bir süreç doğurur bu?'' sorusu üzerine ''Biz şu anda Kurul olarak aldığımız kararın gereği çalışmaya devam ediyoruz. Kararnamenin geri kalan kısmını tamamlayabilmek için yarından itibaren yine Kurul'da olacağız'' yanıtını verdi.
Özbek, istifa edecek misiniz yönündeki bir sorusu üzerine de ''Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi daha önce söylemiştim. Bugünkü çalışmalarımız mücadelemizin bir parçasıdır'' dedi.
Bakanlık açıklaması
Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada, 2010 Yaz Kararnamesi taslaklarının karara bağlanmayan bölümlerinin geri çekildiği bildirildi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 6 Temmuzda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) sunulan 2010 yılı yaz kararnamesi görüşmelerinin büyük ölçüde tamamlandığı belirtilerek, bin 271 hakim ve Cumhuriyet savcısını kapsayan kararnamenin 16 Ağustosta açıklandığı hatırlatıldı.
Açıklamada, ana taslaktan kalan 67 hakim ve savcı ile unvanlılar taslağındaki 79 hakim ve savcının durumlarının görüşülmesi sürerken, HSYK üyelerince, 84 kişinin isimleri görüşülmeyi bekleyen kararnameye eklenmek üzere, 140 kişinin isimleri ise durumları değerlendirilerek gerekirse kararnameye eklenmek üzere teklif edildiği belirtildi.
Bu teklifler içerisinde başta İstanbul, Erzurum ve Diyarbakır olmak üzere özel yetkili (CMK 250) mahkemeler ve savcılıkların yapısını tamamen değiştirmeye dönük önerilerin de bulunduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Bu önerilerin görülmekte olan davalar ile yürüyen soruşturmalara doğrudan müdahale etme sonucunu doğuracağı açıktır. Ayrıca, söz konusu önerilerin değerlendirilmesi ve kararnameye dahil edilmeleri halinde bunların boşalttıkları yerlere de yeni atamaların yapılması gerekecek ve bu şekilde çok sayıda hakim ve savcıyı ilgilendiren yeni bir düzenleme yapılması ihtiyacı doğacaktır. Bu da ancak yeni bir taslak çalışmasıyla mümkün olabilecektir.
Kanun, Yönetmelik ve Prensip Kararları çerçevesinde tüm bu önerileri değerlendirmek, yargı bağımsızlığı ve tabii hakim ilkesini ihlal etmeyecek şekilde hazırlanacak yeni çalışmayı Kurulun önüne getirmek üzere kararname taslaklarının karara bağlanmayan bölümleri geri çekilmiştir.
HSYK'dan flaş açıklama
Adalet Bakanlığı 2010 Yaz Kararnamesi taslaklarının karara bağlanmayan bölümlerinin geri çekildiğini bildirdi. Bakanlık, "HSYK'daki öneriler görüşülen davalara doğrudan müdahale sonucunu doğurur" dedi. HSYK da, "Adalet Bakanı'nın kararname taslağını çekme yetkisi yok" açıklamasını yaptı.



















