Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Türk Deniz Araştırma Vakfı`nın 7-9 Eylül tarihleri arasında ortaklaşa düzenlediği FABA 2011 sempozyumu üniversite, kamu kuruluşu ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. OMÜ Atatürk Kültür Merkezi`nde sempozyum için açılış gerçekleştirildi. 200`e yakın alanla ilgili uzmanın katıldığı sempozyumun açılışında konuşan Samsun Valisi Hüseyin Aksoy, Türkiye`nin 8 bin 333 kilometre kıyı uzunluğuna sahip bir ülke olduğunu ve üç tarafının denizlerle çevreliolduğunu hatırlattı.
Ülkenin kıyı ve deniz potansiyelinin dikkate alınmasıyla önemli bir potansiyelinin olduğunu ifade eden Aksoy, "Bir ülke bu boyutuyla baktığımızda su ürünlerin de, balıkçık sektöründe dünya ile kıyasladığımız da, henüz arzu ettiğimiz noktada olmadığımızı herkes ifade etmektedir. Denizlerimizdeki balık türlerinin sayılarının korunması sürdürülebilmesi önemli. Süreç içerisinde bazı balık türlerin de, sayılarında azalma olduğu gibi birçok bilimsel tespitler var. Bunun birçok bilimsel nedenleri ortada. Bunedenlerin uzmanlar tarafından ortayla konulduğu tartışıldığı bir süreci yaşıyoruz. Ama en belirgin özelliklere baktığımızda karşımıza çıkan hususların birincisi bilinçsiz avcılık diğeri de sularımızın kirletilmesi. Bunun karadan ve denizden kaynaklananları var" dedi
Samsun balıkçılık sektörü bakımından oldukça önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Aksoy, "Gerek iç suları gerekse Karadeniz`e olan kıyı uzunluğuyla balıkçılık sektörünün geldiği nokta önemli bir aşamada. Su ürünleri sektörü tüm Türkiye`de geliştiği gibi özellikle kültür balıkçılığında Samsun`da da son yıllarda gelişme sürecini yaşıyor. İhracat rakamlarına baktığımızda su ürünleri ihracatı son yıllarda önemli bir rakama ulaşmış durumda. Kültür balıkçılığının gerek iç sularda, gereksedenizlerde belirli tekniklerle üretilmeye başlanması bu anlamda geliştirilmiş tekniklerin, yeni üretim alanlarını belirlenmesi bu alanda doğaya vereceğimiz tahribatı önleme adına bir takım fırsatları karşımıza çıkarıyor. Balık çıkıyor ama zaman zaman talebi karşılamayacağı için çiftliklerden takviye geliyor. Kültür balıkçılığı küçük balıkların tutulmamasına da katkı sağlıyor. Bu konuda herkese görevler düşüyor. Küçük balıklarının avlanmasının ne kadar zararlı olduğu biliyoruz. Bunu kamuoyuyla paylaşmamızgerekmektedir" diye konuştu. OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan ise suyun güzellik olduğunu, suya şiirlerin ve methiyelerin yazıldığını hatırlatarak, "Su zenginliktir ve uğruna hep savaşlar yapılmıştır. Bundan sonra da yapılacaktır. Gelecekte petrol savaşları değil su savaşları olacaktır. Tıp hayattır. Tıpta hayati tehlikesi olan bir hastaya ilk iki yapılacak iş hava yolunu açık tutmak, oksijen sağlamak damar yolunu açık tutmak, ikincisi ise sıvı vermektir. İnsanı yaşatan oksijen ve su dur. Dolayısıyla hayattır. Burada yinerakamlara baktığımızda çok Türkiye`nin çok fazla balık üretmediğini görüyoruz. Türkiye`de üretilen balığın üçte ikisi Karadeniz`de üretiliyor. Ülkemizin balık deposu Karadeniz oluyor. Balığın üçte ikisi ise hamsi" diye konuştu. Sempozyum eş başkanları Prof. Dr. Nazmi Polat, Prof. Dr. Sedat Yerli, birer konuşma yaptı. İlk sunumu Prof. Dr. Gürkan Ekingen gerçekleştirirken, sempozyuma katkıda bulunanlara plaket verildi.
Faba 2011 Uluslararası Sempozyumu
Türkiye`de balık ve su sorunlarının masaya yatıldığı FABA 2011 sempozyumu başladı.



















