Ayvalık’Ta Ygs Tepkisi

Ayvalık’Ta Ygs Tepkisi

Geçtiğimiz aylarda Kamu Personeli Seçme Sınavında (KPSS) yaşanılan kopya skandalının ardından, ÖSYM tarafından yapılan Yüksek Öğretime Geçiş (YGS) sınavlarında yaşanılan şifre deşifresi sansasyonuna ülke genelinde verilen tepki zincirine Balıkesir’in Ayvalık ilçesi de katıldı.

Önceki gün, Eğitim-Sen Ayvalık Temsilciliği tarafından, ilçe merkezinde ki Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına YGS sınavına katılan çok sayıda öğrencilerinde destek verdiği gözlendi. Eğitim-Sen Ayvalık Temsilcisi Edibe Keleş tarafından okunan basın açıklamasında, KPSS’de yaşanan kopya skandalının ardından AK Parti iktidarı ve ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı öncesi, sanki KPSS ‘de yaşanan kopyanın sorumlusu öğrenciler ve sınavda gözetmen olarak görev yapan öğretmenlermiş gibi, onların üst başlarını didik didik arayıp üzerlerindeki anahtarlarına ve saçlarındaki tokalarına dahi kopya muamelesi yaparken; kopyanın şifrelere gizlenmiş şekilde yine AKP hükümeti ve ÖSYM tarafından cemaat ve tarikat çevrelerine dağıtıldığına dair önemli şüpheler oluşmuştur” ifadeleri kullanıldı.

Yapılan açıklamada, söz konusu durumun ÖSYM Başkanı Ali Demir’in belirttiği, “Şifre sadece basına dağıtılan kitapçıkta vardı. Diğer kitapçıklarda böyle bir şey yoktu” şeklindeki açıklamasının üzerinin kapatılamayacak kadar önemli bir açıklama olduğu belirtildi.

Ayvalık Eğitim-Sen’in açıklamasında, “Tabi ki AKP iktidarının uygulamaları yandaşlarına kopya dağıtmakla bitmiyor. Yükseköğretime Geçiş Sınavını “Yandaş Giriş Sınavı” olarak algılayan AKP, 27 Mart’ta yapılan Yükseköğretim sınavında toplumu kendi hayat anlayışlarına uygun olarak tasarımlamak için, 17 okulda kız öğrencilerle erkek öğrencileri ayrı okullarda sınava alarak, toplumu çağın gerisine taşıma yönündeki gayretlerini de devam ettiriyor; çünkü onlar, aklın ve bilimin hâkim olduğu bir ülkede iktidar olamayacaklarını çok iyi biliyorlar” denildi.

SORULARININ YANITINI BEKLİYORLAR

Yapılan açıklamada, Ak Parti Hükümeti ile ÖSYM’nin kafaları kurcalayan ve halen daha cevabı bilinmeyen; “ÖSYM neden sürekli çelişkili açıklamalar yapmaktadır? Basına verilen kopya için önce tek kopya dendi, sonra da görmeyen öğrenciler için de aynı kitapçığın kullanıldığı söylendi neden? Cezaevlerine cevap şıkları olmayan kitapçıklar neden gönderildi? Yedek kitapçıklarda da cevap şıklarının olmaması tesadüf müydü? Diğer salonlarda benzeri durum yaşandı mı? ÖSYM’nin internet sitesine, neden adayların sınavda kullandığı kitapçık değil de sanal ortamdaki sorular konuldu? ÖSYM’den yapılan ilk açıklamalarda adaylara verilen kitapçıklarda hem doğru şıkların hem de diğer şıkların yerlerinin değiştiği vurgulanmasına karşın, sıralı bir değişimin ortaya çıkması tesadüf mü, bilgi eksikliği mi, yoksa kasıtlı mıydı? ÖSYM yetkililerinin ‘Programlarımız bir yerde hatalı çalışmış’ şeklindeki açıklaması ve başkanın acemilik, işgüzarlık olarak değerlendirdiği hatalar zincirini, adaylar yapsaydı faturası ne olurdu? Basına verilen kitapçığın aynısının sınavda kendisine de verildiğini iddia eden adaylar var, bu mümkün mü? Sınavda uygulanan algoritmanın güvenirliği daha önce test edildi mi? Neden isme özel soru kitapçıklarının basılması gereği duyuldu? Böyle bir uygulama dünyada var mı? Böylesine basit bir şifreleme işlemine neden gereksinim duyulmuştur, kimin fikridir? Bu şifreleme işi ortaya çıkmasaydı, bundan sonraki sınavlarda da benzer bir şifreleme aynen devam ettirilecek miydi? Haziranda yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavı için daha profesyonel algoritmacılardan destek istendi mi? Olası bir yürütmeyi durdurma ve iptal gerçekleşirse, ÖSYM’nin B planı nedir? ÖSYM yetkilileri ve iktidar, savcılığın başlattığı soruşturma daha tamamlanmadan, neden birbirleriyle yarışırcasına ‘Tatmin oldum’ açıklaması yaptılar?” sorularına acilen cevap verilmesi istendi.

