21. Bilisim Zirvesi

Cumhurbaskanligi Dijital Dönüsüm Ofisi Baskani Ali Taha Koç: 'Türkiye bugün uzaya kendi ürettigi uydusunu göndermeye hazirlanan, yeni nesil dijital teknolojilerle donatilmis IHA ve SIHA sistemleriyle dünyada lider konuma yükselen, dijital oyun sirketleri küresel firmalar tarafindan milyarlarca dolara müsteri bulan bir ülke konumuna gelmistir' '2020 yilinda Kovid19 etkisiyle yasanan ekonomik krize ragmen yüz küresel markanin toplam marka degerleri yüzde 42 artarak 7 trilyon dolara ulasti. Trilyon dolarlik kulübe dahil olan sirketlerin ortak noktalari arasinda teknoloji odakli sirketler olmalari ve ayni zamanda is süreçlerini yeni ve yenilikçi teknolojilere entegre etmis olmalari sayilabilir' '2020 ve 2021 yillarinda ülkemizdeki en büyük 10 birlesme ve satin almaya baktigimizda bilgi ve iletisim sektörünün önemini daha iyi görmekteyiz. Ülkemizde de bilgi ve iletisim sektöründe birakin unicornlari, decacornlar çikmaktadir'

Cumhurbaskanligi Dijital Dönüsüm Ofisi Baskani Ali Taha Koç, bilgi ve iletisim sektöründe son dönemde Türkiye'den çikan sirketlerin basarilarina dikkati çekerek, "Türkiye bugün uzaya kendi ürettigi uydusunu göndermeye hazirlanan, yeni nesil dijital teknolojilerle donatilmis IHA ve SIHA sistemleriyle dünyada lider konuma yükselen, dijital oyun sirketleri küresel firmalar tarafindan milyarlarca dolara müsteri bulan bir ülke konumuna gelmistir." dedi.

Bu yil “Evren Sanati” ana temasi ile gerçeklestirilen 21. Bilisim Zirvesi, dijital olarak gerçeklestirilen oturumlar ile basladi. Zirvede "Türkiye'nin Dijital Dönüsümü" oturumuna videolu mesajla katilan Cumhurbaskanligi Dijital Dönüsüm Ofisi Baskani Ali Taha Koç, ekonomilerin ve toplumlarin Kovid-19 öncesi kaliplara dönmesinin artik mümkün olmadigini belirtti. Koç, “Ülkemizde önümüzdeki 5 yil içerisinde yapay zeka, bulut bilisim, büyük veri, dijital dönüsüm, siber güvenlik ve blok zincir alanlarinin sektörü sekillendirmesi beklenmektedir.Bu dogrultuda nesnelerin internetinden 5G'ye, blok zincirden bulut bilisime, yapay zekadan 6G ile hayatimiza girmesi beklenen duyularinin internetine kadar yeni ve yenilikçi teknolojileri iç süreçlerimize entegre etmemiz gerekiyor. Dijital Dönüsüm Ofisi olarak güvenli ve sürdürülebilir dijital altyapilari insa ederek büyük veri, yapay zeka ve siber güvenlik alanindaki çalismalarimizi sürdürmekte ve kullanicilarin dogru becerileri elde etmesine yönelik çalismaktayiz.” seklinde konustu.

- "Gelecek dijital dönüsümde"

Koç, Dijital Dönüsüm Ofisi’nin temel hedefinin dijital teknolojilerin kullanimi yoluyla Türkiye’nin rekabet gücünü artirmak olduguna dikkati çekerek, sözlerini söyle sürdürdü:

"Dijital ekosistemimiz bugün geldigimiz noktada elde ettigi yetkinlikler bakimindan dünyada ön plana çikmaktadir. Türkiye bugün uzaya kendi ürettigi uydusunu göndermeye hazirlanan, yeni nesil dijital teknolojilerle donatilmis IHA ve SIHA sistemleriyle dünyada lider konuma yükselen, dijital oyun sirketleri küresel firmalar tarafindan milyarlarca dolara müsteri bulan bir ülke konumuna gelmistir. Yüksek teknolojiye dayali ürünleri tasarlayan, gelistiren, üreten bir ülke olma konusunda büyük bir potansiyel tasiyoruz.

Dijital Türkiye ve Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile dijital teknolojilerin gelistirilmesi konusunda uluslararasi seviyede öncü konumda bulunmayi hedefleyen bir yaklasima sahibiz. Gelecek dijital teknolojiler ve bu teknolojilerin getirecegi dönüsümde; yani gelecek dijital dönüsümde."

