Dr. Serdar Kaçar, göçük altından çıkartılan organların nakledilmesi durumunda çalışmayacağını söyledi.
Van`da yaşanan depremin ardından bazı yayın organlarında organ mafyasından söz edildiğini belirten Doç. Dr. Serdar Kaçar, göçük altından organ çıkartıp başkasına nakletmenin mümkün olmadığını belirtti. Göçük altından canlı olarak çıkartıldıktan sonra hayatını kaybedenlerin büyük bir kısmının böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade eden Doç. Dr. Serdar Kaçar, "Enkaz altında kalanlardan alınan organlar nakledilirse hiçbir işe yaramaz. Böbreklerin görevi vücuttaki zehirli atıkları atmaktır.Bunların esas kaynağı kaslardır. Göçük altında susuz kalındığında böbrekler hasar görür, kaslar ezilince hasar görür. Göçük altından çıkartıldıktan sonra yeniden kanlanır, dolayısıyla hasarlanan kasların ürettiği zararlı maddeler aniden kana karışır ve böbrekler bir kere daha hasarlanır. Göçük altından canlı çıkartılıp sonradan kaybedilen hastaların büyük bir kısmı böbrek yetmezliği nedeniyle kaybedilir. Göçük altından bir kişiyi canlı çıkartıp organını alırsanız zaten işe yaramaz. Öldükten sonra 2-3 dakikaiçinde vücutta kan pıhtılaşır. Organın içinde kan pıhtılaştığı zaman siz o organı alıp başkasına taktığınızda içinde kan dolaşımı olmayacağı için zaten çalışmaz. Dolayısıyla göçük altından organ çıkartıp başkasına nakletmek mümkün değildir" dedi. Böbrek yetmezliği hastalarına danışmanlık yapmak üzere Medical Park Samsun Hastanesi`ne gelen Doç. Dr. Serdar Kaçar, Türkiye`de yılda 10 bin insanın organ bulamadığı için hayatını kaybettiğini açıkladı. Sosyoekonomik düzeyi düşük kesimde böbrek yetmezliğinin daha fazla olduğunu, Türkiye`de her 10 kişiden birisinin az ya da çok böbrek yetmezliği olduğunu, 7 milyon kişinin böbrek yetmezliği sınırında olduğunu belirten Doç. Dr. Serdar Kaçar, "Kanser gibi tıbbın bildiği her şeyi uygulayıp, elimizden gelenher şeyi yapıp da kaybettiğimiz hastalar değil bunlar. Yapmamız gereken bir şey var organ bağışı. Organ bağışı yapmadığımız için yılda 10 bin insanımızı kaybediyoruz. 2010 yılında kadavradan bağışlanan organlardan 400 tane böbrek nakli yapıldı. Avrupa standartlarında bu 2 bin 500 3 bin civarında. Biz 5-6 kat gerideyiz. Bu dünyadan göçüp giderken yapabileceğimiz son bir iyilik var. Organlarımızı bağışlayarak 5-7 kişiye hayat verebiliriz. Bu fırsatı kaçırdık mı başka böyle iyilik yapma şansımız olmaz.Türkiye`de 70 bin tane diyaliz hastası var. Bunların ülkeye maliyeti yıllık 2 milyar dolardan fazla. Maalesef bu 70 bin diyaliz hastasının 17 bin tanesi `ben böbrek nakli olmak istiyorum` diyerek. Geri kalanlarının böbrek nakli gibi bir tedavi seçeneğinden haberi bile yok. Kabahat biz sağlıkçılarda, biraz da hastalarda. Böbrek naklinin diyalize göre 2 avantajı var. Her yaşta böbrek nakli olan hastanın beklenen ömrü diyalize giren hastanın ömründen 2 kat daha fazla. Bir diyaliz hastasının 5 yıllıkmaliyeti 120 bin dolarken, bir böbrek nakli hastasının ülkeye 5 yıllık maliyeti 60 bin dolar" diye konuştu. Vücudun verdiği sinyallerin önemsenmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Serdar Kaçar, "Dünyada böbrek yetmezliğinin en büyük nedeni şeker hastalığı, Türkiye`de yavaş yavaş şeker hastalığı ön plana çıkmaya başladı ama maalesef Türkiye`deki en büyük neden çocukluk çağında sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları. Vücut bize bir şekilde belirti veriyor, önemsemezlik yapmamak gerek" şeklinde konuştu.
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Kaçar:
Medical Park Göztepe Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Genel Cerrahi Uzmanı Doç.



















