Fransa olarak hem Arap Birliği ile hem Türkiye ile hem de diğer bölge ülkeleriyle ve tabii ki Suriye muhalefetiyle de çalışmaya hazırız" dedi
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmenin ardından iki bakan ortak bir basın toplantısı düzenledi. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan konuk bakan Juppe, Türkiye`nin ekonomik gücünü her gün ortaya koyduğunu belirterek, sadece bölgesinde değil, aynı zamanda küresel çapta da Türkiye`nin öneminin arttığını kaydetti. Juppe, Davutoğlu ile görüşmelerinde birçok konuda mutabık kaldıklarını, bazı konularda ise görüş ayrılıklarıolduğunu ifade etti. İki ülkenin teröre karşı mücadelede mükemmel bir işbirliği olduğunu belirten Juppe, Türkiye`nin teröre karşı verdiği mücadeleye destek verdiklerini söyledi. Juppe, "PKK terörüne karşı elimizden gelen desteği vereceğiz. 100 kadar sanık 2010 yılından bu yana zaten Fransa`da tutuklandı. Dolayısıyla bu konudaki kararlılığımız ortada" dedi
"TÜRKİYE TÜM KOŞULLARI YERİNE GETİRMİŞ DEĞİL" Görüş ayrılıklarından birinin de Türkiye`nin AB`ye katılımı ile ilgili olduğunu belirten Juppe, "Fransa`nın konumunu biliyorsunuz, bunu tekrarlamak gereği duymuyorum. Henüz bütün koşulların yerine getirildiği kanaatinde değiliz. Çünkü AB kendi tarihinde stratejik bir dönemden de geçiyor. Bir takım sıkıntılarla karşı karşıyayız. Sadece mali sıkıntılar değil bunlar, aynı zamanda örgütsel, organizasyonel sorunlarının yeniden üzerine düşmek ve Avrupa`nın inşasını yeniden ele almak gerekiyor. Dolayısıyla hepbirlikte 27 üyenin bunu ele alması gerekiyor. Bir takım aşamaların üstesinden gelinmiş olması gerekiyor. Geri kabul anlaşmaları söz konusu olduğunda ve vizelerin kolaylaştırılması konusunda bir takım önerilerde bulunduk. Bazı kolaylıklar sağlanabilir. Zaten Türkiye`nin bir önerisi var, bunda ilerleme kaydedebileceğimizi düşünüyorum" dedi
Müzakere başlıklarına da değinen Juppe, Fransa başkanlığı süresince iki başlık açıldığını, ondan sonra başlık açılmadığını kaydetti. Juppe, "Biz karşı değiliz, hatta üç başlığın daha açılmasını istiyoruz. Diğer bloke edilen başlıklar konusunda, özellikle Kıbrıs konusu çok hassas bir konu. Buna bir çözüm getirmek gerekiyor. BM`nin önerdiği çerçevede bir çözüm bulunması gerekiyor" dedi
"1915 ORTAK KOMİSYONDA TARTIŞILABİLİR" Juppe, 1915 olaylarıyla ilgili olarak da, "Fransa parlamentosu bunu Ermenilere karşı bir soykırım olarak kabul etti. Son derece zor bir mesele. Biz ders vermek konumunda değiliz. Bütün büyük devletler geçmişleriyle ilgili bir hafıza ödevi yaparlar. Fransa da çok sancılı dönemleri konusunda bunu yaptı. Bu da Türkler için, Türkiye için çok sancılı ama aynı zamanda Ermeniler için de çok sancılı bir dönem. Dolayısıyla not ettim, bu hafıza ödevinin bir Tarih Komisyonu çerçevesinde yapılması konusunu notettim. Tabii Ermenilere de açık olacak bir öneri olacaktır bu. Belki Fransa böylesi bir toplantıya ev sahipliği yapabilir ve çok önemli bir ilerleme kaydedilebilir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu
"SURİYE`YE YAPTIRIMLARIN SERTLEŞTİRİLMESİ LAZIM" Juppe, Afganistan ve Libya gibi Suriye konusunda da iki ülkenin ortak görüşleri olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Fransa ve Türkiye artık bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtiyor. Çünkü Türkiye arabuluculuk yaptı, birçok çağrısı oldu. Ama Suriye rejimi hiçbir şey dinlemek istemedi. Ve Suriye`nin kuzeyindeki köyler Suriye ordusu tarafından yine bu sabah bombardımana tutuldu. Biz başından beri şiddete karşı durma konusundaki tutumumuzu koruyoruz ama artık gayretlerimizi birleştirme vakti geldi. Yaptırımların daha da sertleştirilmesi lazım. BM Genel Kurulu`nda bir çalışma yapmamız gerekiyor. Fransa çok yakın birbiçimde hem Arap Birliği ile hem Türkiye ile hem de diğer bölge ülkeleriyle çalışmaya hazır. Aynı zamanda tabii ki Suriye muhalefetiyle de çalışmaya hazırız. Arap Baharı`nın genelinde altı çizilmesi gereken konular var. Türkiye ve Fransa olguya benzer yaklaşımlar sergiliyor. İnsanların özgürlüğü, halkın istediği demokrasi, hukuk devleti, insan haklarına saygı, kadın haklarına saygı konusundaki talepleri geriye döndürülemez talepler. Biz bu halk hareketlerine destek veriyoruz. Türkiye de, İslam ve demokrasikonusunda bir referans teşkil edebilir. Biz de çok olumlu yaklaşıyoruz bu konuma." SORULAR Davutoğlu ve Juppe, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Davutoğlu, Suriye`de, muhalefetin istediği gibi uçuşa kapalı bir hava sahasının oluşturulması ve Beşar Esad`ın görevinden uzaklaşması konusunda nasıl bir tepki vereceklerinin sorulması üzerine, "Ocak ayından bu yana çok çaba sarf ettik. Türkiye olarak biz geçmişte Suriye yönetimiyle ve Sayın Esad`la da kurduğumuz iyi dostluk ilişkisi dolayısıyla onları ikna etmek için çok çaba sarf ettik. Ancak maalesef Suriyeyönetimi bu çaba ve çağrılara kulak asıp, en önemlisi de halkına kulak asmak yerine halkına silah doğrulttu. Bu tutumunda ısrar etmesiyle birlikte bütün uluslar arası toplum gibi Türkiye de çok net tavır aldı. Arap Ligi önemli karalar aldı. Türk-Arap Forumu`nda da kapsamlı istişareler yaptık. Şu anda en önemli mesele bu kanın, baskının bir an önce durması için Suriye üzerindeki baskıların artmasıdır. Ve şu anda Arap Ligi`nin Suriye`ye teklif ettiği gözlemci göndermek ve bütün şehirlerden askerinçekilmesini teminen gözlemci bulundurmak suretiyle bir kontrol mekanizmasını oluşturmak masadaki en önemli tekliftir. Biz Türkiye olarak Arap Ligi`nin bütün bu girişimlerine destek verdik. Bu girişimlere gereken her türlü katkıyı da yapacağız. Eğer bu olumlu bir karşılık bulmazsa o zaman bir takım tedbirlerin, müeyyidelerin uygulanması gerekir. Çünkü hiç kimse dünyanın gözü önünde şehir halkı üzerine silah yöneltemez. Baba Esad döneminde bu yapıldığında dünya gerekli tepkiyi vermemişti. Ama on binlerceinsan öldürüldü. Ama artık dünya 1982`de değil. Dünyanın kabul ettiği evrensel değerler var, mekanizmalar var ve artık dünyada her şey insanların gözü önünde oluyor. Bir yeri kapatıp dünya basınına kapatıp, orada halka silah yöneltemiyorsunuz çünkü her şey izleniyor. Her türlü iletişim araçlarıyla. Dolayısıyla bizim öncelikli hedefimiz Arap Ligi inisiyatifi ile birlikte bu adımların atılması ve bu akan kanın durdurulması. Bu olmazsa ve saldırılar devam ederse tabii özellikle ekonomik müeyyidelerden başlamaküzere bir takım tedbirlerin alınması gerekir ki bu katliama bir sor verebilelim." Davutoğlu, hava sahası konusunun ise şu anda değerlendirilecek hususlar olmadığını söyledi
Suriye rejiminin saldırıları nedeniyle uluslar arası toplumun çabaları kapsamında Fransa`nın önerilerinin ne olduğu ve Türkiye`nin Suriye`ye müdahale etmesi konusunda beklentileri olup olmadığının sorulması üzerine Konuk Bakan Juppe şunları kaydetti: "Bu krizin başından itibaren biz bu gaddarca baskıyı kınadık. Sayın Beşar Esad`a politikasını değiştirmesi ve reform uygulaması konusunda çağrılarda bulunduk. Suriye rejimi baskılarını sürdürdü. BU kabul edilemez. Zaten biz AB çerçevesinde bir takım girişimlerde bulunduk. Dokuz yaptırım dalgasını başlattık. Bazı kişilere yönelik ve Suriye`nin ekonomik varlıklarına yönelik, bunları daha da sertleştirmeyi düşünüyoruz. Geçen Pazartesi Brüksel`de halkı etkilemeyecek şekilde yaptırımlar alma kararınıöngördük. Arap Ligi de gözlemci göndermek istedi. Böylece gösterilerin serbest biçimde yapılabilmesi, ordunun müdahale etmemesi, geri çekilmesi öngörüldü. Herhangi bir tahminde bulunmak istemiyorum ama bu önerilere olumlu yanıt geleceğinden şüphe duyuyorum."
Davutoğlu-juppe Ortak Basın Toplantısı...(2)
Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, Suriye konusunda artık gayretleri birleştirme vakti geldiğini belirterek, "Yaptırımların daha da sertleştirilmesi lazım.



















