Tarhan beye bir katkı
Tarhan Erdem de, benim gibi, pazar günü ayaklarını uzatıp oturmak yerine Anayasa Mahkemesi kararını okumuş ve pazartesi günkü Radikal'de gördünüz, bu konuyu yazmış.
Tarhan Erdem de, benim gibi, pazar günü ayaklarını uzatıp oturmak yerine Anayasa Mahkemesi kararını okumuş ve pazartesi günkü Radikal’de gördünüz, bu konuyu yazmış.
Okumayanlar için kısaca özetlemeye çalışayım. Tarhan Erdem, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce Anayasa’da yapılan ve üniversitelerde başörtüsüne özgürlük getireceği iddia edilen değişiklikleri iptal ederken yazdığı gerekçeli kararla bugün yapılan kısmi iptallerdeki gerekçeli kararı karşılaştırmış.
Erdem, yaptığı karşılaştırmadan, Anayasa Mahkemesi’nin özellikle Anayasa değişikliklerini iptal konusunda içtihadını ağır ağır da olsa yumuşatmaya başladığı veya daha objektif kriterlere bağladığı sonucuna varmış. En azından ben böyle anladım yazısını.
***
Bizde Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının ve tek tek üyelerin verdikleri oyların uzun dönemli takibine ve sınıflanmasına ve analizine dair bilimsel araştırma maalesef yok. (En azından ben bilmiyorum.)
Geçen hafta da yazdım, Amerikan Anayasa Mahkemesi’nin kararları, 1938’den bugüne doğru taranarak yapılmış bir son araştırma var. Amerika’da, Anayasa Mahkemesi hakkında yazılmış onlarca kitap var. Hukuk fakültelerinde Anayasa kürsüleri sürekli mahkemeyi didik didik ediyor. Son olarak Elena Kagan’ın mahkemeye atanma ve onaylanma süreci sebebiyle tartışma kamuoyu düzeyinde de ve bir hayli detaylı olarak yürüyor.
Oysa, yine kendi adıma konuşayım, bizde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından mahkeme asil üyeliğine atanan bazı isimler, benim dikkatimi ancak son mahkeme kararını okurken çekti. Eskiden iki olan liberal üye sayısı dörde çıkmış gibi gözüküyor. Ama o yeni ‘liberal’lerin gerçekte liberal mi yoksa başka bir şey mi olduğunu da ileride daha iyi görebileceğiz.
Kimdir bu iki yeni üye? Daha önce ne yapmışlar, ne yazmışlar, fikirleri ne, Türkiye’nin temel bölünmeleri hakkında ne düşünüyorlar, entellkektüel seviyeleri nedir?
Onu bırakın, bu soruların cevaplarını eski üyeler için biliyor muyuz? Haşim Kılıç uzun yıllardır mahkemenin üyesi, şimdi başkan da oldu diye öne çıktı, daha fazla tanındı ama az önceki soruların cevaplarını onun için dahi bilemiyoruz.
Böyle olunca da, mahkemenin kararları hakkında bir öngörüde bulunmaktan, mahkeme üyelerinin entelektüel anlamda neyi nasıl savunacaklarını bilebilmekten mahrum kalıyoruz.
O yüzden, Tarhan Erdem’in yorumuna kısmen katılıyorum elbette ama tamamen katılamıyorum, çünkü mahkemenin yarın ne yapacağını kestirecek yeterli bilgiyle mücehhez değilim.
Evet uzaktan bakınca mahkeme kendince bir orta yol bulmuş, kendi içinde uzlaşma çareleri arayıp bunu yöntem olarak kullanmış ve sonuçta asgari müştereğini ortaya koymuş gibi gözüküyor.
Ama unutmayın, referandumdan evet çıktığında birden 11 olan üye sayısı 17’ye çıkacak ve yepyeni bir Anayasa Mahkemesi bulacağız karşımızda. Üstelik bireysel başvuruyla birlikte artık adından daha çok söz edilecek bir mahkeme olacak, daha fazla tartışılacak doğal olarak.



















