Belgesel fikri Şanlıurfa'da doğa koruma çalışmaları yürüten Urfa Kuş gözlem Grubu üyeleri tarafından oluşturuldu. Harran Ovası'ndaki tuzlanma sorununa dikkat çekmek için uzman bir belgesel ekibi tarafından yapılan çekimler Şanlıurfa'nın çeşitli ilçelerinde başladı.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Urfa Kuş Gözlem Grubu'ndan biyolog Şükrü Esin, bölgede ilk sulamanın 1978'de yer altı sularıyla başladığını ve 1995'te ovanın suya kavuştuğunu söyledi. Harran Ovası'na dâhil olan 225 bin hektar alanın yaklaşık 135 bin hektarının sulandığını ve ovada tuzlanma probleminin 20 bin hektarlık alanda yaşandığını hatırlatan Esin, 6000–7000 hektar alanda da hiçbir tarımsal faaliyet yapılamadığına dikkat çekti.
Ovaya yüksek bir noktadan bakıldığında hemen her tarlada pamuk bitkisinin görüleceğine işaret eden Esin, "Ovanın ürün desenin yoğunlukla pamuk olması Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın pamuk desteklemesinin yüksek tutması, diğer ürünlerin ekilmesini engelleyen faktörlerdendir. Monokültür tarım yapılarak ovada son 15 yıldır aynı ürün ekiminden dolayı ve ekim nöbetinin uygulanmaması sonucu toprakların bozulması verim düşüklüğüne yol açmıştır." dedi.
Harran Ovası'ndan aşırı sulama sebebiyle her gün yaklaşık 1 ton toprak tahliye kanalıyla Suriye'ye aktığını anlatan Şükrü Esin, "Harran Ovası, GAP'ın can damarı olup bu alanı koruyarak kullanmanın tek yöntemi kapalı sulama sistemine geçilmesi ve bataklık haline dönüşen 6 bin hektar alana drenaj sistemi döşenerek sorunun daha da büyümeden önüne geçilmesi mümkündür." diye konuştu.
GAP master planında yer alan ürün deseni çeşitliliğiyle, ovadaki ürün deseni çeşitliliği arasında çok ciddi farkların göze çarptığını dile getiren Esin, suyun ovaya geldiği günden bu yana pamuk dışında başka bitki ekmeyen çiftçilerin olduğunu ileri sürdü.
Çekilen belgeselle sorunların dile getirileceğini kaydeden Esin, "Ürün deseni ve sulama sistemlerinde daha uygun yöntemlere geçilmemesi halinde sorun daha da büyüyecektir. Çekimlerine başladığımız bu belgesel ile Harran Ovası'ndaki sorunları dile getirmiş olacağız." ifadelerini kullandı.
"Gezici Nalbant" ve "Babam Tarih Yapıyor" adlı ödüllü belgesellerin yönetmeni Haydar Demirtaş ise "Yöre insanı çekimlerde bize çok yardım ediyorlar. Hangi köylüyle konuşsak taban suyunun aşırı yüksek olduğundan ve ekinlerindeki hastalıklardan dert yanıyor. Harran ve Akçakale ilçelerinde toprağı aşırı derecede tuzlulaştığı için tarımsal faaliyet yapılmayan tarlalar gördük. Evlerin dış cephe duvarlarındaki tuz dikkatimizi çekti. Bu projeye dâhil olduğumuz için çok mutluyuz. Çekimine başladığımız bu belgeselle Harranlı ve Akçakaleli köylülerin sesi olmaya çalışacağız." açıklamasını yaptı.



















