BEÜ Konferans Salonu`nda konferans veren öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ercan Işık, depremin yerkabuğunda birtakım değişimlerden meydana gelen çatlaklar ve kırılmalar olduğunu belirterek, "Önemli olan doğal afetin ne olduğu değil, nasıl önlenmesi gerektiğidir. Ülkemizde nüfusun yüzde 92`si deprem bölgelerinde yaşamaktadır" dedi.
Depremin önceden hesaplanamadığını belirten Işık, "Bu nedenle deprem öncesinde yapılar depreme uygun şekilde yapılmalı, teknik eleman kontrolü çerçevesinde denetlenmeli, yapılarda depreme uygun malzemeler kullanılmalı, hasarlı binalar takviye edilmeli, ev içerisinde ağır eşyalar sabitlenmeli, gaz, tüp gibi eşyalardan uzak durulmalıdır" şeklinde konuştu.
Işık, sunumunda depremden korunma yöntemleri ve deprem anında yapılması gereken hayati kurallar hakkında katılımcılara bilgi vererek, "Öncelikle evin neresi daha sağlam ve `Ben nasıl daha kolay dışarı çıkabilirim` diye düşünmeli, ona göre uygun bir kaçış planı yapılmalıdır. Heyecana ve korkuya kapılmamalı, sakin olunmalıdır. Sert nesnelerin yanında bulunarak vücudun baş kısmı korunmalıdır. Elektrik kesintileri yaşanacağı için asansör kesinlikle kullanılmamalıdır. Deprem bittikten sonra dışarı çıkmayaçalışmalı ve dışarıda elektrik direklerinden ve yüksek yapılardan uzak durmalı, açık alan ve parklara gidilmelidir" açıklamasını yaptı.
Beü'de Deprem Konferansı
Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sağlık Yüksek Okulu tarafından `Deprem ve Depremden Korunma Yöntemleri` konulu bir konferans düzenlendi.



