- Trilyon dolarlik sirketlerin ortak noktasi teknoloji

Her krizin beraberinde yeni firsatlari da getirdigine dikkati çeken Koç, "Haziran 2021’de en degerli 100 marka açiklandi. 2020 yilinda Kovid-19 etkisiyle yasanan ekonomik krize ragmen yüz küresel markanin toplam marka degerleri yüzde 42 artarak 7 trilyon dolara ulasti. Trilyon dolarlik kulübe dahil olan sirketlerin ortak noktalari arasinda teknoloji odakli sirketler olmalari ve ayni zamanda is süreçlerini yeni ve yenilikçi teknolojilere entegre etmis olmalari sayilabilir." diye konustu.

Koç, Türkiye’nin Kovid-19’un damga vurdugu 2020’yi pozitif büyümeyle kapatan nadir ülkelerden biri olduguna deginerek, "Iletisim teknolojisi sektöründeki yüzde 22 büyüme orani büyük bir anlam ifade etmektedir. Kaldi ki 2020 ve 2021 yillarinda ülkemizdeki en büyük 10 birlesme ve satin almaya baktigimizda bilgi ve iletisim sektörünün önemini daha iyi görmekteyiz. Ülkemizde de bilgi ve iletisim sektöründe birakin unicornlari (1 milyar dolar degerlemeye ulasan sirket) decacornlar (10 milyar dolar degerlemeye ulasan sirket) çikmaktadir. E-ticaret platformu Trendyol 16,5 milyar dolar degerlemeyle Türkiye'nin ilk decacorn sirketi oldu.” degerlendirmesinde bulundu.

- "Ar-Ge insan kaynagi 200 bine eristi"

Zirvede "Türkiye ve Gelecek" oturumunda konusan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardimcisi Mehmet Fatih Kacir, dijital dönüsüm, sürdürülebilirlik, öz yeterlilik gibi kavramlarin çok öne çiktigi bir salgin döneminin halen dünyada devam ettigini belirterek, “Biz bu dönemi Türkiye'mizin yeni firsat pencereleri aralayarak geçirebilmesi adina Milli Teknoloji Hamlesi yolculugunda çalismalarimizi tüm paydaslarimizla birlikte sürdürüyoruz.” seklinde konustu.

Türkiye’de halihazirda 80’in üzerinde teknoparkin olduguna isaret eden Kacir, bu teknoparklarda 7 bine yakin Ar-Ge faaliyetlerini sürdüren sirket oldugunu söyledi.

Kacir, Ar-Ge insan kaynaginin 2005 yilinda 54 bin iken, bugün 200 bine erismis durumda oldugunu belirterek, “Türkiye’de 2000’li yillarin basinda bütün ülkede yapilan yillik patent basvuru sayisi 300’lerdeyken, bu sayi bugün 8 binlere yaklasmis durumda. Dolayisiyla aslinda büyük bir kapasiteyi insa ettik. Bu kapasiteyi en iyi sekilde harekete geçirerek hedeflerimize ulasmanin gayreti içindeyiz.” açiklamasinda bulundu.

- En çok ithal edilen teknoloji ürünleri listelendi

Kacir, Türkiye'nin gündeminden cari açik meselesini kalici olarak çikarabilmek adina Türkiye’nin yüksek düzeyde ithal etmekte oldugu orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünleri tespit ettiklerini belirterek, sunlari söyledi:

“Bütün bu ürünler içerisinden hangi ürünlerin dünya ticaretinde halen pozitif bir trende sahip oldugunu ve hangilerinde Türkiye'nin bir üretim potansiyeli yakalayabilecegini çalistik. Nihayetinde 919 üründen olusan öncelikli ürün listesini kamuoyunun huzuruna sunduk. Halihazirda bu listelerde karsimiza çikmayan ürünlerin bazilari eger bugünden adim atmazsak 5-10 yil sonra karsimiza çikacaklar diyerek gelecegin teknoloji alanlarini da yine listeledik. Bütün bu alanlarda yapilacak Ar-Ge, yatirim, üretim projelerine destek verecegimizi kamuoyuyla paylastik. Burada listeledigimiz öncelikli ürün listesinde bulunan ürünlerde yaklasik 60 milyar dolar yillik ithalatimiz var. 51 milyar dolar yillik cari açik veriyoruz. Dolayisiyla burada atacagimiz her bir adim gerçeklesecek her bir yatirim aslinda nokta artisi sekilde Türkiye'yi hedeflerine yaklastiracak diye düsünüyoruz.”