Ayvalık Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamada, “AKP iktidarının bu kayırmacı ve gerici saldırılarının dışında emeğe karşı da Neoliberal saldırıları durmaksızın sürüyor. Bu hükümet iktidara geldiği 2002 yılından bu yana bütün çalışma alanını taşerona açmış, güvenceli çalışma biçimlerini ortadan kaldırmış, işine ve aşına sahip çıkmak isteyen tekel işçilerine kara kışın ortasında Kızılay’ın göbeğinde acımasızca saldırmış ve onları soğuk havuza doldurmuştu. Şimdi ise on binlerce İngilizce öğretmeni atama beklerken, AKP bir ithal öğretmenlik tartışması başlatmıştır. Aslında AKP bu uygulaması ile öğretmenlik mesleğini piyasa koşullarına terk etmeye çalışmakta ve bu uygulamayı da yabancı dil öğretmenliği üzerinden yürütmektedir. Bu mesele öğretmenlik mesleğini piyasa koşullarına açmanın meşruluğunu arama çabasıdır. Diğer branşlar üzerinden meşruluk elde etmek, toplum nezdinde ikna edici olamayacağından, hedef tahtasına oturtulan İngilizce öğretmenleridir. Bu saldırıyla yetinmeyecekleri, geçmiş dönemin deneyimlerinde ve eğitim emekçilerinin hafızasında mevcuttur.

MEB ithal öğretmen önerisiyle kendi eğitim kurumlarında İngilizce öğretmeni yetiştiremediğini itiraf etmektedir. MEB, esnek üretime paralel esnek öğretim uygulamaları doğrultusunda kadrolu- güvenceli çalışma kurallarına darbe vurmakta, sözleşmeli istihdama olanak tanımaktadır. Bu çerçevede tüm sözleşmeli personeli kadroya alacağına dair sözleri kendi ağzıyla yalanlamaktadır. Yüz binlerce öğretmenin atamasını yapmayan, insanları geçici, sözleşmeli, ücretli olarak istihdam eden ve atamadığı öğretmenleri kadrolu çalışan meslektaşlarına karşı tehdit unsuru olarak göstermeye çalışan MEB, emekçilerin özlük haklarını budamayı hedeflemektedir. Kendi ülkesinde işsizliğe çare olmayan Hükümet, öğretmen adaylarına kadro açmayarak eğitim sisteminin sorunlarını kronikleştirmiştir. Hükümetin uygulamaları, Türkiye fotoğrafında emekçilere yer olmadığını bir kez daha tüm yalınlığıyla ortaya çıkarmıştır” denildi.

ÖNERİLERİNİ SIRALADILAR

Yapılan açıklamada, “Kaliteli bir yabancı dil eğitimi için, Yabancı dil öğretmenlerinin önerileri dikkate alınarak her kademedeki müfredat yeniden yapılandırılmalı, öğretimde dil bilgisi öğretmeye yoğunlaşan anlayış terk edilmelidir. Yabancı dil öğretmen adaylarının lisans eğitimlerinin son yılında yurt dışında eğitim görmeleri sağlanmalı, süresi staj süresinden az olmamalıdır. Sınav sistemine dayandırılmış eğitim sisteminden vazgeçilmeli, öğrencinin kafasında daha önemli daha önemsiz ders ayrımı oluşmamalıdır. Cinsiyetçi yaklaşımları reddeden, demokratik tutum ve davranışları destekleyen, etkin eğitim- öğretim yöntemleri hayata geçirilmelidir. Biz Eğitim-Sen olarak, en küçük birimlerimizden genel merkezimize kadar, büyük bir seferberlikle bu konunun takipçisi olacağız. Bu kirlenmiş AKP iktidarından ülkemiz gençlerine, yaptıklarının hesabını vermesini sağlayacağız. Bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim mücadelemiz sürecek. Yaşasın Emek ve Demokrasi mücadelemiz. Yaşasın Eğitim-Sen, Yaşasın KESK” ifadeleri kullanıldığı gözlendi.

Ayvalık Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan basın açıklamasının ardından, Eğitim-Sen Ayvalık Temsilciliği üyeleriyle, basın açıklamasına destek veren YGS sınavına katılan öğrencilerin olaysız şekilde sessizce dağıldığı gözlendi.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile