Özden: “eşit İse Eşit Ücret İstiyoruz”
Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Rahmi Özden bir basın açıklaması yaparak, Eşit işe eşit ücret uygulamasının fikir sahibi, talep sahibi ve takipçisinin Türkiye Kamu-Sen olduğunu belirtti.
Sendika binasında açıklama yapan Özden;Herkesin bildiği gibi denge tazminatı, Türkiye Kamu-Sen’in mücadelesi sonucunda hayata geçirilmişti. Şimdi ise 2008 yılında vardığımız mutabakat gereğince yapılan bir düzenleme ile karşı karşıyayız. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname de önceki örneklerinde olduğu gibi tek taraflı olarak, kapalı kapılar ardında, Türkiye Kamu-Sen’den kaçırılarak hazırlanmıştır. Eşit işe eşit ücret uygulamasının fikir sahibi, talep sahibi ve takipçisi Türkiye Kamu-Sen’dir. Nereye kaçırırsanız kaçırın karşınızda bizi bulacak; yaptığınız haksızlıkların hesabını mutlaka vereceksiniz! Bununla birlikte, ısrarla üzerinde durduğumuz, kamu görevlilerine yapılan tüm ödemelerin emekliliğe sayılması konusu da görmezden gelinmiştir. Ek ödemelerden damga vergisi hariç hiçbir kesinti yapılmayacak olması, bu ödemelerin emekliliğe yansımayacağı ve kamu görevlilerimizin emekliliklerinde mağduriyet yaşayacağı anlamı taşımaktadır. Kaldı ki, bu uygulama ile bir daire başkanının ücretinin yaklaşık yüzde 45’i, en düşük dereceli bir memurun ise maaşının yaklaşık yüzde 30’u emekli keseneği dışında bırakılmakta ve kamu görevlilerimiz emekliliklerinde, yüzde 50 ile yüzde 60 arasında değişen oranlarda gelir kaybına uğratılmaktadır. Bütün bunların ötesinde TBMM açıkken, milletin tercihi ile yasama görevini ifa etmek üzere seçilmiş milletvekilleri görevleri başındayken, kamu kurumlarının teşkilat kanunları, memurun maaş sistemleri, kamu personel rejimi gibi kamu yönetiminin en temel esaslarının,kanun hükmünde kararnameler yoluyla, ferman çıkartılır gibi, millet iradesini yok sayarak, sendikaları görmezden gelip, sosyal diyalogu baltalayarak, meclisin yasama işlevini ortadan kaldırarak değiştirmek, demokrasiye vurulan büyük bir darbe olmuştur. Görüldüğü üzere kamuda ücret adaletini sağlamak için hazırlandığı iddia edilen Kanun Hükmünde Kararname başta öğretmen, öğretim görevlileri, sağlık personeli, askerler ve din hizmetleri sınıfında çalışanlar, fazla mesai, ikramiye ve tazminat ödemesi olanlar ve KİT’lerde çalışan personel olmak üzere, kamuda çalışanlar açısından yeni adaletsizlikler ve mağduriyetler doğurmuştur. Adalet, devletin temeli olarak ancak varlığı da yokluğu da paylaşmakla tecelli edecektir. Bir kesimin ihya edilip bir başka kesimin ihmal edildiği bir sistemin adalet getirmesi mümkün değildir. Bir kesime kepçeyle verilirken, bir kesimin rızklarının kesilmesi asla adaletle bağdaşmaz. Bunun için de yapılacak düzenlemelerin muhataplarından kaçırılmadan, yasama, denetleme ve yargı sistemi işletilerek, ortak çalışmalar yapılarak hayata geçirilmesi gerekmektedir.” dedi.TALEBİMİZ; NE ZULÜM, NE MERHAMET! YALNIZCA ADALETTİRSendika olarak taleplerini dile getiren Özden; “Gecikmiş adalet, adalet değildir. Bir an önce bu düzenleme ile ilgili aksaklıklar, bizlere danışılarak giderilmeli ve kamuda gerçek adalet sağlanmalıdır. Kamu görevlilerinin beklentilerine daha fazla geç kalınmadan cevap verilmelidir. Özellikle öğrettiği her harf için kırk yıl köle olunası öğretmenlerimize ve öğretim görevlilerimize yapılan bu ayrımcılık ve adaletsizlik asla hoş görülemez. Bir nesil yetiştirerek, değer biçilemeyecek bir mesleği icra edenlerin, emeklerine verilen değer bu olmamalı; öğretmenlik gibi kutsal bir meslek bu kadar hafife alınmamalıdır. Başta öğretmen ve öğretim görevlilerimiz olmak üzere, kamu görevlileri kendilerine yapılan bu haksızlığı asla unutmayacak, hesabını mutlaka soracaktır. Siyasilerin kamu çalışanlarını aldatmaya, karmaşık düzenlemelerle haklarını ellerinden almaya kalkışmasını kınıyoruz. Unutulmamalıdır ki; adalet, hakikatten; saadet, adaletten doğar. Yalan, zulüm ve adaletsizliğin olduğu yerde mutluluk tecelli etmez. Bugün öğretmenlerimiz mutsuzdur. Öğretim görevlilerimiz mutsuzdur. Araştırma görevlilerimiz, din görevlilerimiz, birçok kurum çalışanlarımız mutsuzdur. Siyasetin en büyük ve asli görevi adaleti ve mutluluğu sağlamaktır.Talebimiz; ne zulüm, ne merhamet! Yalnızca adalettir.Geçen gün Memur Sen Bursa İl Temsilciliğini ziyaret eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, demokrasimiz ve sendikacılığımız adına bir konuşma yaparken Öğretmenlere hakaretinden ve Türkiye Kamu-Sen için söylediklerinden dolayı kınıyoruz.” şeklinde konuştu.



