- Son 16 ayda 5 sirket “Turcorn” oldu

Kurduklari fon programlariyla Türkiye'nin teknoloji tabanli girisimlerine en az 4 milyar liralik bir sermaye katkisi sunulacaginin altini çizen Kacir, “Bu da insallah önümüzdeki dönemde hizla unicornlarimizin bizim tarifimizde “Turcorn”larimizin sayisinin artmasina vesile olacak. Biz 2019 yilinda “Sanayi ve Teknoloji Stratejimizi” ilan ettigimizde Türkiye'nin hali hazirda bir teknoloji unicornu yoktu. Milyar dolar degeri asmis bir teknoloji girisimi yoktu. Ama simdi son on 16 ayda pesi sira 5 sirketimiz unicorn olma seviyesini yakalamis oldu. Yani Turcorn olmus oldu.” diye konustu.

- Hedef 2023’de 10 "Turcorn"

Gelecege dair hedeflerinden de bahseden Kacir, sözlerini söyle sürdürdü:

"Bizim hedefimiz 2023’e geldigimizde en az 10 teknoloji tabanli girisimimizin milyar dolar degeri asmasini saglamak. Biz bu hedefin çok daha ötesine erisebilecegimizi simdiden ifade edebiliriz. 2021 yilinda Türkiye'de teknoloji startuplarina yapilan yatirimin büyüklügü yaklasik 1 buçuk milyar dolar seviyesine gelmis oldu. Bu önceki on yilda gerçeklesen toplam yatirimin düzeyine geldi. Dolayisiyla bu yatirim ölçegi aslinda teknoloji startuplarimizin ne kadar hizli yükseleceklerinin de öncü göstergesi diye düsünüyoruz. Insallah önümüzdeki dönem Türkiye'nin yeni turcornlarla tanistigi dönem olacak."

- 5 milyar insan internet kullaniyor

Zirvede Türkiye'nin Teknoloji Ivmesini Hizlandiracak Uyum oturumunda konusan Ulastirma ve Altyapi Bakan Yardimcisi Ömer Fatih Sayan internetin öneminin her geçen gün daha da arttigina dikkati çekerek, “Dünyada yasayan 8 milyar insanin 5 milyari internet kullaniyor. Internet kullanici sayisi yillik yüzde 5’e yakin oranda artiyor. Yani her gün ortalama 600 bin yeni kullanici internete dahil oluyor. Ortalama bir kullanicinin da en az yedi, sekiz saatini internette geçirdigini görüyoruz. Kullanici sayisindaki artis ve internette geçirilen süre ve baglantili cihaz sayisindaki artis ile birlikte olusan veri miktari da ayni nispette artiyor.” diye konustu.

Insanlarin her an veri ürettigine isaret eden Sayan, sözlerini söyle sürdürdü:

“2025’e kadar dünya genelinde olusturulacak küresel veri miktarinin 180 zetabayttan fazla olacagi tahmin ediliyor. Veriyi stratejik olarak nasil kullanacagimizi bilmiyorsak bu hiçbir sey ifade etmiyor. Günümüzde veriye ulasmak insanlik tarihi boyunca olmadigi kadar kolay hale gelirken, mevcut verilerden anlamli ve dogru bilgilere ulasilmasi her geçen gün daha da zorlasiyor. Degisimin ve dönüsümün baslica mimari, bu verilerden çikarak tasarlanan yeni is ve yasam modelleri olacak. Büyük veri analitigi sayesinde veriler dile gelmeye ve anlam tasimaya basliyor. Bugün depolama ve analitik alanlarindaki ilerlemelerle birlikte artik çok farkli veri türleri toplanabiliyor ve insanimizin hizmetine olacak sekilde islenerek katma degere dönüsüyor.”

Baglantili dünyada, genis bant internet erisiminin en temel unsur oldugunun altini çizen Sayan, “Bu noktada ülkemizde sabit ve mobil genis bant abone sayilarina baktigimizda 2014 yilinda 30 milyon abone varken, 2021 yili ikinci döneminde toplam genis bant abone sayimiz 68,3 milyonu mobil olmak üzere 85,7 milyona çikarak bir önceki yilin ayni dönemine kiyasla yüzde 9,3 artis gösterdi.” dedi.

