Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ünal: "Bizim Tutumumuz Nettir"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal, Mavi Marmara konusunda, "Bizim tutumumuz nettir. Mavi Marmara konusundaki tutum ve beklentilerimiz de malumdur" dedi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal, düzenlediği basın toplantısında, Cenevre’de başlayacak olan Kıbrıs görüşmelerinin dönüm noktası olmasını temenni ederek, sürece her zaman destek verdiklerini ve vereceklerini belirtti. Afgan Halk Meclisi’nin açılışını memnuniyetle karşıladıklarını da ifade eden Ünal, açılışın somut sonuçlar alınması için önemli olduğunu kaydetti. Ünal ayrıca, Rusya Federasyonu’nda düzenlenen saldırıdan etkilenen Türk vatandaşı olmadığını açıkladı.Konsolosluk Çağrı Merkezi’nin etkin çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Ünal, en yüksek çağrının alındığı 10 Ocak’ta bin 435 çağrı alındığını ve 24 Ocak tarihinde bin 859 çağrıya ulaştığını söyledi. Ünal, 24 Ocak’taki çağrıların yüzde 86’sının hemen karşılandığını bildirdi. 28 Ocak’ta Güneydoğu Avrupa Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın Karadağ’da yapılacağını hatırlatan Ünal, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun toplantıya katılacağını söyledi. Ünal, ABD’nin İsrail’in Mavi Marmara raporuna desteği yönündeki mesajına Türkiye’nin tepkisini soran basın mensubuna, "Turkel raporu yayınlandığında kendi açıklamamızı yaptık. Ulusal komisyonumuzun açıklaması ayrıntılıydı. O açıklamada söylenecek her şeyi söyledik. Gayet kapsamlı bir metindir" karşılığını verdi. Sözcü Ünal, açıklamaların ayrıntılı olduğunu yineleyerek, "Bizim tutumumuz nettir. Mavi Marmara konusundaki tutum ve beklentilerimiz de malumdur. Dolayısıyla bu aşamada bunun ötesinde bir şey söylemeyeceğim. Orada gereken her şeyi söyledik" dedi. İstanbul’da düzenlenecek Yahudi soykırımı anma gününe Türk Dışişleri’nden de Büyükelçi Ertan Tezgör’ün katılacağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine Ünal, 2005 yılında Birleşmiş Milletler kararı olduğunu belirterek, "Bu karar çerçevesinde Halocaust’un anılması çeşitli ülkelerde, çeşitli etkinliklerle yapılmaya başlandı. Türkiye’deki Yahudi cemaatimiz de, benim bildiğim kadarıyla bu yıl ilk kez yapıyor. Tabii ki biz de katılıyoruz. Ertan Tezgör ve İstanbul Valisi de bu toplantıya katılacaklar"diye konuştu. Hizbullah yanlısı bir lidere Lübnan’da hükümeti kurma görevi verilmesine nasıl bakıldığının sorulması üzerine Ünal, Lübnan’ın toprak bütünlüğü, istikrarının muhafaza edilmesine büyük önem verdiklerini ifade etti. Ünal, gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini belirterek, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun 18-19 Ocak tarihlerinde Lübnan’a gittiğini anımsattı. Ünal, Bakan Davutoğlu’nun tüm muhataplarıyla durumu ele aldığını belirterek, "Bizim başından beri Lübnan hükümet bunalımına ilişkin tutumumuz, tümsiyasi partiler arasında demokratik yöntemlerle olacak bir barış temelinde anlaşmaya varılması ve sorunun bu şekilde aşılması yönündeydi. Her türlü temasımızda bunu vurguladık. Gerginliğin tırmanması, kutuplaşmanın artması durumunda hem Lübnan halkının zarar göreceğini düşünüyoruz hem de tüm bölgede istikrarsızlığın ve ayrışma eğilimlerinin ortaya çıkabileceğini değerlendiriyoruz. Bunların önlemesi için de geçmişte olduğu gibi çabalarımız, temaslarımız sürecek" şeklinde konuştu. Türkiye’nin bölgedeki etkinliğinin zayıflaması ile ilgili soruya Sözcü Ünal, "P5+1 ülkeleri ile İran arasındaki görüşmelere ev sahibi olacağımızı söylemiştik. Rolümüz tamamen ev sahipliğinde kaldı. Tarafların heyet başkanlarından gelen talep üzerine Sayın Bakanımız İstanbul toplantıları sırasında heyet başkanlarıyla görüştü. Bu çerçevede, talepler üzerine Sayın Ashton ve Celili çeşitli görüşmelerde bulundular. Biz bu toplantının başarıya ulaşması için elimizden geleni yaptık" yanıtını verdi. Ünal, toplantının üç önemi olduğunu da ifade ederek, "Birincisi toplantının yapılmış olması ve sürecin kopmamış olmasıdır. İkincisi, Viyana Grubu (ABD, Rusya, Fransa ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu) ile İran ilk kez bir araya gelmiştir. Üçüncüsü de taraflar kapıyı kapatmamıştır. Bu sürecin devam edeceğine inanıyoruz. Eğer bizden bir katkı istenirse, bunu vermeye hazırız" dedi. Türkiye’nin Cenevre müzakerelerinin sonuçsuz kalması halinde bir B planı olup olmadığı şeklindeki soru üzerine Ünal, esas olanın müzakerelerin sürmesi ve başarıya ulaşması olduğunu söyledi. Ünal, "Çalışmaları çok olumlu buluyoruz, destekliyoruz. Çünkü bu konuda kendisi bir inisiyatif almıştır. Genel Sekreterin bu aşamada nasıl bir inisiyatif göstereceğini bilemeyiz. Görüşmelerin olması ve başarıyla sonuçlanmasını temenni ediyoruz. Türkiye’nin her zaman B planı vardır. Biz müzakerelerin BirleşmişMilletler nezdinde sürmesini diliyoruz" diye konuştu. Türkiye-Lübnan-Ürdün-Suriye 4’lüsünün Ocak ayında toplanacağının hatırlatılması üzerine Ünal, Lübnan’daki hükümet belirsizliği nedeniyle toplanılamadığını ve bakanın katılımı kesinleşmediği için erteleme olabileceğini belirtti. Kurtlar Vadisi Filistin filminin Almanya’da gösterime girmeden yasaklanması ve İsrail’den tepkiye dair Sözcü Ünal, kendisine gelen bir tepkinin olmadığını söyledi. Ünal, "Sonuçta, bu özel şirketin yaptığı filmdir. Kararı basından öğrendik. Kararın içeriğini ve dayandırıldığı temelleri ve unsurları görmemiz gerekir" dedi. Tunus ile ilgili herhangi bir girişim olup olmadığı sorusu üzerine Ünal, Tunus’taki gelişmeleri takip ettiklerini belirterek, "İlk gelişmelerin hemen ertesinde vatandaşlarımızı hızla tahliye ettik. Eğer kalan vatandaşlarımız da tahliye talepleri ile büyükelçiliğimize veya bakanlığımıza başvururlarsa, bu konudaki çalışmalarımız sürecektir" ifadelerini kullandı. Tunus siyaseti ile ilgili olarak Ünal, "İç gelişmeler büyük bir hızla sürüyor. Değişik senaryolar da konuşuluyor. Önemli olan Tunus halkının barış ve istikrar içinde kalması ve yaşamasına devam etmesi" diye konuştu. AB rekabet faslının açılması ile ilgili soru üzerine Ünal, faslın açılabilmesi için teknik düzeyde görüşmelerin devam ettiğini, ne zaman açılabileceği konusunda sadece Türkiye’nin vereceği bir karar olmadığı ve geçen dönem açılamamasının sebebinin sadece Türkiye’den kaynaklanan sebeplere dayanmadığını düşündüğünü belirtti.



















