Genel Başkan Kocaman, 1982 Anayasası ile hukukun üstünlüğünün sağlanamadığına dikkat çekerek, "Yüksek yargı, verdiği kararlarla yürütmenin önünü açacağına, önüne set oluşturmuştur.Yürütmenin önünü tıkamayı, adeta alışkanlık haline getirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin demokrat, çağdaş ve ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret etmiş olduğu çağdaş medeniyet seviyesine çıkarılmasını istiyorsak, siyasi görüşümüz ne olursa olsun, halk oylaması bir devlet projesi olduğu için biz Balkan ve Rumeli Türkleri, hep devletinin yanında yer almış olduğumuzdan 'Evet' oyu vererek desteklemeliyiz." dedi.
"Ben de bir göçmenim. Dedelerim Bulgaristan Rusçuk'tan ülkemize göç etmiş." diyerek, federasyonun desteğinden duyduğu memnuniyeti belirten AK Parti İl Başkanı Kabak ise, "Benim sizlerden ricam, 'hayır' diyenlere sorun: 'Bu anayasa paketinin hangi maddesine hayır diyorsunuz? Hangi yasağın devamını istiyorsunuz? Fişlemeler yasaklanıyor. Kadınlarımıza, geleceğimiz olan çocuklarımıza, baş tacımız olan yaşlılarımıza, toplumumuzun yüzde 12'sini oluşturan 8,5 milyon engellimize her alanda öncelik tanınacak, pozitif ayrımcılık yapılacak. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nde aleyhine en çok dava açılan ikinci, aleyhinde en çok karar verilen birinci ülkedir. Bu mahkemeye 200 trilyon lira tazminat ödedik. Tek başına bu rakam bile Türkiye'deki hukuk sisteminin eksikliklerini gözler önüne seren ve derhal bir hukuk reformuna ihtiyacımız olduğunu gösteren en önemli veridir. Yeni anayasa değişikliğiyle AİHM'ye gitmeden Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı kazanılmış olacak." şeklinde konuştu.
Bulgaristan'dan gelen soydaşların vatandaşlık yolunun açılması ve bölünmüş aileler meselesiyle yakından ilgilendiklerini belirten Milletvekili Tekelioğlu da şunları kaydetti: "Rumelili soydaşlarımızın tarihini, yaşadıkları mağduriyetleri çok yakından biliyorum. İçişleri Bakanımız, sıkıntınızı biliyor. Kosova'da, Bosna'da, Sancak'ta, Balkanlar'da bir sıkıntı olunca, herkesin gözü kulağı Türkiye'de oluyor. Bütün ülkeler, 'Türkiye ne diyor?' diye bize kilitleniyor. 20 sene önce Bulgaristan'daki durumumuz nasıldı, şimdi nasıl? TİKA diye bir kuruluşumuz var mıydı? TİKA ile Rumeli'de el atmadığımız eser kalmadı. Oradaki soydaşlarımızın sorunlarını en aza indirmek için çalışmaya devam ediyoruz."



