Kamu, özel sektör, üniversite ve sanayi isbirligiyle yerli ve milli teknoloji gelistirilmesinin önemine isaret eden Sayan, sözlerini söyle sürdürdü:

“Biz bu anlamda ülkemizdeki Ar-Ge yatirimlarini her geçen yil artan bir ivmeyle etkin girisim projelerini desteklemek için ayiriyoruz. 5G ve ötesi teknolojilere yerli ve milli ürünlerimiz ile geçme konusunda tüm paydaslarimizla yogun bir çalisma yürütüyoruz. Sayin Cumhurbaskanimizin baslattigi milli teknoloji hamlesinin bir yansimasi olarak sektörde faaliyet gösteren isletmecilerimiz ve üretici firmalarimizla uçtan uca yerli ve milli 5G çalismalarini yürütüyoruz. Yine bakanligimizin evrensel projesinde ULAK baz istasyonlarimizi 4,5 G noktasinda yüzde yüz ULAK kullanma noktasinda kararliligimiz tamdir.”

- "Salgin döneminde hayatin devamliligi teknoloji sayesinde saglandi"

Cumhurbaskanligi Ekonomi Politikalari Kurulu Üyesi Hakan Yurdakul da bilisimle ilgili üniversite bölümlerine kayit yaptiran ögrenci sayisinin arttigini ancak akademisyen sayisindaki artisin bu oranda olmadigini söyledi.

Ihracat odagiyla; ölçek, verimlilik ve gelir artisina odaklanilmasi gerektigini belirten Yurdakul, "Temel üretim girdisi olan insan kaynaginin hem nitel hem de nicel olarak gelistirilmesi gerekiyor. Bunun için de kamu desteklerinin etkin olarak kullanilmasi gerekiyor. Pazar yerine veriler saglayan yapilara ihtiyaç var ki burada birlesmeler, satin almalar, stratejik ortakliklar söz konusu olabilsin. Herkesin kendi dünyasinda yasadigi bir dünyada birlesme ve satin alma dogal olarak olmuyor. Sürdürülebilirlik konusunda yeni bir ekonomik paradigmadan bahsediyoruz. Bu paradigmanin, bilisim sirketlerimize ve bilisim sektöründeki insan kaynaklarina ciddi 'challenge'lar ve firsatlar yaratacagina inandigimi vurgulamak istiyorum." diye konustu.

Bilgi Teknolojileri ve Iletisim Kurumu Baskani Ömer Abdullah Karagözoglu ise bilgi ve iletisim teknolojilerinin her geçen gün getirdigi yeniliklerle tüm sektörlere hayat verdigini vurguladi.

Kovid-19 salgininin gerek kamu, gerekse özel sektörde dijital dönüsüm sürecini daha da hizlandirdigina isaret eden Karagözoglu, sunlari kaydetti:

"Salgin döneminde uzaktan çalisma, uzaktan egitim, e-ticaret, e-saglik gibi konularda çok hizli gelismeler yasanirken, hayatimizin bir anlamda devamliligi da teknoloji sayesinde saglandi. Salgin, ekonomiden egitime, sagliktan finansa birçok alanda is yapma sekillerini degistirdi. Birçok sirketin salginla baslayan uzaktan çalisma modelini devam ettirme karari aldigini da görüyoruz. Dijitallesme yolunda ülkemiz dogru yatirimlarla çok önemli atilimlar gerçeklestirdi. Ülkemizin altyapi ve kullanim verilerine baktigimizda mobil abone sayimizin 85 milyona yaklastigini ve bu sayinin yüzde 93'ünün 4,5G hizmeti alan abonelerimiz oldugunu, mobil abone yayginliginin yüzde 101'i astigini görüyoruz. 4,5G'nin ardindan 5G'yi insanimizin hizmetine sunma noktasinda çalismalar yürütüyoruz."

Karagözoglu, siber tehditlerin yapilarinin giderek degistigini, karmasiklastigini ve sayilarinin arttigini aktararak, "Siber saldirilardan kaynaklanan kayiplarin maliyetinin 2021 yilinda, dünya genelinde 6 trilyon dolari bulacagi öngörülüyor. Bu noktada, ulusal siber güvenligimizin saglanmasi hususu hepimizin öncelikli gündeminde yer aliyor." dedi.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile